İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşması, salondaki protestolar ve çok sayıda delegenin konuşma sırasında salonu terk etmesiyle gündeme geldi. İsrail gazetesi Haaretz ise gelişmelerin ardından yayımladığı editöryal yazıda, Netanyahu hükümetinin politikalarının İsrail’in ABD’deki konumuna ciddi zarar verdiğini savundu.
Netanyahu, 24 Eylül’de BM Genel Kurulu kürsüsünden İsrail’in bölgedeki askeri politikalarını savunurken, onlarca delege salonu terk etti. Aynı saatlerde BM Genel Merkezi çevresinde de Netanyahu karşıtı gösteriler düzenlendi.
'ın aktardığına göre protestolarda aralarında oyuncular ve siyasi isimlerin de bulunduğu en az 30 kişi gözaltına alındı.
Haaretz: İsrail’in ABD’deki konumu tarihi bir sorunla karşı karşıya
Haaretz'in 25 Eylül tarihli editöryal yazısında, Netanyahu hükümetinin İsrail'in ABD'deki konumunu benzeri görülmemiş ölçüde zayıflattığı görüşü dile getirildi.
Gazetenin değerlendirmesinde, Beyaz Saray'da İsrail'e destek veren bir yönetim bulunmasına rağmen iki ülke arasındaki ilişkilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu ileri sürüldü.
Haaretz, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların yalnızca Demokrat seçmenler arasında değil, Cumhuriyetçi çevrelerin bir bölümünde de İsrail'e yönelik yaklaşımı etkilediğini savundu.
Gazetenin bu değerlendirmeleri editöryal görüş niteliği taşıyor; ABD yönetiminin veya Amerikan kamuoyunun tamamının ortak tutumu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Netanyahu’nun BM konuşmasında delegeler salonu terk etti
Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına yönelik tepki yalnızca basındaki değerlendirmelerle sınırlı kalmadı.
'ın bildirdiğine göre Netanyahu kürsüye çıktığı sırada çok sayıda delege Genel Kurul salonundan ayrıldı. Netanyahu ise konuşmasında İsrail'in bölgedeki askeri faaliyetlerini savundu ve ülkesine yönelik uluslararası eleştirilere karşı çıktı.
BM binasının dışında da yüzlerce kişinin katıldığı protestolar gerçekleştirildi. Gösterilerde Netanyahu ve İsrail hükümetinin Gazze politikaları protesto edildi.
Smotrich ve Ben-Gvir tartışması
Haaretz'in editöryal değerlendirmesinde Netanyahu liderliğindeki hükümetin yapısına da dikkat çekildi.
Gazete, hükümette Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi aşırı sağcı siyasetçilerin bulunmasının İsrail'in uluslararası konumuna yönelik eleştirilerin artmasında etkili olduğunu savundu.
Özellikle Gazze'deki savaş, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti ve bölgedeki diğer çatışmaların ABD kamuoyunda İsrail hükümetine yönelik tartışmaları büyüttüğü değerlendirmesinde bulunuldu.
Trump-Netanyahu ilişkileri de tartışılıyor
Haaretz'in yazısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya yaklaşımında da değişim yaşandığı ileri sürüldü.
Ancak Trump'ın Netanyahu'ya tamamen “sırtını döndüğü” şeklindeki ifade, Haaretz'in siyasi yorumunu yansıtıyor. Trump yönetimi İsrail'e desteğini sürdürürken iki lider arasında belirli bölgesel politikalar konusunda zaman zaman görüş ayrılıkları da gündeme geliyor.
Nitekim Netanyahu'nun BM konuşması öncesindeki gelişmeler de İsrail'in ABD siyasetindeki konumuna ilişkin tartışmaları yeniden öne çıkardı.
ABD kamuoyundaki değişim yakından izleniyor
Tartışmanın bir başka boyutunu ise Amerikan kamuoyunun İsrail'e yaklaşımı oluşturuyor.
Haaretz, özellikle genç Amerikalılar arasında İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin belirgin biçimde arttığını savunarak, bu eğilimin uzun vadede ABD-İsrail ilişkileri açısından önem taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Gazete, İsrail kamuoyunun yalnızca Netanyahu'nun BM'deki konuşmasına değil, ülkenin ABD'deki algısının nasıl değiştiğine de dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Netanyahu ise İsrail'in askeri operasyonlarına yönelik uluslararası eleştirileri reddederek ülkesinin güvenliğini sağlamak amacıyla hareket ettiğini savunuyor. BM'deki konuşmasında da İsrail ordusunun faaliyetlerini savunan Netanyahu, ülkesine yöneltilen suçlamalara karşı çıktı.









