CHP heyeti, görevden alınan DEM Parti Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış'ın yerine kayyum atanmasının ardından Hakkari'ye bir dizi temas gerçekleştirdi. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, kayyum atamalarını "AKP'nin belediyelere çökme projesi" olarak nitelendirdi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'dan oluşan heyet, Mehmet Sıddık Akış'ın görevden alınmasına tepki göstermek ve incelemelerde bulunmak amacıyla bugün Hakkari'ye geldi.

"Kayyum Olarak Atanan Vali İle Görüştük"

CHP heyeti, CHP Hakkari İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Yücel, şu ifadeleri kullandı:

"31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla Hakkari Belediye Başkanlığı'na seçilen Mehmet Sıddık Akış, dün sabah gözaltına alındı ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alındı, yerine kayyum atandı. Dün MYK toplantımızda bu konuyu değerlendirdik ve bugün bu konuyu incelemek, temaslarda bulunmak ve kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşmak üzere Hakkari'ye geldik. İl başkanımızla birlikte önce kayyum olarak atanan Vali ile görüştük. Hukuki süreç hakkında başsavcımızdan bilgi aldık. Ayrıca Hakkarili hemşerilerimizle de bir araya gelerek bu antidemokratik olaya dair tepkilerini dinledik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

"Kayyum Uygulaması Anayasa'ya Aykırıdır"

Yücel, kayyum uygulamasının anayasaya aykırı olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Suçlamalardan ve yürütülen soruşturmadan bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir ve Anayasa'ya aykırıdır. Hakkari halkı iradesini ortaya koymuş ve bir belediye başkanı seçmiştir. Halkın iradesinin gasp edilmesi hukuka, yasaya ve Anayasa'ya aykırıdır. Görevden alınan belediye başkanı seçilme yeterliliğine sahip değilse neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? Seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa neden görevden alınmaktadır?

Belediye Kanunu'nun 45. maddesinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan değişiklikle, terör suçlamasıyla soruşturma açılması durumunda, hakkında mahkumiyet kararı olmasa bile kayyum atanabilmektedir. Bu düzenleme Anayasamızın 38. maddesindeki masumiyet karinesine aykırıdır. Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde yaptırım uygulanması Anayasa'ya aykırıdır.

Burada cezalandırılan belediye başkanı değil, Hakkarili hemşerilerimizdir. 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçları AKP ve Cumhur İttifakı'na önemli mesajlar verdi. Ancak bu mesajların hala alınmadığını görüyoruz. Hakkari'de yaşanan bu kayyum uygulaması, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyum uygulamalarının karşısında olmuştur ve demokrasiyi savunmuştur. Haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan herkesin yanında olmaya devam edecektir."

"Kayyum Atamaları AKP'nin Belediyelere Çökme Projesidir"

Yücel, kayyum atamalarını AKP'nin belediyelere çökme projesi olarak nitelendirerek, şöyle devam etti:

"Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz buna yumuşama değil, normalleşme diyoruz. Türkiye'nin normalleşmesi ve antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, AKP'nin belediyelere çökme projesidir. 2019'dan 2024'e kadar sayısız kayyum uygulaması yapıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde halkımız bu antidemokratik uygulamaya gereken cevabı verdi. Bu durumdan kimse faydalanmaya heveslenmesin, sandık geldiğinde sonuçları çok ağır olur. Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda siyasi tavrını ve mücadelesini sürdürecektir. Biz Hakkarili hemşerilerimizle dayanışmaya geldik. Bugünden sonra da bu antidemokratik uygulamanın ortadan kaldırılması için hem TBMM'de hem de Türkiye'nin her yerinde mücadele etmeye devam edeceğiz."

Kaynak: Sözcü - ANKA