ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada enflasyonla mücadelede henüz istenilen noktaya ulaşılmadığını söyledi. Warsh, son verilerde bir miktar iyileşme görülmesine rağmen temel enflasyon eğiliminin yeterince hızlı gerilemediğini belirtti.
Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,7 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Warsh, bu oranın bankanın yüzde 2’lik hedefinin belirgin şekilde üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Warsh: Enflasyondaki iyileşme yeterli değil
Warsh, yaz aylarında açıklanan PCE ve tüketici fiyat endeksi verilerinin beklentilerden daha olumlu olduğunu ancak bu gelişmenin genel eğilimde anlamlı bir değişiklik olduğunu söylemek için yeterli olmadığını ifade etti.
Fed Başkanı, enflasyonun hedefe doğru açık ve yeterli hızda ilerlediğinden emin olunması gerektiğini belirterek, aksi durumda merkez bankasının ilave adımlar atması gerekeceğine işaret etti.
Warsh’ın değerlendirmeleri, Fed’in önümüzdeki dönemde faiz artırımı seçeneğini yeniden gündemine alabileceği şeklinde yorumlandı. Ancak Fed Başkanı herhangi bir toplantı için doğrudan faiz artışı taahhüdünde bulunmadı.
Faiz artırımı ihtimali piyasaların gündemine girdi
Warsh’ın konuşmasının ardından piyasalarda Fed’in 15-16 Eylül tarihli toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler güçlendi.
’ın aktardığı piyasa fiyatlamalarına göre konuşma öncesinde yaklaşık yüzde 40 seviyesinde bulunan eylül ayında faiz artırımı ihtimali, açıklamaların ardından yüzde 50 civarına yükseldi.
Fed, temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmıştı. Ancak üç FOMC üyesi karara karşı çıkarak 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullanmıştı.
“Sözlü yönlendirme” konusunda mesafeli
Warsh konuşmasında Fed’in gelecekteki faiz kararlarına ilişkin piyasalara önceden güçlü mesajlar vermesini ifade eden “forward guidance” yani sözlü yönlendirme yaklaşımına ilişkin eleştirilerini de yineledi.
Fed Başkanı, merkez bankasının gelecekteki faiz kararlarını önceden açıklamasının veya belirli bir faiz patikasına bağlı kalmasının karar alma esnekliğini azaltabileceğini savundu.
Warsh’a göre Fed, ekonomik verileri ve piyasalardan gelen sinyalleri takip etmeli ancak kendisini önceden belirlenmiş bir para politikası kararına bağlamamalı.
Yapay zeka yatırımlarına dikkat çekti
Konuşmanın önemli bölümlerinden biri de yapay zeka yatırımları oldu. Warsh, yapay zekaya yönelik altyapı ve sermaye yatırımlarının ekonomik büyümeyi ve verimliliği önemli ölçüde etkileyebileceğini söyledi.
Fed Başkanı, yapay zekanın gelecekte ekonominin yeni üretim faktörlerinden biri haline gelebileceğini belirterek teknoloji yatırımlarının iş gücü piyasası, üretkenlik ve para politikası üzerinde yaratacağı etkilerin yakından takip edildiğini ifade etti.
Warsh aynı zamanda mevcut kredi ve borçlanma piyasalarında para politikasının ekonomik faaliyetleri güçlü biçimde kısıtladığına dair çok az işaret bulunduğunu söyledi. Bu değerlendirme de enflasyonun yüksek kalması halinde faiz artırımının masada kalabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Gözler 15-16 Eylül Fed toplantısında
Fed’in bir sonraki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı 15-16 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
Toplantı öncesinde açıklanacak istihdam, tüketici enflasyonu ve diğer ekonomik göstergeler Fed’in faiz kararında belirleyici olacak.
Warsh’ın Jackson Hole konuşması, Fed’in eylül ayında kesin olarak faiz artıracağı anlamına gelmese de enflasyonun yüksek kalması durumunda daha sıkı para politikasına kapının açık olduğunu ortaya koydu.









