Bursada Biz
Akşam 00:00
ALTIN Dolar

Depresyonun beyne etkileri: Yeni nöron üretimi duraksıyor

Columbia Üniversitesi araştırması, majör depresyonda hipokampustaki yeni nöron oluşumunun aksadığını ortaya koydu; bulgular yeni tedavilere ışık tutuyor.

GİRİŞ 25.08.2026 17:07
115 gösterim
5 dk okuma
Fotoğraf: 7 günlük yoğun meditasyonun beyin ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri araştırıldı
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 5:32

Majör depresyonun beyin üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Columbia Üniversitesi Vagelos College of Physicians and Surgeons araştırmacıları, yetişkin beyninde yeni sinir hücrelerinin oluşmasını sağlayan nörogenez sürecinin majör depresyonu olan kişilerde sekteye uğradığına ilişkin yeni kanıtlar elde etti.

21 Ağustos 2026’da Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, depresyonun yalnızca beyindeki kimyasal ileticilerle açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunu gösterirken, hafıza, duygular ve çevresel değişimlere uyum sağlamada önemli rol oynayan hipokampustaki hücresel mekanizmalara ışık tuttu.

Yaklaşık yarım milyon beyin hücresi incelendi

Araştırmacılar çalışmalarını beynin hipokampus adı verilen bölgesine yoğunlaştırdı. Hipokampus; hafızanın oluşması, öğrenme, duygusal tepkiler ve benzer anıların birbirinden ayrılmasında önemli görevler üstleniyor.

Çalışmada majör depresyonu bulunan kişiler ile psikiyatrik hastalık öyküsü olmayan kontrol grubundan ölüm sonrasında alınan hipokampus dokuları incelendi.

Araştırmacılar yaklaşık 500 bin hücre çekirdeğini gelişmiş moleküler analiz yöntemleriyle değerlendirdi. Tek hücre düzeyindeki gen faaliyetleri, kromatin erişilebilirliği, hücresel proteinler ve hücrelerin hipokampustaki anatomik konumları birlikte analiz edildi.

Bu kapsamlı veri seti sayesinde depresyonda yalnızca birkaç gen veya hücre grubundaki değişiklikler değil, hipokampustaki sinir ağının çok daha geniş bir bölümünde yaşanan bozulmalar ayrıntılı biçimde ortaya çıkarıldı.

Yeni nöronların oluşum süreci depresyonda aksıyor

Araştırmanın en önemli bulgularından biri, yetişkinlik döneminde yeni nöronların oluştuğu hipokampal bölgelerde nörogenez sürecinin majör depresyonda sağlıklı şekilde ilerlemediğinin görülmesi oldu.

Bilim insanları özellikle hipokampusun dentat girusundaki subgranüler bölgede yeni sinir hücrelerinin oluşumunda görev alan hücreleri inceledi.

Majör depresyon grubunda yeni nöronların gelişim sürecinin belirli aşamalarında duraksama görüldü. Ayrıca hücre çoğalmasıyla ilişkili nestin ve Ki67 gibi proteinleri taşıyan hücrelerin sayısının depresyon grubunda daha düşük olduğu tespit edildi.

Çalışmayı yöneten Columbia Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Maura Dupont, depresyonun geçmişte özellikle serotonin gibi sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan maddelerin eksikliği üzerinden açıklanmaya çalışıldığını ancak günümüzde tablonun çok daha karmaşık olduğunun düşünüldüğünü belirtti.

Dupont şu ifadeleri kullandı:

“Yeni nöron oluşturma yeteneği olmadan, depresyonu olan kişiler çevreye etkili biçimde uyum sağlayacak dayanıklılığa sahip olmayabilir.”

Yeni nöronlar hafıza ve duygular açısından neden önemli?

Araştırmada üzerinde durulan konulardan biri de “örüntü ayrıştırma” olarak bilinen hafıza mekanizması oldu.

Hipokampus, birbirine benzeyen ancak gerçekte farklı olan deneyimlerin ayrı anılar olarak saklanmasına yardımcı oluyor. Bu mekanizma sayesinde beyin, geçmişte yaşanan olumsuz bir olay ile yeni ve farklı bir deneyimi birbirinden ayırabiliyor.

Araştırmacılara göre bu sistem düzgün çalışmadığında geçmişteki olumsuz deneyimlerin duygusal etkileri yeni olaylara daha kolay taşınabilir.

Örneğin geçmişte reddedilme deneyimi yaşayan bir kişi, yeni karşılaştığı sıradan bir sosyal durumu önceki olumsuz anılarıyla ilişkilendirebilir. Bilim insanları yeni oluşan nöronların yeni deneyimlere özellikle duyarlı olabileceğini ve yeni hafıza devrelerine daha kolay katılabileceğini düşünüyor.

Nörogenezin yeniden etkinleştirilmesi tedaviye dönüşebilir mi?

Araştırmanın gelecekteki tedaviler açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri, nörogenezin yeniden harekete geçirilmesi ihtimali oldu.

Dupont, yeni nöronların oluşumunun yeniden desteklenmesinin bazı depresyon hastalarında hipokampus devrelerinin yeniden yapılanmasına yardımcı olabilecek potansiyel bir yaklaşım olabileceğini belirtti.

Ancak araştırmacılar bunun henüz kanıtlanmış bir depresyon tedavisi olmadığını özellikle vurguluyor. İnsanlarda yeni nöron oluşumunun depresyon belirtilerini hangi mekanizmalarla etkilediğinin ve nörogenezin doğrudan artırılmasının klinik sonuçlarının daha fazla araştırılması gerekiyor.

Depresyondaki değişiklik yalnızca yeni nöronlarla sınırlı değil

Çalışmanın sonuçları, majör depresyonda görülen hücresel bozulmanın yalnızca nörogenezle sınırlı olmadığını gösterdi.

Araştırmacılar; sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar kurulması, hücreler arası iletişim, enerji üretimi, hücre içinde maddelerin taşınması ve sinaptik esneklikle bağlantılı çok sayıda gende değişiklik belirledi.

Hipokampusun yeni duygusal anıların oluşmasında görev alan temel sinir ağı olan trisynaptik devrede de hücresel stres ve bağışıklık sistemi aktivasyonuna ilişkin işaretler görüldü.

Araştırmanın bulguları, depresyonun beynin yalnızca tek bir kimyasal sistemi yerine birbirine bağlı çok sayıda hücresel ve moleküler mekanizmayı etkileyebileceğini gösteriyor.

Genetik ve çevresel etkiler aynı tabloda görüldü

Bilim insanları ayrıca daha önce majör depresyonla ilişkilendirilen genetik varyantların bulunduğu bazı genlerin faaliyetlerinde de değişiklikler saptadı.

Bazı genlerin çalışmasını etkileyen epigenetik değişikliklerin de araştırmada öne çıktığı bildirildi. Epigenetik mekanizmalar DNA dizisini değiştirmeden genlerin ne kadar aktif olacağını etkileyebiliyor ve stres, yaşlanma veya farklı çevresel faktörlerden etkilenebiliyor.

Prof. Maura Dupont, elde edilen geniş moleküler değişiklik yelpazesinin depresyonun biyolojik yapısına ilişkin önemli bir ipucu sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Genel olarak bulduğumuz geniş etki yelpazesi farklı hastalık mekanizmalarını yansıtıyor olabilir; bu da depresyonun yalnızca tek bir hastalık olmadığını gösterebilir.”

Depresyon gelecekte alt türlere ayrılabilir

Araştırmacıların uzun vadeli hedeflerinden biri, majör depresyonun yalnızca belirtilere göre değil hücresel ve moleküler özelliklerine göre de sınıflandırılması.

Bilim insanları kanserde uygulanan hassas tıp yaklaşımına benzer biçimde, depresyonun farklı biyolojik mekanizmalara sahip alt türlerinin belirlenmesinin kişiye özel tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Bu yaklaşım gelecekte bir hastada nörogenez bozukluğunun, başka bir hastada bağışıklık sistemi aktivasyonunun veya farklı bir moleküler mekanizmanın daha belirgin olup olmadığının saptanmasını mümkün hale getirebilir.

Araştırmanın önemli sınırlamaları var

Bulgular dikkat çekici olsa da araştırmacılar sonuçların yorumlanmasında temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.

Çalışma ölüm sonrası beyin dokularına dayanan kesitsel bir araştırma olduğu için nörogenezdeki bozulmanın depresyonun nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunu kesin biçimde gösteremiyor.

Ayrıca araştırmadaki majör depresyon grubunda yer alan kişilerin önemli bölümünün intihar sonucu hayatını kaybetmiş olması, depresyonun etkileri ile intiharla bağlantılı biyolojik değişikliklerin tamamen birbirinden ayrılmasını zorlaştırıyor. Araştırmacılar bu durumu çalışmanın sınırlamalarından biri olarak açıkça belirtiyor.

Buna rağmen çalışma, yetişkin insan beyninde depresyon ile yeni nöron oluşumu arasındaki ilişkiyi hücresel ve moleküler düzeyde ortaya koyan en kapsamlı araştırmalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Yeni bulguların, majör depresyonun biyolojik mekanizmalarını daha ayrıntılı anlamaya ve gelecekte hastalara göre özelleştirilebilecek yeni tedavi hedeflerinin belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Sağlık kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Glioblastoma tedavisinde yeni hedef: SET proteininin engellenmesi umut verdi
Sağlık

Glioblastoma tedavisinde yeni hedef: SET proteininin engellenmesi umut verdi

11.09.2026 · 13:12

Bilim insanları, glioblastoma hücrelerinin tedavi direncinde rol oynayan SET proteinini hedef aldı. Deneylerde tümör oluşumu azaldı, radyasyona duyarlılık arttı.

Bilim insanları 2 bin derecede yeni bir buz türü keşfetti
Sağlık

Bilim insanları 2 bin derecede yeni bir buz türü keşfetti

09.09.2026 · 09:23

Bilim insanları, suyu 2,3 milyon atmosfer basınç ve 2 bin 357 derece sıcaklık altında yeni bir süperiyonik buz yapısına dönüştürmeyi başardı.

Kuru temizlemede kullanılan PCE için dikkat çeken araştırma: Karaciğer hasarı riski 3 kat arttı
Sağlık

Kuru temizlemede kullanılan PCE için dikkat çeken araştırma: Karaciğer hasarı riski 3 kat arttı

08.09.2026 · 13:56

USC araştırmacıları, kuru temizlemede kullanılan PCE’ye maruz kalan kişilerde ciddi karaciğer fibrozisi görülme olasılığının yaklaşık 3 kat yüksek olduğunu belirledi.

Melatonin kullanımında dikkat çeken araştırma: Kalp yetmezliğiyle ilişki bulundu
Sağlık

Melatonin kullanımında dikkat çeken araştırma: Kalp yetmezliğiyle ilişki bulundu

08.09.2026 · 13:16

130 binden fazla uykusuzluk hastasının kayıtlarını inceleyen araştırmada, uzun süreli melatonin kullanımı kalp yetmezliği ve hastaneye yatışla ilişkilendirildi.

Kırmızı etekle başlayan değişim: 25 kilo verdi, sağlığına kavuştu
Sağlık

Kırmızı etekle başlayan değişim: 25 kilo verdi, sağlığına kavuştu

07.09.2026 · 15:27

Bursa’da 61 yaşındaki Naciye Yalçın, Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde aldığı beslenme desteğiyle 25 kilo verdi; sağlık göstergelerinde de olumlu değişimler yaşandı.

Evde Sağlık Hizmetleri gönüllere dokunuyor
Sağlık

Evde Sağlık Hizmetleri gönüllere dokunuyor

03.09.2026 · 00:37

Bursa Şehir Hastanesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi, 22 kişilik ekibi ve 3 tam donanımlı araçla 2 bin 700 hastaya evlerinde kesintisiz sağlık hizmeti sunuyor.