ABD’de büyük kurumsal yatırımcıların ikinci çeyrekteki portföy hareketleri, teknoloji hisselerinde güçlü bir yön birliğinin oluşmadığını ortaya koydu. SEC’ye sunulan üç aylık 13F bildirimleri, yatırımcıların yarı iletkenler, yapay zekâ altyapısı ve mega teknoloji şirketlerinde daha temkinli hareket ettiğini gösterdi.
Reuters’ın 6 bin 371 emeklilik fonu, hedge fonu, varlık yöneticisi ve diğer kurumsal yatırımcının bildirimleri üzerinde yaptığı analize göre, birçok teknoloji segmentinde pozisyon artıranlarla azaltanların oranları birbirine oldukça yakın seyretti.
Veriler, yatırımcıların teknoloji sektöründen tamamen uzaklaşmadığını ancak özellikle yüksek değerlemelere ulaşan büyük şirketlerde daha seçici davrandığını ortaya koydu.
Muhteşem Yedi’de satışlar alımların önüne geçti
Kurumsal yatırımcıların en yakından takip edilen hareketlerinden biri, piyasanın son yıllardaki yükselişinde büyük rol oynayan “Muhteşem Yedi” hisselerinde görüldü.
Microsoft ve Meta Platforms gibi dev teknoloji şirketlerini de içeren bu grupta, incelenen yatırımcıların yaklaşık yüzde 44’ü pozisyonlarını azalttı.
Buna karşılık yatırımcıların yüzde 42’si Muhteşem Yedi şirketlerinde yeni pozisyon açtı veya mevcut yatırımlarını artırdı.
Geri kalan yatırımcılar ise portföylerinde herhangi bir değişiklik bildirmedi.
Bu tablo, son yıllarda ABD borsalarının yükselişine önemli katkı sağlayan mega teknoloji şirketlerinde kurumsal yatırımcılar arasında güçlü bir ortak görüş bulunmadığına işaret etti.
“Fikir birliğinin olmadığını gösteriyor”
OnyxPoint Global Management’ın kurucusu Shaia Hosseinzadeh, alım ve satış oranlarının birbirine oldukça yakın olmasını yatırımcıların teknoloji sektörünün geleceği konusunda ortak bir noktada buluşamamasıyla ilişkilendirdi.
Hosseinzadeh şöyle konuştu:
“Alım ve satımlar bu kadar yakın eşleştiğinde, bu bize fikir birliğinin olmadığını gösteriyor,”
Yapay zekâ yatırımlarının büyüklüğü konusunda ciddi bir tartışma olmadığını belirten Hosseinzadeh:
“Yapay zekâya yapılan harcamaların miktarı konusunda kimse itiraz etmiyor.”
değerlendirmesinde bulundu.
Ancak asıl belirsizliğin, bu büyük yatırım dalgasından hangi şirketlerin en yüksek kârlılığı elde edeceği konusunda ortaya çıktığını ifade etti.
Büyük fonlarda risk sınırları devreye giriyor
Bazı piyasa uzmanlarına göre büyük teknoloji şirketlerindeki satışların tamamını bu şirketlere ilişkin olumsuz beklenti olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.
Uzun süredir teknoloji şirketlerinde yüksek pozisyonlara sahip büyük fonlar, kendi yatırım politikaları veya risk limitleri nedeniyle yeni alım yapmakta zorlanabiliyor.
Interactive Brokers piyasa stratejisti Steve Sosnick bu durumu şöyle değerlendirdi:
“Gördüğünüz şey, bu büyük firmaların bazılarının risk parametreleri veya yatırım politikaları göz önüne alındığında istedikleri veya olmaları gerektiği kadar uzun pozisyonda olmaları olabilir”
Sosnick, bu tablonun bazı teknoloji şirketlerinin güçlü finansal sonuçlar açıklamasına rağmen hisselerinde neden satış görülebildiğini de açıklayabileceğini söyledi.
“Bu durum, iyi kazanç bildiren bazı şirketlerin hisselerinin daha sonra düşüş yaşamasının nedenini de açıklıyor,”
Sosnick’e göre normal koşullarda olumlu bilanço sonrasında yeni alım yapabilecek büyük yatırımcıların, mevcut pozisyonlarının zaten çok yüksek olması nedeniyle ilave risk almak istememesi fiyat hareketlerini sınırlayabiliyor.
Çip şirketlerinde kurumsal yatırımcı ilgisi devam ediyor
Mega teknoloji hisselerindeki temkinli görünümün aksine, yarı iletken sektöründe kurumsal yatırımcıların alım eğilimi ikinci çeyrek sonunda devam etti.
13F verilerine göre bildirimde bulunan yatırımcıların yaklaşık yüzde 48’i yarı iletken şirketlerinde net alıcı konumundaydı.
Net satıcıların oranı ise yüzde 34,5 seviyesinde kaldı.
Bu tablo, yapay zekâ yatırımlarının temel altyapısını oluşturan işlemci, bellek ve diğer gelişmiş yarı iletken ürünlerine yönelik uzun vadeli beklentilerin kurumsal yatırımcılar açısından önemini koruduğunu gösterdi.
Yazılım şirketlerinde de dengeli görünüm
Adobe ve Datadog’un da aralarında bulunduğu 20 büyük yazılım şirketine yönelik yatırımcı hareketlerinde ise satış tarafı hafif şekilde öne çıktı.
Kurumsal yatırımcıların yüzde 28,2’si net satıcı, yüzde 26,3’ü ise net alıcı olduğunu bildirdi.
Aradaki farkın sınırlı olması, yazılım sektöründe de teknoloji hisselerinin tamamını kapsayan güçlü bir satış eğilimi yerine şirket bazlı seçiciliğin arttığını ortaya koydu.
Tiger Global teknoloji devlerindeki pozisyonlarını azalttı
13F bildirimlerinde en fazla dikkat çeken fonlardan biri Tiger Global Management oldu.
Yakından takip edilen hedge fonu, ikinci çeyrekte Microsoft, Nvidia ve Meta dahil olmak üzere bazı Muhteşem Yedi şirketlerindeki pozisyonlarını küçülttü.
Tiger Global ayrıca Alphabet’teki yatırımını önemli ölçüde azaltarak şirkette tuttuğu hisse miktarını yüzde 45,4 düşüşle 5,8 milyon hisseye çekti.
Fon, Taiwan Semiconductor Manufacturing Company’deki pozisyonunu da azaltırken Intel hisselerindeki yatırımını artırdı.
Bu hareketler, büyük teknoloji şirketlerinin tamamına yönelik tek yönlü bir strateji izlenmediğini; yatırımcıların şirketler arasında yeniden pozisyonlama yaptığını gösterdi.
Temmuzdaki teknoloji satışları hedge fonlarını zorladı
İkinci çeyrekte oluşturulan yüksek teknoloji pozisyonlarının ardından temmuz ayında yaşanan satış dalgası bazı hedge fonlarının performansını olumsuz etkiledi.
JPMorgan’ın Reuters tarafından görülen analizine göre, teknoloji hisselerine yoğun şekilde yatırım yapan hedge fonları ve diğer spekülatif yatırımcıların pozisyonlardan hızla çıkmaya çalışması, daha önce elde edilen getirilerin önemli bölümünün geri verilmesine neden oldu.
Özellikle aynı hisselerde yoğunlaşan yatırımcıların eş zamanlı satışa geçmesi, teknoloji hisselerindeki düşüşü hızlandıran faktörlerden biri oldu.
Yapay zekâ hisselerinde alım iştahı tamamen kaybolmadı
Bununla birlikte 13F bildirimleri, yatırımcıların yapay zekâ temasından bütünüyle vazgeçmediğini ortaya koydu.
İkinci çeyrek verilerini açıklayan kurumların yaklaşık yüzde 36’sı CoreWeave, Arista Networks ve Broadcom gibi yapay zekâyla bağlantılı şirketlerde net alıcı olduğunu bildirdi.
Bu eğilim, yapay zekâ altyapısına yönelik uzun vadeli büyüme beklentilerinin kurumsal yatırımcıların portföylerinde ağırlığını koruduğunu gösterdi.
Ancak yatırımcıların bu alandaki riskleri daha dikkatli yönetmeye başladığı da görülüyor.
“Yüksek kaldıraçlı bir ivme ticaretine dönüştü”
Erlen Capital Management yönetici ortağı Bruno Schneller, ikinci çeyrekte yapay zekâ bağlantılı şirketlere yönelik yatırım davranışının değiştiğini söyledi.
Schneller, bellek çiplerinden veri merkezlerine kadar uzanan yapay zekâ yatırımlarının:
“temel bir büyüme hikayesinden, yüksek kaldıraçlı bir ivme ticaretine dönüştüğünü”
ifade etti.
Temmuz ayında teknoloji hisselerinde görülen satış dalgasını ise yapay zekâ sektörünün uzun vadeli potansiyelinin reddedilmesi olarak değerlendirmedi.
Schneller, yaşananları:
“uzun vadeli yapay zeka tezinin reddedilmesinden ziyade, kaldıraç ve yetersiz risk kontrolleriyle güçlendirilmiş klasik bir kalabalık işlem çözülme süreci”
olarak nitelendirdi.
Enerji hisselerinde satış eğilimi daha belirgin
Kurumsal yatırımcıların ikinci çeyrekte en mesafeli yaklaştığı alanlardan biri ise enerji sektörü oldu.
Ham petrol fiyatlarında yükseliş yaşanmasına rağmen incelenen büyük enerji şirketlerinde yatırımcıların yüzde 40,3’ü net satıcı olduğunu bildirdi.
Net alıcıların oranı ise yalnızca yüzde 28 seviyesinde kaldı.
Bu durum, enerji fiyatlarındaki yükselişin büyük kurumsal yatırımcıların sektör genelinde yeni pozisyon açması için tek başına yeterli olmadığını gösterdi.
OnyxPoint enerji şirketlerinde pozisyon artırdı
Genel eğilimin aksine bazı fonlar enerji şirketlerine yönelik yatırımlarını genişletti.
Yapay zekâ altyapısının artan enerji ihtiyacından yararlanabilecek şirketlere odaklanan OnyxPoint, ikinci çeyrekte enerji sektöründeki bazı pozisyonlarını artırdı.
Hedge fonu BP ve Devon Energy’de yeni pozisyonlar oluştururken Fervo Energy gibi şirketlere de yatırım yaptı.
Fon ayrıca veri merkezleriyle bağlantılı enerji altyapısına yönelik yatırımlarını genişletti.
Veri merkezlerinde tam denge oluştu
Yapay zekâ yatırımlarının en kritik unsurlarından biri haline gelen veri merkezlerinde ise kurumsal yatırımcılar adeta “bekle ve gör” stratejisi izledi.
13F bildirimlerini sunan yatırımcıların yüzde 24,3’ü veri merkezi şirketlerinde net alıcı, yine yüzde 24,3’ü net satıcı olduğunu açıkladı.
Bu neredeyse tam denge, yatırımcıların yapay zekâ kaynaklı veri merkezi büyümesinin devam edeceğini kabul etmekle birlikte, yüksek değerlemeler ve artan yatırım maliyetleri konusunda daha dikkatli hareket ettiğini gösteriyor.
13F verileri teknoloji tarafında seçiciliğe işaret ediyor
30 Haziran’da sona eren ikinci çeyreği kapsayan SEC bildirimleri, kurumsal yatırımcıların teknoloji sektöründen geniş çaplı bir çıkış gerçekleştirmediğini ortaya koyuyor.
Bunun yerine veriler, mega teknoloji şirketlerinde kâr realizasyonu ve risk azaltımı, yarı iletkenler ile belirli yapay zekâ şirketlerinde ise yatırım iştahının devam ettiği daha parçalı bir tabloya işaret ediyor.
Özellikle Muhteşem Yedi, yapay zekâ altyapısı, çip üreticileri ve veri merkezlerinde alıcılarla satıcıların birbirine yakın seyretmesi, Wall Street’in yapay zekâ yatırımlarının büyüyeceği konusunda büyük ölçüde hemfikir olmasına rağmen bu büyümeden hangi şirketlerin en fazla kazanç sağlayacağı konusunda henüz ortak bir görüşe ulaşamadığını gösteriyor.









