ABD ile İran arasında yeniden tırmanan askeri gerilim, dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini ciddi biçimde etkiledi. Gemi takip verileri, boğazdaki hareketliliğin Mayıs ayından bu yana görülen en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koydu.
Denizcilik ve emtia veri şirketi Kpler’in verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen emtia taşıyan gemilerin 10 günlük hareketli ortalaması Pazar günü itibarıyla günlük 10 gemiye kadar düştü. Bu oran cuma günü 15’in üzerinde, cumartesi günü ise yaklaşık 13 seviyesindeydi.
Günlük gerçek geçişlerde daha sert düşüş
Kpler verilerindeki 10, 13 ve 15 rakamları günlük gerçek geçiş sayısını değil, 10 günlük hareketli ortalamayı gösteriyor.
Gerçek günlük geçişlerde ise tablo daha çarpıcı. Cumartesi günü yalnızca 2 emtia gemisi, pazar günü ise 6 gemi boğazdan geçti. Pazar günkü geçişlerin önemli bölümünün İran tarafından kullanılan rota üzerinden gerçekleştiği bildirildi.
Bir süper tanker ile metal, tahıl ve yağlı tohum taşıyan üç kuru yük gemisinin pazar günü boğaza giriş yaptığı, Suudi Arabistan’dan yük alan bir ürün tankerinin ise çıkış girişiminden vazgeçerek geri döndüğü belirtildi. Ayrıca 2 Eylül’den bu yana boğazdan dışarı çıkan çok büyük ham petrol tankerinin bulunmadığı aktarıldı.
ABD üç İran tankerini vurdu
Deniz trafiğindeki sert düşüş, ABD ve İran’ın hafta sonu karşılıklı saldırılarıyla daha da belirginleşti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları’nın iki ABD savaş gemisine balistik füze fırlatmasının ardından üç İran petrol tankerinin vurulduğunu açıkladı.
CENTCOM’a göre Downy adlı tanker Hark Adası açıklarında, Stark 1 Cask yakınlarında devre dışı bırakıldı. Kylo ya da diğer adıyla Noxen isimli boş tanker ise Umman Körfezi’nde vuruldu ve mürettebatın gemiyi terk etmesinin ardından kullanılamaz hale getirildi.
İran’dan karşı saldırı açıklamaları
İran Devrim Muhafızları da karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nda “izinsiz rotaları” kullandığını ileri sürdüğü tankerleri ve ABD unsurlarını hedef aldığını açıkladı.
Tarafların bazı saldırılara ilişkin açıklamaları birbiriyle çelişirken, denizcilik uzmanları ticari tankerlerin doğrudan askeri gerilimin parçası haline gelmesinin bölgedeki risk seviyesini ciddi biçimde yükselttiğine dikkat çekiyor.
Hazirandaki anlaşmanın ardından tansiyon yeniden yükseldi
Washington ile Tahran, haziran ayında savaşı sona erdirmeye ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini yeniden artırmaya yönelik bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşmayla geçici ateşkesin uzatılması ve boğazdaki ticari trafiğin kademeli biçimde normale dönmesi hedeflenmişti.
Ancak sonraki haftalarda anlaşmanın uygulanmasına ilişkin anlaşmazlıklar ve karşılıklı saldırılar süreci yeniden çıkmaza soktu. Eylül başında yaşanan son çatışmalar ise Hürmüz’deki ticari hareketliliği yeniden aşağı çekti.
İran yeni bir kısıtlı bölge kurmaya hazırlanıyor
Gerilimin yükseldiği sırada Tahran yönetiminden Hürmüz Boğazı’nda yeni bir kısıtlı seyir bölgesi oluşturulacağı açıklaması da geldi.
İran Ulusal Güvenlik yetkilileri, yeni güzergâhın haritalarının açıklanacağını ve boğazdaki bazı geçişlerin İran tarafından kontrol edileceğini bildirdi. Tahran, ABD’nin saldırılarını durdurması halinde boğazın açık tutulacağını savunuyor.
Petrol fiyatlarında yükseliş
Hürmüz’deki gerilimin enerji piyasalarına etkisi de sürüyor. Brent petrol, ABD-İran saldırılarının ardından 97 dolar seviyesine yaklaşırken, ABD tipi WTI petrol de 90 doların üzerinde işlem gördü.
Boğazdaki ticari gemi trafiğinin düşük kalması, özellikle Orta Doğu’dan Asya’ya yapılan petrol sevkiyatları açısından arz endişelerini artırıyor. Uzmanlar, tanker saldırılarının devam etmesi halinde enerji fiyatlarında yeni yükselişlerin yaşanabileceğini değerlendiriyor.
Washington ekonomik baskıyı da artırdı
ABD yönetimi askeri baskının yanı sıra İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarını da genişletiyor. Trump yönetimi ağustos ayında “Operation Economic Outcast” adı verilen yeni bir ekonomik izolasyon kampanyası başlattığını duyurdu.
Beyaz Saray, operasyonun İran’ın kalan uluslararası ticaret ve finans bağlantılarını hedeflediğini açıklarken, Tahran yönetimi ekonomik baskının İran’ın politikalarını değiştiremeyeceğini savunuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki son veriler, haziran ayında başlayan diplomatik sürece rağmen ABD-İran geriliminin küresel enerji taşımacılığı üzerindeki baskısının yeniden arttığını gösteriyor.









