İngiltere Meteoroloji Ofisi Met Office, Pasifik Okyanusu’nda gelişen El Niño’nun son dönemlerin en güçlü iklim olaylarından birine dönüşebileceği uyarısında bulundu. Kurumun son tahminlerine göre, ekvatoral Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının yılın ilerleyen dönemlerinde normalin 3 derece üzerine çıkması bekleniyor. Bu seviye, büyük El Niño olaylarında görülen değerlerin de üzerine çıkabilir.
Met Office, güçlü El Niño’nun insan kaynaklı iklim değişikliğinin oluşturduğu uzun vadeli ısınmaya geçici ancak güçlü bir ek etki yapabileceğini belirtiyor. Bu nedenle 2027’nin küresel sıcaklık rekorunun kırıldığı yeni bir yıl olma ihtimali yükseliyor.
“Bu kadar güçlü bir sinyal görmedim”
Met Office Uzun Vadeli Tahminler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Adam Scaife, mevcut tahminlerin alışılmış El Niño modellerinin oldukça üzerinde bir tabloya işaret ettiğini söyledi.
Scaife, “Tahminlerimizde bu kadar yoğun bir El Niño sinyali hiç görmedim” değerlendirmesinde bulunarak mevcut olayın tarihsel ölçekte dikkat çekici olabileceğini ifade etti. Reuters’a göre Met Office, 2026’da gelişen El Niño’nun “hafızalardaki en güçlü” örneklerden biri olabileceğini değerlendiriyor.
Normal şartlarda güçlü bir El Niño sırasında ekvatoral Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıkları yaklaşık 1 ila 2 derece artarken, son tahminler bu artışın 3 dereceyi aşabileceğine işaret ediyor.
2027 için sıcaklık rekoru ihtimali
El Niño’nun küresel sıcaklıklar üzerindeki etkisi genellikle olayın geliştiği yıldan sonraki dönemde daha belirgin hale geliyor. Bu nedenle 2026’nın ikinci yarısında güçlenmesi beklenen El Niño’nun etkilerinin 2027’de daha fazla hissedilmesi öngörülüyor.
Met Office’in uzun vadeli iklim tahminlerine göre 2026-2030 dönemindeki yıllardan en az birinin 2024’ü geride bırakarak ölçüm tarihinin en sıcak yılı olma ihtimali yüzde 86 olarak hesaplanıyor. Kurum ayrıca 2027’de El Niño etkisinin küresel sıcaklık rekorunu yenileme ihtimalini artırdığına dikkat çekiyor.
El Niño nedir?
El Niño, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu ekvatoral kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun süre normal değerlerin üzerinde seyretmesiyle ortaya çıkan doğal bir iklim olayı olarak biliniyor.
El Niño sırasında okyanus ve atmosfer arasındaki etkileşim değişiyor. Bunun sonucunda yağış sistemleri, jet akımları ve hava dolaşımı dünyanın birçok bölgesinde farklılaşabiliyor.
Bu değişim bazı bölgelerde aşırı yağış ve sellere yol açarken başka bölgelerde kuraklık, sıcak hava dalgaları ve tarımsal üretim kayıpları görülebiliyor.
Kuraklık, sel ve aşırı sıcaklık riski artabilir
Met Office, çok güçlü bir El Niño’nun yalnızca sıcaklık rekorları açısından değil, dünya genelindeki aşırı hava olayları bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
El Niño’nun gelişimine bağlı olarak Güney Amerika, Afrika, Asya ve Pasifik çevresinde yağış düzenlerinde ciddi değişiklikler yaşanabileceği belirtiliyor. Bazı bölgelerde sel riski artarken diğer bölgelerde uzun süreli kuraklıklar ortaya çıkabiliyor.
Tarım üretimi, su kaynakları ve enerji sistemlerinin de bu değişimlerden etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Küresel ısınma El Niño’nun etkisini büyütüyor
Uzmanlar, El Niño’nun doğal bir iklim döngüsü olduğuna ancak günümüzde etkilerinin daha sıcak bir dünya üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Met Office’e göre insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, küresel sıcaklıklardaki uzun vadeli artışın temel nedeni olmaya devam ediyor. El Niño ise bu sıcaklık seviyelerinin belirli dönemlerde daha da yükselmesine neden olabiliyor.
Bu nedenle bilim insanları, önümüzdeki aylarda Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarını ve El Niño’nun gelişimini yakından takip ederken, 2027’nin küresel iklim kayıtları açısından kritik bir yıl olabileceğine dikkat çekiyor.









