NTV canlı yayınında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, açıklamalarda bulundu:

Asgari gelir vergisi

"Türkiye'deki kurumlar vergisi mükelleflerinin büyük bir kısmı uzun yıllardır zarar bildiriyor. 20 yıl boyunca zarar eden bir şirketi açık tutar mısınız? Yüksek teknoloji şirketleri, örneğin Tesla gibi, istisna kapsamında. Ancak, geleneksel bir sektörden 5 yıl üst üste zarar etmek devam eder misiniz? İstisna ve muafiyetleri gözden geçiriyoruz. Tüm bu konuları içeren önemli bir çalışmamız var. Belirli bir aşamaya geldiğimizde bunları kamuoyuyla paylaşacağız. Asgari gelir vergisi konusundaki tüm önerileri değerlendiriyoruz."

'Büyümede daha dengeli bir kompozisyona doğru evrildik'

Bakan Şimşek'in vurguladığı noktalar şunlardı:

"Programın etkinliği gerçekten kanıtlanmış durumda, belirli alanlarda kesin başarı elde ettik. Bazı alanlar ise sabır ve kararlılık gerektiriyor. Büyüme açısından daha dengeli bir yapıya doğru ilerliyoruz."

Kiraya yüzde 25 zam kalktı mı, kira artış sınırı ne zaman bitiyor? Kiraya yüzde 25 zam kalktı mı, kira artış sınırı ne zaman bitiyor?

Cari açık hedefi

"Büyük cari açık ve eriyen rezervler, o döneme ait bir yansımadır. Şu anda net ihracatın büyümeye katkısı artı 1.6'ya döndü. İç talep hala güçlü ancak daha ılımlı bir seyre girecek. Aşırı ısınmadan, ılımlı bir büyüme patikasına geçiş yapılıyor. Dengeli ve kaliteli bir büyüme süreci yaşanıyor. Cari açık, giderek daralıyor ve Mayıs ayı itibarıyla 25 milyar dolara inmiş olacak. Cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,5'in altına inecek."

Rezervlerde son durum ne?

"Swap dışındaki net rezervler geçen hafta cuma günü itibarıyla 2021'in başından bu yana ilk kez artış kaydetti. Eksi rezerv durumu gündemden çıktı. Kısa vadeli kaynaklara fazla güvenmiyoruz. Merkez Bankası'na son 2 ayda 65 milyar dolarlık kaynak girişi oldu. Kur korumalı mevduat hacmi 70 milyar doların altına indi. Programın başında olduğumuz için risk primi yüksek. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kaynak girişi yaşanıyor. Program, beklenenden daha iyi bir şekilde işliyor."

Enflasyon neden yükseldi?

"Bugünkü gelişmeler genel olarak belirlediğimiz hedeflerle uyumlu bir seyir izliyor. Enflasyonun 70'li rakamlara ulaşacağını öngörmüştük ve bu öngörümüz geçerliliğini koruyor. Ancak yıllık enflasyonun yüksekliği eleştirilere yol açıyor. Ancak bu programın olmaması durumunda enflasyonun nerede olabileceği sorusu akla gelmiyor. Geçen yılki koşullara odaklanalım. Ülke büyük bir depremle karşı karşıya kaldı. Depremin enflasyona iki tür etkisi oldu. Birincisi, bütçe açığını büyük ölçüde artırdı. İkincisi, büyük şehirlere göç olması kiraları artırdı. Deprem yılın ilk yarısında gerçekleşti ancak inşaat faaliyetleri yaz aylarında hız kazandı. Bu da inşaat maliyetlerinde ve işçi ücretlerinde artışa neden oldu. Döviz kuru serbest bırakılmak zorunda kaldı ve bu da ciddi bir enflasyonist etkiye yol açtı. Döviz kuru geçişkenliği hiç olmadığı kadar yüksek. Deprem ve seçim etkisiyle bütçe açığının yüzde 10'lara çıkma olasılığı vardı ve bu nedenle vergileri artırarak bütçe açığını yüzde 5'e indirmeye çalıştık. Ancak bu tedbirlerin de enflasyonist etkisi oldu."

Enflasyonda zirve görüldü mü?

"Birinci yıl geçiş yılı olduğu için enflasyonun yükseleceği öngörülüyordu." dedi. Ancak bugün geldiğimiz noktada yüzde 75,4 gibi yüksek bir enflasyon var, ancak bu son 12 ayı yansıtıyor. Baz etkisiyle birlikte yükseldiğinde neden dikkate alınmıyor? Maliye politikasının ayağı güçlenecek, özellikle gelecek yıl bütçe açığının yüzde 3'ün altına ineceği öngörülüyor. Gelecek yıl dezenflasyonist maliye politikası uygulamayı planlıyoruz. Özellikle vergide adalete ve etkinliğe yönelik bir reform için çalışmalarımızın son aşamasına geldik. Haziran ayına yetişir mi bilmiyorum."

'Enflasyon kalıcı düşecek'

"Enflasyonun kalıcı olarak düşeceğine inanıyoruz ancak bütün paydaşların sabırlı olması gerekiyor, biz de bu konuda kararlıyız. Hizmet sektöründeki fiyat katılığını çözmek zaman alabilir. Otomotiv ve gayrimenkul sektörlerinde fiyatlar düşüyor ve enflasyondaki düşüşü hissediyoruz. Tüm göstergeler, döviz kuru konusunda istikrarı işaret ediyor. Yeniden tekerleği icat etmeye gerek yok, dünya ne yapıyorsa onu yapıyoruz. İthalatın azalmaya devam etmesini bekliyoruz. Cari açıktaki iyileşme, öngörülerden daha iyi gidiyor. Enerji bağımlılığının azaltılması, özellikle yenilenebilir enerji alanında, dünya genelinde ve Türkiye'de büyük bir ilgiyle karşılanıyor."

Türkiye'ye kaynak girişi

"Son 12 ayda, yaklaşık olarak net bazda 17 milyar dolarlık yabancı girişi oldu. Yabancıların tahvillerdeki payı yüzde 10'lara doğru artıyor. Enflasyonu düşüreceğimize dair güven arttığında, ciddi fon akışı bekliyoruz. Para piyasasındaki kısa vadeli kaynaklara güvenmek istemiyoruz. Bankaların uzun vadeli finansman kaynaklarına erişimi var. Muhtemelen bu ay içinde Dünya Bankası Başkanı'nın ziyaretini bekliyoruz. 60 milyar doların üzerinde kaynağı Türkiye'ye aktaracaklar, sadece kısa vadeli kaynaklara güvenmiyoruz. Likidite konusunda gerekirse Hazine olarak destek sağlayacağız, farklı alternatiflere bakıyoruz çünkü borçlanma sınırlarımız var. Mevcut yetkilerimiz çerçevesinde durumu değerlendiriyoruz."

Kirada zam sınır kalkıyor mu?

"Şu an için böyle bir düzenleme çalışması yürütmemiz söz konusu değil. Eğer hiçbir adım atmazsak, düzenleme Temmuz ayında sona erecek."

Editör: Haber Merkezi