Akciğer kanserinin daha erken evrede tespit edilmesine yönelik geliştirilen yeni bir görüntüleme yöntemi, bilim dünyasında dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmacılar, deneysel bir MR kontrast maddesi kullanarak hayvan modellerinde çapı yalnızca 1 milimetreye kadar düşen akciğer tümörlerini ve metastazları görüntülemeyi başardı.
Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmada kullanılan protein bazlı kontrast maddesinin adı hProCA32.Collagen2. InLighta BioSciences tarafından geliştirilen madde, klasik görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak tümörlerin çevresinde artabilen belirli bir yapısal proteini hedefliyor.
Hedefte tümör çevresindeki kolajen var
Yeni kontrast maddesi, özellikle agresif akciğer tümörleri ve metastatik bölgelerde yüksek seviyelerde bulunabilen Tip I kolajene bağlanacak şekilde tasarlandı.
Araştırmacılar, bu sayede yalnızca tümörün yerini değil, tümör çevresindeki biyolojik değişiklikleri de MR görüntülerinde daha belirgin hale getirmeyi amaçlıyor. Hayvan deneylerinde yöntem, çok küçük tümör odaklarının yanı sıra vücudun farklı bölgelerine yayılmış metastatik oluşumların görüntülenmesine olanak sağladı.
1 milimetrelik oluşumlar görüntülendi
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu, akciğerdeki bazı tümör ve metastazların 1 milimetre gibi son derece küçük boyutlardayken tespit edilebilmesi oldu.
Araştırma ekibine göre akciğer kanserinde erken teşhis, hastalığın henüz yayılmadığı dönemde daha fazla tedavi seçeneğinin kullanılabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Çalışmanın liderlerinden Janny Yang, yöntemin küçük tümörleri ve gözden kaçabilecek metastazları radyasyon kullanmadan belirleme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
MR olduğu için iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmıyor
Yeni yaklaşımın potansiyel avantajlarından biri de görüntülemenin manyetik rezonans üzerinden yapılması.
Bilgisayarlı tomografiden farklı olarak MR, görüntü oluşturmak için iyonlaştırıcı radyasyon kullanmıyor. Araştırmacılar, yöntemin ileride insanlarda da başarılı olması halinde özellikle tekrarlanan görüntülemelerde farklı bir seçenek oluşturabileceğini düşünüyor.
Ancak bu bulgu, mevcut akciğer kanseri tarama yöntemlerinin yerini aldığı anlamına gelmiyor. Yeni kontrast maddesi henüz deneysel aşamada bulunuyor ve elde edilen sonuçlar insanlardan değil hayvan çalışmalarından geliyor.
Tümörün ne kadar agresif olduğu konusunda da bilgi verebilir
Araştırmacılara göre yöntemin potansiyeli yalnızca erken teşhisle sınırlı değil.
Kanser dokusunun çevresindeki kolajen yapısının nasıl değiştiğini görüntülemek, bir tümörün ne kadar saldırgan davranabileceğine veya yayılma eğilimine ilişkin ek bilgiler sağlayabilir.
Bu özellik gelecekte doktorların yüksek riskli hastaları belirlemesine, tedavi seçimini kişiselleştirmesine ve tedaviye verilen yanıtı zaman içerisinde takip etmesine yardımcı olabilir.
Biyopsi ihtiyacını azaltabilir mi?
Araştırma ekibi, görüntüleme teknolojisinin yeterince geliştirilmesi halinde bazı hastalarda invaziv biyopsilere duyulan ihtiyacın azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ancak bu ihtimal henüz klinik olarak kanıtlanmış değil. Bir görüntüleme yönteminin biyopsinin yerini alabilmesi için insanlarda güvenlik, doğruluk, yanlış pozitif oranı ve kanser türlerini ayırt etme başarısının kapsamlı klinik çalışmalarla gösterilmesi gerekiyor.
İnsan deneyleri belirleyici olacak
Araştırma umut verici sonuçlar ortaya koysa da yöntem şu anda hastanelerde kullanılabilecek onaylı bir akciğer kanseri teşhis yöntemi değil.
Bilim insanlarının bir sonraki aşamada kontrast maddesinin insanlarda güvenli olup olmadığını, hangi dozda kullanılabileceğini ve erken evre akciğer kanserini mevcut yöntemlerden daha doğru biçimde tespit edip edemediğini göstermesi gerekecek.
Bu nedenle çalışma şimdilik akciğer kanserinin erken teşhisinde önemli bir araştırma adımı olarak değerlendiriliyor. İnsan çalışmalarında da benzer sonuçların alınması halinde MR tabanlı moleküler görüntüleme, gelecekte kanser teşhisi ve kişiselleştirilmiş tedavide yeni bir araç haline gelebilir.









