Ortadoğu’da devam eden çatışmalar küresel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırırken, ABD’li petrol devi Chevron’un CEO’su Mike Wirth’ten petrol ve akaryakıt fiyatlarına ilişkin dikkat çeken bir uyarı geldi. Wirth, krizin ilk dönemlerinde fiyat artışlarını sınırlayan stok ve arz mekanizmalarının büyük ölçüde kullanıldığını, bundan sonraki süreçte piyasayı rahatlatmanın daha zor olabileceğini söyledi.
The Wall Street Journal tarafından yayımlanan değerlendirmede, küresel petrol ve yakıt piyasasının Ortadoğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle giderek daha kırılgan hale geldiği belirtildi.
Wirth: Fiyatlarda hızlı düşüş görmek zor
Chevron CEO’su Mike Wirth, savaşın başlangıcından itibaren fiyatları sınırlamak amacıyla kullanılan çeşitli araçların artık eskisi kadar güçlü bir tampon oluşturmadığını belirtti.
Stratejik stoklardan yapılan satışlar ve yaptırım altındaki bazı petrol sevkiyatlarına yönelik geçici esnekliklerin piyasaya ilk aşamada rahatlama sağladığını ifade eden Wirth, bu seçeneklerin büyük bölümünün kullanılmış olmasına dikkat çekti.
Wirth’in değerlendirmesine göre mevcut koşullarda petrol ve akaryakıt fiyatlarında kısa sürede belirgin bir gerileme beklemek zor. Önümüzdeki aylarda risklerin fiyatları aşağı çekmekten çok yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
ABD’de dizel 6 doların üzerine çıktı
Enerji piyasasındaki sıkışmanın etkileri ABD’de pompa fiyatlarında da görülüyor.
The Wall Street Journal verilerine göre ABD’de dizelin galon fiyatı 6,23 dolara ulaşırken, benzin fiyatı 4,32 dolar seviyesine yükseldi. Dizel fiyatları özellikle taşımacılık, tarım ve lojistik sektörlerindeki maliyet baskısını artırıyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca tüketicilerin akaryakıt harcamalarını değil, üretim ve taşımacılık maliyetlerini de etkileyerek küresel enflasyon açısından yeni riskler oluşturuyor.
Uluslararası Enerji Ajansı da Ortadoğu’dan gelen petrol akışındaki sorunların uzaması halinde küresel arz açığının büyüyebileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel petrol stokları azalıyor
Petrol piyasasındaki en önemli sorunlardan biri de kullanılabilir stokların azalması.
Küresel ticari petrol ve yakıt stoklarının son aylarda hızlı biçimde gerilemesi, yeni arz kesintilerinin fiyatlara daha güçlü yansımasına neden olabilecek bir ortam oluşturuyor.
Krizin ilk dönemlerinde kullanılan stratejik rezervler ve alternatif arz kaynakları fiyat artışlarını sınırlamaya yardımcı olurken, piyasa uzmanları mevcut tamponların giderek zayıfladığı görüşünde.
Bu nedenle Ortadoğu’daki enerji altyapısına yönelik her yeni saldırı veya nakliye güzergâhındaki kesinti, küresel petrol fiyatlarında daha sert hareketlere yol açabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.
Suudi Arabistan’ın kritik petrol hattı devre dışı
Küresel enerji piyasalarındaki endişeleri artıran son gelişmelerden biri de Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nın saldırının ardından geçici olarak kapatılması oldu.
Yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki hat, Suudi Arabistan’ın doğusundaki petrol üretim merkezlerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu terminaline bağlıyor. Böylece petrolün Hürmüz Boğazı kullanılmadan dünya piyasalarına ulaştırılmasına imkân sağlıyor.
Hat son dönemde günlük yaklaşık 4-5 milyon varil petrol taşıyordu. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre sistem gerektiğinde günlük 7 milyon varile kadar kapasiteye çıkarılabiliyor.
Drone saldırısının ardından hattın devre dışı kalması, küresel petrol arzının yüzde 4’e varan bölümünün etkilenebileceğine yönelik endişeleri artırdı.
Brent petrol 109 doları gördü
Arz endişeleri petrol fiyatlarına da hızla yansıdı.
Suudi Arabistan’ın Yanbu terminalinden bazı petrol yüklemelerinin durması ve Libya’daki üretim kesintilerinin de etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı 15 Eylül’de 109 doların üzerine çıktı.
ABD tipi Batı Teksas petrolü de 106 doların üzerine yükselerek son ayların en yüksek seviyelerine ulaştı.
Piyasalarda, Suudi Arabistan’daki petrol hattının ne kadar sürede tamamen yeniden devreye alınacağı yakından takip ediliyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright hattın birkaç gün içinde yeniden çalışabileceğini söylerken, bazı sektör kaynakları onarımın daha uzun sürebileceğine dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı enerji piyasalarının merkezinde
Ortadoğu’daki enerji krizinin en kritik noktalarından biri ise Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.
Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan geçerken, son aylarda bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle gemi trafiği ciddi şekilde geriledi.
Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattı gibi alternatif güzergâhlar Hürmüz’e bağımlılığı azaltmak için kullanılıyor. Ancak son saldırılar, kara üzerinden geçen enerji hatlarının da askeri ve siyasi risklere karşı savunmasız olduğunu ortaya koydu.
Chevron CEO’su Mike Wirth’in açıklamaları da bu tablo içinde küresel enerji piyasalarında kısa vadede hızlı bir normalleşme ihtimalinin giderek zayıfladığına işaret ediyor.









