ABD ile İran arasında yaklaşık bir aylık aranın ardından askeri çatışmaların yeniden başlaması küresel piyasalarda hareketliliği artırdı. Orta Doğu’dan petrol arzının aksayabileceği endişesi enerji fiyatlarını yukarı taşırken, altın fiyatlarının jeopolitik risklere rağmen gerilemesi dikkat çekti.
ABD’nin İran’a ait Larak Adası’ndaki füze fırlatma sistemlerini hedef almasının ardından Tahran yönetimi de bölgede ABD güçlerinin bulunduğu noktalara saldırılar düzenledi. İran’ın Ürdün’deki ABD üslerine balistik füzeler gönderdiği, Birleşik Arap Emirlikleri yönünde de saldırıları gerçekleştirdiği bildirildi. Yeniden başlayan çatışmalar petrol arzına ilişkin endişeleri güçlendirdi.
Brent petrol yeniden 95 dolar seviyesine yaklaştı
Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasıyla petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşandı. Brent petrol gün içerisinde yüzde 5’e yaklaşan primle 95 dolar seviyelerini test ederken, ABD tipi Batı Teksas petrolü de güçlü yükseliş kaydetti.
'ın gün içi verilerine göre Brent vadeli işlemleri daha sonra yaklaşık yüzde 4 artışla 93,93 dolar civarında işlem görürken, piyasanın temel gündemi İran kaynaklı olası arz kesintileri oldu.
Özellikle dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riski, yatırımcıların enerji piyasasına ilişkin endişelerini artırıyor.
Petrol neden yükseliyor?
Petrol fiyatlarındaki yükselişin arkasında doğrudan üretimin azalmasından çok, arzın kesintiye uğrayabileceğine yönelik beklentiler bulunuyor.
ABD ve İran arasındaki çatışmaların genişlemesi halinde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatının daha fazla etkilenebileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, piyasalarda jeopolitik risk priminin hızla yükselmesine neden oluyor.
, çatışmaların yeniden başlamasının Orta Doğu’dan enerji arzının aksayabileceğine ilişkin korkuları yeniden canlandırdığını bildirdi.
Savaş riski arttı ama altın neden düştü?
Piyasalardaki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise altının güvenli liman özelliğine rağmen değer kaybetmesi oldu.
Normal şartlarda savaş ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların altına yönelmesi beklenirken bu kez farklı bir tablo ortaya çıktı. Spot altın yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederek ons başına 4 bin 342 dolar civarına geriledi ve yaklaşık iki haftanın en düşük seviyesini gördü.
Altındaki düşüşte üç başlık öne çıktı: ABD tahvil faizlerinin yükselmesi, doların güçlenmesi ve ABD Merkez Bankası’nın faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin artması.
Yükselen petrol Fed beklentilerini değiştirdi
Petrol fiyatlarının hızlı yükselmesi, piyasalarda yeni bir enflasyon dalgası yaşanabileceği endişesini beraberinde getirdi.
Enerji maliyetlerindeki artışın ulaşım, üretim ve tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali, Fed’in para politikasını daha uzun süre sıkı tutabileceği hatta yeniden faiz artırabileceği beklentilerini güçlendirdi.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yükselirken piyasalar eylül ayında faiz artırımı ihtimalini daha yüksek fiyatlamaya başladı.
Güçlü dolar altını baskıladı
ABD tahvil faizlerinin yükselmesi dolara da destek verdi. Doların güçlenmesi, dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine yol açtı.
Aynı zamanda faiz getirmeyen bir varlık olan altının cazibesi, tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde azalabiliyor. Bu nedenle Orta Doğu’daki savaş riskinin oluşturduğu güvenli liman talebi, faiz ve dolar cephesinden gelen baskıyı dengelemeye yetmedi.
Piyasaların gözü yeniden Orta Doğu’da
Önümüzdeki süreçte petrol ve altın fiyatlarının yönünde ABD-İran çatışmasının seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, doların hareketi ve Fed’in faiz politikası belirleyici olacak.
Çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılması veya petrol sevkiyatında ciddi bir kesinti yaşanması halinde enerji fiyatlarında yeni yükselişlerin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık jeopolitik tansiyonun azalması petrol üzerindeki risk priminin gerilemesini sağlayabilir.









