İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD yönetimindeki bazı çevrelerin küresel enerji piyasalarını etkilemeye çalıştığını öne sürerek Washington’a yönelik dikkat çeken suçlamalarda bulundu.
Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran istihbaratının enerji piyasalarını yönlendirmeye yönelik kapsamlı girişimler tespit ettiğini savundu. İranlı Bakan, ABD yönetimindeki bazı unsurların medya üzerinden enerji fiyatlarını etkilemeye çalıştığını ve bunun arkasında hem ekonomik hem de siyasi çıkarların bulunduğunu iddia etti. ’nın aktardığı açıklamada Arakçi, iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt veya ayrıntı paylaşmadı.
Arakçi: Enerji piyasalarını manipüle etmeye çalışıyorlar
İran Dışişleri Bakanı, “İstihbaratımız, enerji piyasalarını manipüle etmeye yönelik büyük çabalar olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Arakçi, ABD hükümetindeki bazı unsurların medyayı kullanarak fiyatları etkilemeye çalıştığını ileri sürerken, bunun amacının kişisel kazanç sağlamak ve ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’la devam eden çatışmanın içerisinde tutmak olduğunu savundu.
İranlı Bakan ayrıca ABD’de İsrail’le yakın ilişki içerisinde olduğunu ileri sürdüğü bazı çevreleri de hedef aldı. Bu aktörlerin savaşın gidişatına ilişkin olumlu bir tablo çizerek çatışmanın devamını teşvik ettiğini iddia etti.
Arakçi’nin değerlendirmeleri İran hükümetinin iddiaları niteliğinde bulunuyor. ABD yönetiminden söz konusu suçlamaları doğrulayan herhangi bir açıklama yapılmış değil.
Hürmüz Boğazı enerji piyasalarının merkezinde
İran ile ABD arasındaki gerilimin küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkileyen en önemli başlığı Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.
İran, stratejik boğazdaki gemi geçişlerine ciddi kısıtlamalar uygularken Washington yönetimi bölgenin uluslararası deniz trafiğine açık olduğunu savunuyor. İran Devrim Muhafızları ise 28 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrol” sağladığını öne sürerek ABD’nin boğazın açık olduğuna ilişkin açıklamalarını reddetti.
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 120 gemi geçerken, çatışmaların ardından ticari gemi trafiği bazı dönemlerde tek haneli rakamlara kadar geriledi. Denizcilik verileri, Haziran ayında geçici normalleşme döneminde bile günlük geçişlerin savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altında kaldığını gösterdi.
’ın 25 Ağustos tarihli verilerine göre boğazdan geçen petrol miktarı da savaş öncesindeki günlük 20 milyon varilin üzerindeki seviyelerden yaklaşık 5 milyon varil düzeyine kadar geriledi.
ABD’de benzin fiyatları savaş öncesine göre yüksek
Arakçi açıklamasında savaşın ekonomik sonuçlarının Amerikan tüketicileri tarafından da hissedildiğini savundu.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) resmi verileri de akaryakıt fiyatlarında savaş öncesine göre belirgin bir yükseliş yaşandığını gösteriyor.
ABD’de normal benzinin ortalama galon fiyatı Şubat 2026’da 2,91 dolar seviyesindeyken, mayıs ayında aylık ortalama 4,48 dolara yükseldi. 24 Ağustos haftasında ise ortalama fiyat yaklaşık 4,09 dolar seviyesinde gerçekleşti.
Dolayısıyla fiyatlar mayıs ayındaki zirvelerden bir miktar gerilemiş olsa da savaş öncesindeki seviyelerin halen belirgin biçimde üzerinde bulunuyor.
Petrol fiyatlarında Hürmüz etkisi sürüyor
İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve diğer çatışma bölgelerindeki üretim sorunları küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı artırdı.
Reuters’ın değerlendirmesine göre çatışmalardan etkilenen bölgeler Ağustos 2026 itibarıyla dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturuyor. Hürmüz geçişlerindeki sorunlar özellikle Körfez ülkelerinden yapılan sevkiyatları ve rafine yakıt piyasalarını etkiliyor.
Brent petrolü yıl içinde 120 doların üzerine çıktıktan sonra gerilese de piyasalardaki kırılganlık devam ediyor. Ağustos sonunda fiyatların 90 dolar civarında seyretmesine rağmen rafine ürünlerdeki arz sıkıntısının özellikle dizel, jet yakıtı ve benzin piyasalarında baskı oluşturduğu belirtiliyor.
Washington ile Tahran arasındaki mücadele ekonomiye taşındı
ABD, İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarını son dönemde daha da genişletirken Tahran yönetimi ise Washington’ın yaptırımlarını ve deniz ablukasını sona erdirmesini istiyor.
İran ekonomisi de çatışma ve yaptırımlardan ağır biçimde etkileniyor. Reuters’ın 29 Ağustos tarihli haberine göre İran yönetimi dış ticarette yaklaşık yüzde 35’lik düşüş yaşandığını kabul ederken yüksek enflasyon ve ekonomik daralma ülkedeki baskıyı artırıyor.
Arakçi’nin son açıklaması, ABD ile İran arasındaki mücadelenin yalnızca askeri ve diplomatik alanda değil, petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı ve küresel enerji piyasaları üzerinden de devam ettiğini ortaya koyuyor.









