Ultra işlenmiş gıdaların yalnızca kilo ve metabolik sağlıkla değil, kas kalitesiyle de ilişkili olabileceğini gösteren yeni bir araştırma yayımlandı. Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) araştırmacılarının da yer aldığı çalışmada, ultra işlenmiş gıda tüketimi arttıkça uyluk kaslarının içinde depolanan yağ miktarının da yükseldiği belirlendi.
Radiology dergisinde yayımlanan araştırmada, diz osteoartriti riski taşıyan ancak henüz belirgin radyografik hastalık bulgusu olmayan 615 kişinin beslenme alışkanlıkları ile uyluk kaslarının MR görüntüleri karşılaştırıldı. Çalışmanın katılımcılarının 340’ı kadın, 275’i erkekti ve ortalama yaş yaklaşık 59,5 olarak hesaplandı.
Beslenmenin yüzde 41’i ultra işlenmiş gıdalardan oluştu
Katılımcıların son 12 aylık beslenme alışkanlıkları, gıda sıklığı anketleri ve NOVA sınıflandırma sistemi kullanılarak değerlendirildi.
Araştırmada, günlük tüketilen gıdaların ortalama yüzde 41,4’ünün ultra işlenmiş ürünlerden oluştuğu belirlendi. Ardından katılımcıların uyluk kasları MR ile incelendi ve kas dokusundaki yağ infiltrasyonu değerlendirildi.
Çalışmanın başyazarı Dr. Zehra Akkaya ve araştırma ekibi, ultra işlenmiş gıda tüketiminin kas dokusunun içindeki yağ miktarıyla nasıl bir ilişki gösterdiğini analiz etti.
Ultra işlenmiş gıda arttıkça kas içi yağ da arttı
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, ultra işlenmiş gıda tüketiminin yükselmesiyle uyluk kaslarındaki yağlanmanın da artması oldu.
Bu ilişki yalnızca daha fazla kalori veya yağ tüketimiyle açıklanamadı. Araştırmacılar; toplam enerji alımı, yağ tüketimi, fiziksel aktivite, sigara kullanımı, depresyon ve sosyodemografik değişkenler gibi faktörleri hesaba kattıklarında da bağlantının devam ettiğini bildirdi.
Araştırmada vücut kitle indeksi ve bel çevresine göre yapılan ayrı değerlendirmelerde de ultra işlenmiş gıdalarla kas içi yağlanma arasında anlamlı ilişkiler tespit edildi.
MR görüntülerinde yağlı kas dokusu izlendi
Kas kalitesini değerlendirmek için uyluk bölgesindeki fleksör, ekstansör ve adduktor kas grupları incelendi.
MR görüntülerinde kas lifleri arasındaki yağlanma, Goutallier derecelendirme sistemi kullanılarak değerlendirildi. Daha fazla ultra işlenmiş gıda tüketen katılımcılarda, kas dokusunun içerisinde daha yüksek oranda yağlı infiltrasyon bulundu.
Araştırmacılar, bunun yalnızca kişinin kilosuyla açıklanabilecek bir durum olmadığını ve beslenmenin niteliğinin kas dokusunun yapısıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.
Diz kireçlenmesi açısından neden önemli?
Uyluk kaslarının kalitesi, diz ekleminin desteklenmesinde önemli rol oynuyor. Kas dokusunda yağ miktarının artması ise daha düşük kas kalitesiyle ilişkilendiriliyor.
Araştırmacılar, uyluk kaslarındaki yüksek yağ miktarının diz osteoartriti gelişimi açısından değiştirilebilir bir risk faktörü olabileceğini değerlendiriyor. Ancak çalışma, ultra işlenmiş gıdaların doğrudan diz kireçlenmesine yol açtığını kanıtlamıyor.
Çalışmanın gözlemsel ve kesitsel yapıda olması nedeniyle araştırma yalnızca iki unsur arasındaki ilişkiyi gösteriyor; neden-sonuç bağlantısı kurmuyor.
Ultra işlenmiş gıda nedir?
Ultra işlenmiş gıdalar, üretim sürecinde çok sayıda endüstriyel işlemden geçen ve genellikle katkı maddeleri, tatlandırıcılar, renklendiriciler, emülgatörler veya aroma vericiler içeren ürünler olarak tanımlanıyor.
Bu grupta paketli atıştırmalıklar, işlenmiş et ürünleri, gazlı ve enerji içecekleri, şekerlemeler, tatlılar, dondurulmuş pizzalar, hazır yemekler ve seri üretim paketli ürünler yer alabiliyor.
Araştırmacılar, ultra işlenmiş gıdaların kullanımının son yıllarda artmasının kas-iskelet sistemi üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Akkaya: Beslenme kalitesi de dikkate alınmalı
Dr. Zehra Akkaya, araştırmanın sonuçlarının yalnızca alınan kalori miktarına odaklanmanın yeterli olmadığını gösterdiğini belirtti.
Akkaya, kilo verme ve sağlıklı yaşam programlarında kalori kısıtlaması ve egzersizin yanı sıra beslenmenin kalitesinin de dikkate alınması gerektiğine işaret etti.
Araştırma ekibi, çalışmanın MR görüntüleme yöntemi kullanılarak ultra işlenmiş gıda tüketimi ile iskelet kası kalitesi arasındaki ilişkiyi değerlendiren ilk çalışmalardan biri olduğunu bildirdi.
Bulguların doğrulanması için daha uzun süreli ve farklı grupları kapsayan araştırmalara ihtiyaç bulunuyor. Özellikle ultra işlenmiş gıdaların azaltılmasının kas içi yağlanmayı gerilet olup olmadığının gelecekteki çalışmalarla ortaya konması bekleniyor.









