Fizyoterapist Mehmet İlhan, Bursada biz’in sorularını cevapladı, İlhan, dijitalleşme ve özellikle pandemiyle hayatımızda yaygınlaşan Kifoz, Postür Bozukluğu, Lordoz ile ilgili açıklamalarda bulundu. İlhan; “Telefonlar, bilgisayarlar, tabletler hayatımızı kolaylaştıran etmeler ama hayatımızdan neleri çaldığını da dikkat etmemiz gerekir.” dedi.

TELEFONA BAKMA AÇIMIZ POSTÜR BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR

Postür bozukluğunun bir hastalık olmadığına ve dikkat edildiğinde düzelebilecek bir mekanizma olduğunu kaydeden İlhan, Postür Bozukluğu ile ilgili şunları kaydetti: “Bizlerin bir omurgası var. Omurgamızın da farklı eğilimleri var. Boyun eğimimiz var. Bunu tolere eden bir sırt eğimimiz var. Bunu tolere eden bir bel eğimimiz var. Buna ister fıtrat ister yaratılış gereği ister fizyoloji gereği diyelim. Vücutta organları koruyan eklemler, sırt eklemlerimizin önünde hayati organlarımız var. Bunun hemen üstünde de boyun omurlarımız yer alıyor. Boyun omurlarımız 7 tane. Bunların hemen altında da sırt omurlarımız var.  Hayati organlarımızı koruyan omurlarımız sırt omurlarımız hareketsiz omurlardır. Bunun hemen üstünde yer alan omurlarımız boyun omurlarımızda en hareketli olan omurlarımız. Dijitalleşmeyle gelen bu hareketsiz yaşam özelinde söyleyecek olursam telefona bakış açımız bizim hayatımızı çok fazla değiştiriyor. Söylemek istediğim şey telefona havada bakmamla beraber başımı 10 derece eğerek bakmam veya 30 derece eğerek bakmam arasında aslında çok büyük fark olduğu. İngiltere’de yapılan bir çalışmayla birlikte 30 derece eğmekle 10 derece eğmek arasında boyna yapılan basının 18 kat arttığını gözlemliyorlar. Dikkat edin çocuklarımız hep çalışırken veya günlük hayatlarını idame ettirirken başlarını normal bizlerin bile baktığı açıdan daha fazla eğerek çalışmalarını devam ediyorlar. Bu da omurgalarının boyna yaptığı basıncı arttırıyor. Boyun aralığımızın hareketli sırt omurlarımızın hareketsiz olduğundan bahsetmiştim. Boyun omurlarımız ön tarafa doğru hareket ediyor.  Sırt omurlarımız hayati organları korumak için sabit kalıyor. Belki duymuşsunuzdur kambur duruyorsun veya kifotik duruyorsun gibi söylemleri. İşte bu tabirler bunlar sebebiyle söyleniyor. Boyun omurları çok fazla öne gittiği için sırt omurlarımız geride kalıyor ve özellikle çocuklarımızdaki kambur duruşun temel mekanizmasının oluşmasına neden oluyor. Her şeyin ötesinde de postür bozukluğuna neden oluyor. Postür bozukluğu bir hastalık değildir. Şeker bir hastalıktır. Tansiyon bir hastalıktır. Postür bozukluğu bir hastalık değildir. Postür bozukluğu belli şeylere dikkat ettiğinizde düzelebilecek bir mekanizmadır. Egzersizler, belli duruş teknikleriyle veya çok ileri bir pozisyondaysa korselemeyle. Bunlara dikkat ettiğinizde bunları düzeltebilirsiniz. Önemli olan onu öncesinde keşfetmek ve ona dair önlem almaktır.”

Bilişsel farklılığın ve egzersizin önemini vurgulayan İlhan cümlelerine söyle devam etti: “Ben vücudu futbol takımına benzetiyorum. Vücudun ön tarafında bulunan kaslar vücudun forvet kaslarıdır. Gol atıcı ileri gidici kaslardır. İnsan hayatını dengeleyici kaslardır. Bunu ev hayatı gibi de düşünebiliriz.  Ön tarafta duran erkek her şeyi taşıyandır. Kadın da onu dengeleyendir. Unutmamak gerekiyor ki evi taşıyan kadındır. Sırt kaslarınız yeteri kadar kuvvetli olmazsa ön taraf ne kadar hareketli olursa olsun vücut sonunda postüral dengeyi bozar. Bu yüzden de kişinin kifotik duruşu, kambur duruşu, bel düzleşmesi veya bel çukurunun oluşmasına neden olur. Omurganın kenarlarına yapışan kaslarımız var. Bu kaslarımızın gerilmesiyle beraber ağrılar, bir takım fonksiyonel bozukluklar veya ani tutulma hikayeleri meydana geliyor. Bu çocuklarımızda dahi olmak üzere yetişkinlerde de karşımıza çıkıyor.”

ÇOCUKLARINIZA AYNANIN KARŞISINDA BAKIN

Ebevenylerden çocuklarını gözlemlemelerini rica eden İlhan ebevenylere şu önerilerde bulundu:  “8-9 yaşına geldikten sonra aynanın karşısında çocuklarını değerlendirsinler. Bizler simetrik canlılarız. İki kol iki bacağa sahibiz. Ayna karşına geçin ve bakın çocuklarınızın omuz seviyeleri aynı mı? Leğen kemikleri aynı seviyede mi duruyor? Bunların incelenmesi ve değerlendirmesi gerekiyor. Diyelim bir farklılık keşfettiniz. Yandan baktığınızda omuzları çok öne gitmiş bir pozisyonda duruyor. O zaman bir ortopedi hekimine veya fizik tedavi hekimine başvurarak bir görüntüleme yöntemiyle bunu öğrenebilirsiniz. Önemli olan bunu önce sizin gözle keşfedip ilgili birime başvurmanızdır.”

DİKKATE ALINMAZSA HAYATİ TEHLİKEYE YOL AÇABİLİR

Skolyoza parantez açmak istediğini belirten İlhan, Skolyoz ve sonuçları hakkında şunları aktardı:

Tarım ve hayvancılığa destek güçlenerek sürecek Tarım ve hayvancılığa destek güçlenerek sürecek

“Skolyoz omurganın 3 boyutlu eğrilmesidir. Kifoz daha çok öne doğru eğrilme, lordoz bel çukurluğunun artması ama skolyoz omurganın daha da ileri gitmesidir. Ki ileri seviyedeki durumlarda hayati tehlikeye yol açabilecek durumlar ortaya çıkmaktadır.  Ailelerden çocuklarda özellikle 8 ile 10 yaşında adet görmeye başlamadan hemen önce bu konulara dikkat ederek bireysel taramalarını yaptırmalarını rica ediyorum. Kendileri önce gözle daha sonra fizik tedavi hekimi ya da ortapedist ile görüşerek bunların detaylı değerlendirmeleri yapmalılar. Çünkü bizim için hayati öneme sahip. Erken keşfedilirse bu derecelerin azalma gibi bir imkanı var. Farz edelim ki çocuklarımızda skolyoz meydana geldi. En azından 18 yaşına kadar kontrollü şekilde egzersiz yapılmalıdır.

BÜTÜNCÜL DEĞERLENDİRMELER GEREKİYOR

Fizyoterapist Mehmet İlhan: “Ben aynı zamanda ASR eğitmeniyim. ASR bütüncül bakan bir sistemdir. Bizler bunu Türkiye’ye getirerek özellikle çocuklarımızın hayat kalitesine dokunmaya çalışıyoruz ve bütün omurgaya bakarak bunu düzeltmeyi amaçlıyoruz. 3 boyutlu egzersizlerle vücudun duruş bozukluklarına dair yaptığımız birtakım eğitimler var. Bunlar vücuttaki nefesin koordine edilmesiyle birlikte o oryantasyonunu sağlar. Bir çene eklemindeki problem bile vücutta birtakım değişikliklere neden olabilmektedir. Bunların bütüncül değerlendirilmesi gerekiyor. Problem sadece oturdum oldu veya telefona baktım oldu değil. Tabi bunu tetikleyen birçok etken var. Özellikle pandemi ve dijitalleşme bu durumu daha da ileri bir seviyeye taşıdı.” dedi.

DURUŞ BOZUKLUĞU SADECE OMURGA PROBLEMİ DEĞİLDİR

İnsanları bekleyen tehlikelere değinen İlhan, “Duruş bozukluğu sadece bir omurga probleminden ibaret değildir. İlerleyen zamanlarda bir mide problemine, karaciğer problemine ve bağırsak problemine neden olabilir.  Ön taraftaki batın problemleri de bazen duruş bozukluğuna neden olabiliyor. Özellikle mide problemi olan insanlardan  ‘Ben dik duramıyorum’ cümlesini duyarsınız. Bu tür durumlarda iç organlarda problemlerin çıktığını görüyoruz. Bu gibi durumlarda diyet programını tavsiye ediyorum. Hayat kalitelerini değiştirmeleri gerekiyor. Özellikle beslenme kültürünün değişmesi bütün sistemi değiştiriyor. Bu da hayati değişikliklere neden oluyor.” İfadelerini kullandı.

ÇOCUKLARIMIZLA BERABER HAREKET ETMELİYİZ

İlhan cümleleri şöyle tamamladı: “Her şeyin ötesinde egzersiz yapmalıyız. Vücuttaki her şeyin temelini oluşturan şey yürümek.  Egzersiz, yürümek ve yüzmek hayatımızın olmazsa olmaz egzersizleridir. Biz ne zaman egzersizleri ve hareket etmeyi bıraktıysak problemler o zaman oluşmaya başladı. Ben hareket etmeye başladığımız zaman problemlerin de azalacağı düşünen insanlardanım. Telefonlar, bilgisayarlar, tabletler hayatımızı kolaylaştıran etmeler ama hayatımızdan neleri çaldığını da dikkat etmemiz gerekir. Biz yetişkinler olarak çocuklarımıza örnek olmalıyız. Çocuklarımıza telefonu bırak dedikten sonra elimize telefonu alırsak orada bir soru işareti vardır. Önce örnek olmalı, telefon ve tableti beraber bırakmalıyız. Çocuklarımızla birlikte spor yapmalı, parklarda ve bahçelerde yürüyüş yapmalıyız.”

Muhabir: Sümeyye Işıkçı - Ahmet Azizoğlu