İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran ile yeniden müzakereye açık oldukları yönündeki mesajına sert yanıt verdi. Rızai, İran’ın ortaya koyduğu şartlar yerine getirilmeden Washington ile yeni bir görüşme sürecinin başlamayacağını söyledi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Rızai, Trump yönetiminden gelen mesajların birbiriyle çeliştiğini savundu. ABD Başkanı’nın kısa süre içerisinde müzakereye kapalı bir tutumdan görüşmeye açık bir çizgiye geçtiğini belirten İranlı yetkili, Tahran’ın bu açıklamalara temkinli yaklaşması gerektiğini ifade etti.
Rızai, “ABD Başkanının ‘müzakere yok’tan ‘konuşmaya hazırız’a kadar karışık mesajlarına aldanmayın” ifadelerini kullandı. İranlı yetkili ayrıca enerji ve stratejik geçiş noktaları üzerinden oluşan bölgesel dengelerin değiştiğini öne sürdü.
Rızai’den net mesaj: Önce şartlar
İran ile ABD arasındaki gerilimde petrol ticareti ve Hürmüz Boğazı’nın kritik hale geldiğine dikkati çeken Rızai, Washington’ın mevcut süreci kontrol altına almaya yönelik girişimlerinin yeterli olmayacağını savundu.
Rızai, açıklamasını “İran’ın şartları yerine getirilene kadar görüşme yok. Nokta!” sözleriyle tamamlayarak Tahran’ın müzakere konusundaki tutumunu ortaya koydu.
Rızai’nin açıklaması, Trump’ın İran’ın anlaşma yapmak istediğini belirterek ABD’nin müzakereye girip girmeyeceğine kendisinin karar vereceğini söylemesinin ardından geldi. Trump’ın son mesajı, daha önce İran ile görüşmeye sıcak bakmadığını belirten açıklamalarına kıyasla diplomasi kapısının yeniden aralanabileceği şeklinde değerlendirildi.
İran hangi şartları öne sürüyor?
Tahran yönetimi, Washington ile yeni bir müzakere sürecine geçilebilmesi için ABD’nin daha önce üstlendiğini savunduğu yükümlülüklerin uygulanmasını istiyor.
İranlı yetkililerin son dönemde sıraladığı talepler arasında İran limanlarına yönelik ablukanın kaldırılması, yaptırımların hafifletilmesi veya kaldırılması, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve İran’a yönelik askeri tehditlerin sona erdirilmesi bulunuyor.
Bu taleplerin bir bölümü, ABD ile İran arasında 17 Haziran 2026’da imzalanan mutabakat metninde de yer almıştı. Metinde ABD’nin deniz ablukasını kaldırmaya başlaması, İran petrol ihracatına ilişkin bazı kısıtlamaların gevşetilmesi ve dondurulmuş ya da kullanımına sınırlama getirilen İran varlıklarının yeniden erişilebilir hale getirilmesine ilişkin hükümler bulunuyordu. Ayrıca tarafların askeri operasyonları sona erdirmesi ve Lübnan dahil olmak üzere çatışmaların durdurulması öngörülüyordu.
Ancak mutabakat sonrasında taraflar arasında yeniden ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı. İran, şartların uygulanmadığını savunurken Washington ile Tahran arasındaki diplomatik süreç yeniden çıkmaza girdi. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve karşılıklı yaptırım adımları da iki ülke arasındaki müzakere ihtimalini daha karmaşık hale getirdi.









