Bursada Biz | Bursa'dan Güncel Haberler
İSTANBULAkşam 00:00
ALTIN Dolar

ABD’de cinsel amaçlı insan ticareti davaları 2010’dan bu yana en düşük hızda

Reuters’ın federal mahkeme kayıtlarına dayanan analizine göre ABD’de cinsel amaçlı insan ticareti davaları geriledi. Yönetim ise mücadelenin öncelikli olduğunu savunuyor.

GİRİŞ 14.08.2026 05:40
26 gösterim
7 dk okuma
Fotoğraf: ABD Başkanı Donald Trump'ı tasvir eden yeni bir pankart, 20 Şubat 2026'da Washington DC'deki Adalet Bakanlığı binasına asıldı.
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 7:23

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, insan ticareti ve cinsel istismarla mücadelenin federal hükümetin öncelikleri arasında bulunduğunu sık sık vurguluyor. Ancak Reuters’ın federal mahkeme kayıtları ile eski savcılar, görevdeki federal ajanlar ve mağdur hakları savunucularından elde ettiği bilgiler, 2026’nın ilk yarısında farklı bir tablo ortaya koydu.

Reuters’ın 25 eski savcı, mevcut görevli ve mağdur savunucusuyla yaptığı görüşmeler ile son 20 yıllık federal dava kayıtlarına ilişkin analizine göre, cinsel amaçlı insan ticareti soruşturmalarında ve yeni açılan davalarda belirgin bir yavaşlama yaşandı. Görüşülen kişiler bu durumu personel kaybı, fonlardaki aksamalar, federal kolluk personelinin göçmenlik operasyonlarına yönlendirilmesi ve mağdurların yetkililere duyduğu güvenin zayıflaması gibi birden fazla faktörle ilişkilendirdi.

Federal davalarda dikkat çeken düşüş

Reuters’ın federal mahkeme kayıtlarından yaptığı hesaplamaya göre Adalet Bakanlığı, 2026’nın ilk altı ayında cinsel amaçlı insan ticareti suçlamaları kapsamında 73 kişi hakkında dava açtı. Bu rakam, son üç yılın aynı dönemindeki ortalamanın yaklaşık yüzde 22 altında kaldı ve yılın ilk yarısı itibarıyla 2010’dan bu yana en düşük dava açma hızına işaret etti.

Benzer bir gerileme bağlantılı bazı suç kategorilerinde de görüldü. Haziran sonuna kadar çocukların cinsel istismarına ilişkin materyallerle bağlantılı federal suçlamalarda 1.230 kişi hakkında işlem yapılırken bu sayı önceki üç yılın aynı dönem ortalamasının yüzde 3 altında gerçekleşti. Eyaletler arası fuhuş faaliyetlerini hedefleyen Mann Yasası kapsamında suçlananların sayısı ise 318’e gerileyerek üç yıllık ortalamanın yüzde 18 altında kaldı.

Göçmenlik operasyonlarına yönelen kaynaklar tartışılıyor

Reuters’ın görüştüğü eski savcılar ve federal görevliler, düşüşün yalnızca cinsel amaçlı insan ticareti dosyalarıyla sınırlı olmadığını belirtti.

Mahkeme kayıtlarına göre göçmenlikle ilgisi bulunmayan vergi kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı ve diğer federal suçlardan dava açılan kişi sayısı da haziran sonuna kadar yaklaşık yüzde 7 azalarak 22 bin civarına geriledi. Reuters, bu tabloyu Trump yönetimi döneminde federal kolluk faaliyetlerinin göçmenlik ve sınır dışı operasyonlarına daha fazla yoğunlaşmasıyla birlikte değerlendirdi.

New York’ta Sean “Diddy” Combs davasının savcılık ekibinde yer alan eski federal savcı Jacqueline Kelly, kaynak ile hedef arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir şeyin öncelikli olduğunu söyleyip, bunun gerçekleşmesi için gerekli kaynakları sağlamamak olmaz.”

Reuters’a konuşan çok sayıda eski savcı ve federal ajan da insan ticareti dosyalarında görev yapan deneyimli personelin başka alanlara kaydırılmasının bazı soruşturmaların yavaşlamasına veya fiilen beklemeye alınmasına yol açtığını söyledi.

Adalet Bakanlığı: Mücadele öncelikli olmaya devam ediyor

Trump yönetimi ise insan ticaretiyle mücadelenin geri plana itildiği yönündeki değerlendirmeleri kabul etmiyor.

ABD Adalet Bakanlığı, çocukların sömürülmesi ve insan ticaretiyle mücadeleyi koordine etmek amacıyla haziran ayında kariyer savcısı Alessandra Serano’yu Ulusal Koordinatör olarak görevlendirdi. Bakanlığın resmi açıklamasında insan ticareti ve çocukların istismarının önlenmesi, faillerin yargılanması ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin en yüksek öncelikler arasında olduğu belirtildi.

Serano da Reuters’a yaptığı değerlendirmede dava sayısındaki düşüşün tek başına mücadelenin zayıfladığı anlamına gelmeyebileceğini söyledi. Federal savcı ve müfettişlerin devam eden büyük ve karmaşık dosyalara yoğunlaşmasının yeni dava açma hızını azaltmış olabileceğini ifade etti.

Görüntü, Washington D.C.’de, Capitol Hill’de Todd Blanche’ın ABD Başsavcılığına adaylığı sürecinde düzenlenen bir basın etkinliği
Görüntü, Washington D.C.’de, Capitol Hill’de Todd Blanche’ın ABD Başsavcılığına adaylığı sürecinde düzenlenen bir basın etkinliği

Adalet Bakanlığı ayrıca kendi istatistiklerinin Reuters’ın hesapladığından daha sınırlı bir gerilemeye işaret ettiğini bildirdi. Ancak Reuters’a göre bakanlık kullandığı yöntemin ayrıntılarını ve hesaplamaya dahil ettiği dava numaralarını paylaşmadı.

Deneyimli savcıların ayrılması soruşturmaları etkiliyor

Cinsel amaçlı insan ticareti dosyaları, federal soruşturmaların en karmaşık alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Mağdurların güveninin kazanılması, finansal hareketlerin izlenmesi, psikolojik baskının ortaya çıkarılması ve uzun süreli delil toplama süreçleri nedeniyle bu dosyalar özel deneyim gerektiriyor.

Reuters’a konuşan yedi eski federal savcı, bu alanda çalışan çok sayıda deneyimli savcının son dönemde Adalet Bakanlığından ayrıldığını söyledi. Bazı bölgelerde ise eldeki soruşturmaları takip edecek yeterli savcı bulunamadığı öne sürüldü.

Serano, cinsel istismar ve insan ticareti dosyalarında görev yapan personelde yıpranma ve ayrılmaların geçmişte de görüldüğünü belirtti. Ancak Reuters’ın görüştüğü bazı eski savcılar, son dönemdeki kaybın olağan seviyenin üzerinde olduğunu savundu. Adalet Bakanlığı ise boşalan kadrolar için personel alımının sürdüğünü açıkladı.

Bazı soruşturmaların askıya alındığı öne sürüldü

Reuters’a konuşan yedi eski savcı ve üç federal ajan, insan ticareti soruşturmalarında çalışan ajan sayısının azalması nedeniyle bazı aktif dosyaların büyük ölçüde durduğunu ve yeni soruşturmaların daha seyrek açıldığını ileri sürdü.

ABD’nin güneyinde görev yapmış eski bir savcı, kendi bölgesindeki bazı İç Güvenlik Soruşturmaları ajanlarının göçmenlik operasyonlarına kaydırılması nedeniyle cinsel amaçlı insan ticareti soruşturmalarının önemli ölçüde aksadığını anlattı.

FBI ise göçmenlik görevlerine aktarılan ajanların diğer suç alanlarındaki sorumluluklarının ortadan kalkmadığını ve insan ticareti dahil federal suçları soruşturma yetkilerinin devam ettiğini bildirdi. Kurum, bu görevlendirmelerin dava sayısındaki gerilemeye doğrudan etkisi olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmadı.

Mağdurlara yönelik hibelerde gecikme iddiası

Sorunun bir başka boyutunu ise insan ticareti mağdurlarına barınma, gıda, psikolojik destek ve hukuki yardım sağlayan kuruluşların finansmanı oluşturuyor.

Reuters’ın aktardığına göre Adalet Bakanlığına bağlı Adalet Programları Ofisi, insan ticareti mağdurlarına yönelik hizmetler için normal şartlarda yılda yaklaşık 90 milyon dolar federal hibe dağıtıyor. Ancak bazı kuruluşlar, federal harcamaların azaltılması sürecinde hibelerin geciktiğini veya askıya alındığını bildirdi.

Los Angeles merkezli Saving Innocence kuruluşunun yöneticisi Alan Smyth, toplam 700 bin dolarlık iki federal hibe başvurusunun yaklaşık bir yıl geciktiğini söyledi. Reuters’a konuşan başka kuruluşlar ise finansman kaybı nedeniyle bazı programlarını küçültmek veya hizmetlerini durdurmak zorunda kaldıklarını aktardı.

Adalet Bakanlığı yetkilileri ise geçen yıla ait hibelerin büyük bölümünün dağıtıldığını ve kalan başvuruların yönetimin öncelikleriyle uyum açısından değerlendirildiğini bildirdi.

T-vizelerinde de yavaşlama görüldü

İnsan ticareti mağdurları açısından kritik araçlardan biri olan T-vizesi sistemi de Reuters incelemesinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

T-vizeleri, insan ticareti mağdurlarının belirli koşulları sağlamaları halinde ABD’de yasal olarak kalabilmesine imkan tanıyor ve kolluk kuvvetleriyle iş birliğini kolaylaştıran önemli mekanizmalardan biri olarak kullanılıyor.

Reuters’ın İç Güvenlik Bakanlığı verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre mevcut mali yılın ilk altı ayında 354 T-vizesi onaylandı. Bu hızın son 10 yılın tipik seviyesinin yaklaşık yarısına karşılık geldiği belirtilirken, 71 binden fazla başvurunun beklemede olduğu aktarıldı.

Bazı eski savcılar kendi bölgelerinde T-vizesi başvurularına verilen savcılık desteğinin durdurulduğunu söylerken Serano, savcıların mağdurların kolluk kuvvetleriyle iş birliğini doğrulamak amacıyla İç Güvenlik Bakanlığıyla çalışmaya devam ettiğini belirtti. Nihai vize kararının ise DHS tarafından verildiğini vurguladı.

Mağdurların federal yetkililere güveni tartışma konusu

Reuters’ın araştırmasında en hassas başlıklardan biri, insan ticareti mağdurlarının federal makamlarla iş birliği yapma konusundaki isteğinin azalabileceği yönündeki uyarılar oldu.

Bazı göçmenlik avukatları, devam eden insan ticareti soruşturmalarında yetkililerle iş birliği yapan göçmen mağdurların dahi göçmenlik makamlarınca gözaltına alındığı vakalar bulunduğunu söyledi.

Avukat Laura Berger, bu durumun mağdurlara iş birliği tavsiyesi vermeyi zorlaştırdığını belirterek:

“Eğer bir mağdurun hapse girmeyeceğinin garantisini veremezsem, federal ajanlarla işbirliği yapmalarını etik olarak nasıl söyleyebilirim?”

ifadelerini kullandı.

Freedom Network USA Eş Genel Müdürü Jean Bruggeman ise personel, uzmanlık, finansman ve mağdur güvenindeki aşınmanın uzun vadeli sonuçları olabileceği uyarısında bulundu:

“Önemli dayanak noktalarının yıkılmaya başladığı bir dönüm noktasına gelindi ve bu da insan ticaretiyle mücadele yapısının tamamını çökertecek. Yeniden inşası yıllar sürebilir.”

Veriler neyi gösteriyor?

Reuters’ın çalışması, Trump yönetimi altında insan ticaretiyle mücadele tamamen durdu sonucunu ortaya koymuyor. Nitekim Adalet Bakanlığı, yeni ulusal koordinatör ataması ve yürüttüğü operasyonlarla alanın öncelikli olmaya devam ettiğini savunuyor. Mayıs ayında açıklanan “Operation Iron Pursuit” kapsamında çocukların cinsel istismarı ve insan ticareti dahil çeşitli suçlarla bağlantılı operasyonlar gerçekleştirildi.

ABD Bölge Mahkemesi dosyalarına ilişkin analizi
ABD Bölge Mahkemesi dosyalarına ilişkin analizi

Bununla birlikte federal mahkeme kayıtları, 2026’nın ilk yarısında yeni cinsel amaçlı insan ticareti suçlamalarının önceki yıllara kıyasla gerilediğini gösteriyor. Reuters’ın görüştüğü kişiler bunun nedenleri konusunda farklı açıklamalar ortaya koyarken, Adalet Bakanlığı kendi verilerindeki düşüşün daha sınırlı olduğunu savunuyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, bir tarafta Washington yönetiminin insan ticaretiyle mücadelenin yüksek öncelik olmaya devam ettiği yönündeki açıklamalarını, diğer tarafta ise mahkeme kayıtlarında görülen dava sayısı düşüşünü ve sahadaki personel-finansman sorunlarına ilişkin iddiaları birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor.

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Dünya kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

BAE: İki tanker Hürmüz Boğazı'nda hedef alındı
Dünya

BAE: İki tanker Hürmüz Boğazı'nda hedef alındı

14.08.2026 · 05:57

BAE, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ADNOC bağlantılı iki geminin İran tarafından hedef alındığını açıkladı. Saldırılarda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı bildirildi.

CENTCOM açıkladı: ABD, 'çok uluslu İHA görev gücü' kurdu
Dünya

CENTCOM açıkladı: ABD, 'çok uluslu İHA görev gücü' kurdu

14.08.2026 · 04:11

CENTCOM, ABD ve bölgesel ortakların saldırı amaçlı insansız sistemlerini aynı yapı altında birleştirecek çok uluslu Falcon Strike Görev Gücü’nün kuruluş sürecini başlattı.

İngiltere'de yolcu treni raydan çıktı: 11 yaralı var
Dünya

İngiltere'de yolcu treni raydan çıktı: 11 yaralı var

14.08.2026 · 02:37

İngiltere’nin East Sussex bölgesinde yaklaşık 150 yolcunun bulunduğu tren raydan çıktı. İlk açıklamalarda 11 olarak duyurulan yaralı sayısı daha sonra 20’ye yükseldi; 2 kişinin durumu ciddi.

Vance, İran savaşının temel hedefini açıkladı: Ucuz petrol
Dünya

Vance, İran savaşının temel hedefini açıkladı: Ucuz petrol

14.08.2026 · 02:28

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran çatışmasında Washington’ın ilk hedefinin Amerikalılar için petrol ve gaz fiyatlarını düşük tutmak, ikinci hedefinin ise Tahran’ın nükleer silah edinmesini önlemek olduğunu söyledi.

İngiltere yılın en sıcak gününü yaşadı: Sıcaklık 38.1 dereceye ulaştı
Dünya

İngiltere yılın en sıcak gününü yaşadı: Sıcaklık 38.1 dereceye ulaştı

14.08.2026 · 02:26

Birleşik Krallık’ta sıcaklık Londra’daki Kew Gardens’ta 38,1 dereceye ulaştı. Yılın en sıcak günü kaydedilirken, aşırı sıcak ve kuraklık yangın riskini artırdı.

Hegseth: Ablukayı süresizce tutabiliriz
Dünya

Hegseth: Ablukayı süresizce tutabiliriz

13.08.2026 · 23:19

Hegseth: Ablukayı süresizce tutabiliriz haberi.

Sonraki Haber

Okullarda yeni güvenlik uygulamaları hayata geçiyor

Yeni eğitim yılında okul güvenliği güçlendirilecek. Öğretmenler HAYAT 112 üzerinden tek tuşla ihbar yapabilecek, okullarda 30 bin bahçe görevlisi görev alacak.

GİRİŞ 13.08.2026 14:51
80 gösterim
4 dk okuma
Fotoğraf: Okul güvenliği Polis
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 4:12

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda uygulanacak güvenlik tedbirleri genişletiliyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, öğretmenlerin acil durumlarda güvenlik güçlerine daha hızlı ulaşabilmesi için HAYAT 112 Acil mobil uygulamasına özel bir ihbar butonu eklendiğini açıkladı.

Yeni sistemle öğretmenler, okulda güvenliği tehdit eden bir durum yaşandığında uygulamadaki butona basarak doğrudan 112 Acil Çağrı Merkezi’ne öncelikli ihbar gönderebilecek.

Okullardaki fiziki güvenliğin artırılması amacıyla ayrıca yeni eğitim öğretim döneminde 30 bin bahçe görevlisinin istihdam edilmesi planlanıyor. Polis ve jandarma ekipleri de okul çevrelerinde yürüttükleri güvenlik çalışmalarını sürdürecek.

Okullara 30 bin bahçe görevlisi

NTV canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında yürütülen çalışma kapsamında okullarda görevlendirilecek personel hakkında bilgi verdi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından güvenlik tedbirlerinin artırıldığını belirten Çiftçi, önceki dönemde okullar kapanana kadar 25 bin polis, bekçi ve güvenlik korucusunun görevlendirildiğini hatırlattı.

Bakan Çiftçi şöyle konuştu:

“Biz bu saldırılardan sonra okullardaki tedbirleri daha da artırmak için okullar kapanıncaya kadar 25 bin polis, bekçi ve güvenlik korucusu görevlendirmiştik fakat bunun sürdürülebilir olduğunu da değerlendirmiyoruz.”

Yeni modelde güvenlik güçlerinin tamamının sabit şekilde okullarda görevlendirilmesi yerine, bahçe görevlileriyle desteklenen daha geniş bir sistem uygulanacak.

Polislerin çalışma sisteminde değişiklik planlanıyor

Çiftçi, emniyet personelinin çalışma şartlarıyla ilgili olarak 12-36 çalışma sistemine geçilmesinin hedeflendiğini de belirtti.

Bekçilerin çalışma saatlerinin daha esnek hale getirilmesi için yetkinin valiliklere devredildiğini aktaran Çiftçi, gündüz saatlerinde bekçilerin de görevlendirilebilmesiyle polislerin farklı güvenlik hizmetlerinde değerlendirilebileceğini söyledi.

Çiftçi konuya ilişkin:

“Bunun için mesela önceden bekçiler sadece gece vakitlerinde çalışabiliyorlardı. Ben bu konudaki onların çalışma saatlerini değiştirmeye yönelik, gündüz vakitlerinde de çalışabilmeleri için yetkiyi il valiliklerimize devrettim ki polisin yerine bekçileri çalıştırabilelim. Oradan elde ettiğimiz polislerimizle de 12-36 çalışma sistemine geçebilelim. Okullara 25 bin personel verirsek bizim bu sisteme geçme şansımız yok. Onun için konuyu Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza arz ettim.”

dedi.

Alımlar İŞKUR üzerinden yapılacak

Okullarda çalışacak 30 bin bahçe görevlisinin yeni eğitim öğretim yılı başlamadan göreve hazır hale getirilmesi planlanıyor.

Bakan Çiftçi, kontenjanların belirlendiğini ve personelin 81 ile dağıtılacağını açıkladı. Alımların İŞKUR üzerinden gerçekleştirileceğini belirten Çiftçi, sürecin valiliklerin koordinasyonunda yürütüleceğini ifade etti.

Yeni personelin temel görevinin okul bahçeleri ve çevresindeki düzeni desteklemek ve güvenlik açısından ortaya çıkabilecek durumların ilgili birimlere bildirilmesine katkı sağlamak olması bekleniyor.

Riskli okullarda polis görevi devam edecek

Yeni personel uygulaması, okullardaki mevcut polis ve güvenlik görevlendirmelerinin tamamen kaldırılması anlamına gelmeyecek.

Çiftçi, okulların risk seviyelerine göre farklı güvenlik modellerinin uygulanmaya devam edeceğini belirtti.

Bakan Çiftçi:

“İkinci derecede riskli okulların ortaokul ve liselerinde sabit polis görevlilerimiz var. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli okullarda ise okul irtibat görevlilerimiz bulunuyor. Onlar yine görevlerine devam edecek ancak bahçe görevlileri ekstradan görev yapmış olacak.”

ifadelerini kullandı.

Birinci derece riskli olarak belirlenen okullarda da polis görevlendirmelerinin devam edeceği bildirildi.

İçişleri Bakanlığı, daha önce yılda iki kez gerçekleştirilen okul güvenliği toplantılarının, yaşanan saldırıların ardından aylık olarak yapılmaya başlandığını da açıkladı.

Öğretmenlere özel 112 butonu

Yeni dönemin en dikkat çeken uygulamalarından biri öğretmenlere yönelik hazırlanacak hızlı ihbar sistemi olacak.

HAYAT 112 Acil mobil uygulamasına, KADES’teki acil yardım mekanizmasına benzer şekilde öğretmenlerin kullanabileceği özel bir buton eklendi.

Çiftçi yeni sistemi şu sözlerle anlattı:

“HAYAT 112 Acil mobil uygulamamıza öğretmenlerle ilgili bir buton yerleştirdik, KADES uygulamasında olduğu gibi. Okullarımızda güvenliği ilgilendiren istenmeyen bir husus olduğunda öğretmenlerimiz tek tuşla 112'ye ihbarda bulunabilecekler. Bunlar da öncelikli olarak değerlendirilecek. Bu da okul güvenliğini sağlamaya yönelik olarak aldığımız tedbirlerden birisiydi. Mahallenin gerektirdiği diğer tedbirleri almaya zaten valiliklerimiz yetkili. Onlar kendi açılarından da durumu değerlendirip ilave tedbirleri de alabilecekler. 30 bin bahçe görevlisi yeni eğitim, öğretim yılına yetişecek. Okulların açılmasıyla beraber göreve başlayacaklar. Biz emniyet, jandarma olarak okulların etrafında, güvenlik tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

Sistem sayesinde öğretmenlerden gelen güvenlikle ilgili acil bildirimlerin öncelikli olarak değerlendirilmesi hedefleniyor.

Okul çevresindeki metruk yapılara müdahale

Okul güvenliğine ilişkin çalışmalar yalnızca okul binaları ve bahçeleriyle sınırlı kalmayacak.

Bakan Çiftçi, suç işlenmesine elverişli olduğu değerlendirilen metruk yapıların da incelemeye alınacağını bildirdi.

Valilikler ve belediyelerle yürütülecek çalışmalar kapsamında yıkılması gereken metruk binaların kaldırılması, kısa sürede yıkılması mümkün olmayan yapıların ise giriş ve çıkışlarının kapatılması planlanıyor.

Yeni eğitim öğretim döneminde polis, jandarma, okul irtibat görevlileri ve 30 bin bahçe görevlisinin birlikte çalışacağı güvenlik modeliyle, öğrenciler ve eğitim çalışanları açısından daha güvenli okul çevreleri oluşturulması amaçlanıyor.

EDITÖR

Haber Merkezi