Bursada Biz | Bursa'dan Güncel Haberler
İSTANBULAkşam 00:00
ALTIN Dolar

Musluk suyunda kanser alarmı

Fransa’da iki çevre derneği, musluk suyunda tespit edilen kanserojen madde nedeniyle devleti mahkemeye verdi. Ülkede su şebekelerinde kullanılan eski PVC boruların zamanla parçalanması sonucu ortaya çıkan klorür de vinil monomer (CVM) maddesi, halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. ÇEVRE DE

GİRİŞ 29.10.2025 08:45
GÜNCELLEME 23.07.2026 06:13
0 gösterim
2 dk okuma
Fotoğraf: Musluk suyunda kanser alarmı
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 1:28

Fransa’da iki çevre derneği, musluk suyunda tespit edilen kanserojen madde nedeniyle devleti mahkemeye verdi. Ülkede su şebekelerinde kullanılan eski PVC boruların zamanla parçalanması sonucu ortaya çıkan klorür de vinil monomer (CVM) maddesi, halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

ÇEVRE DERNEKLERİ DEVLETE KARŞI HAREKETE GEÇTİ

Fransa’nın önde gelen çevre kuruluşlarından Comite Citoyen ve France Nature Environnement (FNE), musluk suyunda tespit edilen CVM maddesi nedeniyle Nantes İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Dernekler, devletin hem halkı yeterince bilgilendirmediğini hem de riskli boru hatlarını belirlemede ihmalkar davrandığını savundu. 

Davanın avukatı Gabrielle Gien, devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurguladı:

“Devlet, suyun güvenliğini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapmadı. Halk bilgilendirilmedi; biz dernek olarak kendi imkanlarımızla araştırma yapmak zorunda kaldık.”

1987’DEN BERİ KANSEROJEN OLARAK BİLİNİYOR

CVM maddesi, 1987’den bu yana Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi (CIRC) tarafından “kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. 1978’de bu kimyasalı içeren PVC boruların üretimi yasaklandı, ancak o tarihten önce döşenen birçok su hattı hala kullanımda.

Uzmanlara göre, bu durum yüzbinlerce kişinin musluk suyunu riske atıyor. Zamanla aşınan eski borular, suya CVM sızmasına yol açıyor.

AVRUPA BİRLİĞİ SINIRI HENÜZ UYGULANMIYOR

Avrupa Birliği, CVM için 0,5 mikrogram/litre sınırı belirlemiş durumda. Ancak Fransa, bu sınırı ulusal mevzuatına tam olarak yansıtmadı. Çevre dernekleri, mahkemenin bu konuda devleti AB standartlarını uygulamaya zorlamasını istiyor.

Dernekler, 1978’de yasaklanan PVC boruların bugün hâlâ aktif sularda yer aldığını ve bu nedenle hiç kimsenin net bir sorumluluk almadığını belirtti. Gien, bu konuda şeffaf bir sistem oluşturulmadıkça halkın tehlike altında kalacağını söyledi. 

 

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏