Yaklaşık 400 milyon seçmenin sandık başına gideceği seçimler, bugünden itibaren 4 gün sürecek.

AB kurumları arasında üyeleri doğrudan halk tarafından seçilen tek organ olan AP'nin 720 yeni üyesi, 1979'dan bu yana düzenlenen onuncu seçimle belirlenecek.

Seçimler, 9 Haziran akşamı 27 ülkenin tamamında sandıkların kapanmasıyla sona erecek. Takip eden saatlerde AP, kesin olmayan sonuçları açıklayacak.

Sonuçların resmileşmesinin ardından, yeni milletvekilleri, üyesi oldukları siyasi partilerin görüşleriyle AP çapında örtüşen diğer partilerle çatı oluşumlar kurma çalışmalarına başlayacak.

Bu koalisyonların, AB'nin yasama organının gelecek 5 yıl boyunca alacağı kararlarda söz sahibi olacak siyasi grupları oluşturması bekleniyor. Siyasi gruplar, 16 Temmuz'da başlayacak yeni yasama döneminin ilk Genel Kurul toplantısında hazır bulunacak, ancak süreç burada sona ermeyecek.

AP'nin yeni Genel Kurulu, seçim gündemi nedeniyle ertelenen yasa tekliflerini görüşmeye başlarken, aynı zamanda AB'nin yeni yönetim kadrolarının oluşturulma süreci de devam edecek.

AB'yi gelecek 5 yıl boyunca yönetecek isimler de belli olacak

Avrupalı seçmenler, bu seçimle yalnızca AP milletvekillerini değil, gelecek beş yıl boyunca etkili olacak yeni yönetimi de belirleyecek.

Seçimin ardından yaklaşık altı aylık bir süreçte AB'nin yürütme organı olan Komisyon ve karar alma organı olan Konseyin yapısı da şekillenecek.

İngiltere’de yapılan iki ankete göre İşçi Partisi tarihi bir seçim zaferi kazanacak İngiltere’de yapılan iki ankete göre İşçi Partisi tarihi bir seçim zaferi kazanacak

AB'nin en üst ve prestijli pozisyonu olan AB Komisyonu Başkanlığı için, özellikle en çok oy alan siyasi grubun liste başı adayı, diğer gruplardan yoğun destek aramaya başlayacak.

AB Zirvesi olarak bilinen AB Konseyinin ilk toplantısında, üye ülkelerin liderleri AB Komisyonu Başkanlığı için adaylarını sunacak.

İlerleyen aylarda, milletvekilleri, AB ülkelerinin liderleri tarafından gösterilen adaylar arasından AB Komisyonunun yeni başkanını seçecek.

AB'de bakan görevi gören Komisyon üyeleri ise, üye ülkeler tarafından Komisyon başkanına danışılarak aday gösterilecek.

Bu isimlerin göreve başlaması için onayı da yine AP verecek.

AB'nin karar alma organı ve AP ile yasama yetkisini paylaşan Konseyin yeni başkanı ise, üye ülkelerin liderleri tarafından nitelikli çoğunlukla seçilecek ve 1 Aralık'ta görevine başlayacak.

Böylece AB, yılın son ayına, gelecek beş yılını yönetecek yeni isimlerle girecek.

AP seçimleri takvimi

Avrupa'da 27 ülkenin ortak geleceğinde söz sahibi olacak isimleri belirlemenin ilk ayağı olan AP seçimleri, 4 güne yayılacak. Oy kullanılacak günler ülkeden ülkeye değişiyor. Hollanda'nın ardından 7 Haziran'da İrlanda, Çekya ve Estonya'da AP seçimleri için oy kullanılacak.

8 Haziran'da İtalya, Malta, Slovakya ve Letonya'da seçmenler AP seçimleri için sandığa gidecek.

En hareketli gün ise 21 ülkenin seçmeninin sandık başına gideceği 9 Haziran olacak. Oy verme işleminin sürdüğü Estonya ve İtalya'ya 19 ülkenin daha eklenmesiyle 9 Haziran'da AB'nin toplam 21 üyesinde seçim yapılacak.

Almanya, Fransa, İspanya, Polonya, Romanya, Belçika, Portekiz, Yunanistan, Macaristan, Finlandiya, Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, İsveç, Hırvatistan, Litvanya, Slovakya, Lüksemburg ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sandığa gidecek.

Her ülke nüfusu oranında milletvekili çıkarıyor

Bu seçim, AP'deki sandalye sayısı açısından bir ilke işaret ediyor. İngiltere'nin 2020'de AB'den ayrılması, 2019 seçimlerinin ardından görevine henüz başlamış AP'nin üye sayısını da etkilemişti. Ancak sandalye sayısının artık 28 değil, 27 üye ülkeye göre yeniden düzenlenmesi, bir sonraki seçime bırakıldı. Dolayısıyla bu seçimde ilk kez 705 yerine 720 milletvekili seçiliyor. Nüfuslarına göre en çok milletvekilini çıkaran ilk 5 ülke sırasıyla Almanya (96), Fransa (81), İtalya (76), İspanya (61) ve Polonya (53) şeklinde olacak.

Romanya 33, Hollanda 31, Belçika 22, Portekiz, Yunanistan, Macaristan, İsveç ve Çekya 21'er, Avusturya 20, Bulgaristan 17, Slovakya, Danimarka ve Finlandiya 15'er, İrlanda 14, Hırvatistan 12, Litvanya 11, Letonya ve Slovakya 9'ar, Estonya 7, Malta, Lüksemburg ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise 6'şar milletvekili çıkaracak.

AP seçimleri ve aşırı sağın yükselişi

Avrupa genelinde geleneksel partiler, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde aşırı sağın büyük bir başarı elde etme olasılığından endişe ediyor. Birçok uzman, güç dengesinin süper güçler arasında belirlendiği ve bu güçlerin doğrudan savaşa girmeyip üçüncü dünya ülkelerinde savaşı sürdürdüğü Soğuk Savaş dönemine geri dönüldüğünü iddia ediyor. Son dönemde küreselleşme, uluslararası göç, üretim süreçlerindeki değişimler, demografik değişimler, neoliberal politikalar, artan eşitsizlik, kitle iletişim araçlarının çeşitlenmesi ve artan sosyal hareketler gibi faktörlerin aşırı sağ olgusunu yeniden canlandırdığını gözlemliyor.

Küreselleşmenin hızla artan etkisi ve tek taraflı yaptırımların benimsenmesiyle birlikte Avrupa'da artan sanayi kaybı sorunları, önemli işsizlik sorunlarını ortaya çıkarıyor. Giderek azalan Avrupa sanayisi içinde orta sınıfın güç kaybetmesi, Asya'nın özellikle Çin liderliğindeki yükselişi ve bireylerin refah düzeyindeki azalma, ciddi sosyal ve sınıfsal sorunları da beraberinde getiriyor.

Neoliberal politikalarla desteklenen küreselleşme hırsının artmasıyla birlikte adaletsiz sermaye dağılımı daha da belirgin hale geliyor. Bu durum, 'daha iyi bir yaşam' arayışında olan kitleleri göçe zorluyor. Muhafazakar, düşük gelirli ve liberal siyasi sistemlere tepki gösteren sosyal gruplar, kendilerini temsil edebilecekleri ve seslerini duyurabilecekleri tek kapının aşırı sağ partiler olduğunu düşünerek onlara doğru kayıyor.

Editör: Haber Merkezi