Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), küresel su kaynaklarına ilişkin yeni raporunda dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 17 Eylül 2026’da yayımlanan “State of Global Water Resources 2025” raporuna göre, 2025 yılı dünya genelinde nehir akışları bakımından son 35 yılın en kurak dönemlerinden biri oldu.
Raporda yalnızca nehirlerdeki su miktarının değil, yeraltı sularının, buzulların ve kar-buz rezervlerinin de uzun süredir baskı altında olduğu belirtildi. WMO, küresel su döngüsünün giderek daha düzensiz hale geldiğine, bazı bölgelerde ciddi kuraklık yaşanırken başka bölgelerin aşırı yağış ve sellerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Nehir havzalarının yüzde 36’sında akış normalin altında kaldı
WMO verilerine göre 2025 yılında dünya genelindeki nehir havzalarının yaklaşık yüzde 36’sında su akışı uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşti.
2025, küresel nehir debileri açısından son 35 yılın en düşük seviyelerinin görüldüğü yıllardan biri olarak kayıtlara geçti. Son yedi yılda normal akış koşullarına sahip nehir havzalarının oranı da belirgin biçimde azaldı. 1991-2020 döneminde normal kabul edilen havza oranı ortalama yüzde 46 seviyesindeyken, son yıllarda bu oran yüzde 34-38 bandında kaldı.
Yeraltı sularında çok yıllı düşüş dikkat çekiyor
Raporda en ciddi uyarılardan biri yeraltı su rezervlerine ilişkin yapıldı.
2022-2025 döneminde Amerika kıtasının bazı bölgeleri, Avrupa, Orta Doğu, Hindistan, Güney Afrika ve Avustralya’da kalıcı yeraltı suyu açıkları gözlendi. Özellikle Orta ve Doğu Avrupa, ABD’nin orta kesimleri, Meksika’nın bazı bölgeleri, Şili, Brezilya, Güney Afrika, Hindistan ve Avustralya’da yeraltı su seviyelerinin uzun dönem ortalamalarının belirgin biçimde altında kaldığı tespit edildi.
Buna karşılık Fransa’nın bazı bölgeleri, Kuzey Avrupa’nın büyük bölümü, ABD’nin güneydoğusu, Güneydoğu Asya ve doğu Avustralya’da yeraltı su seviyelerinin normalin üzerinde seyrettiği alanlar bulundu.
WMO: Su birikim hesabımızı tüketiyoruz
WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, yeraltı suları, buzullar, kar örtüsü, göller, nehirler ve toprak neminden oluşan yavaş yenilenen su rezervlerini dünyanın “birikim hesabına” benzetti.
Saulo, bu rezervlerin geçmişte kurak dönemlerin etkisini hafifleten doğal bir tampon görevi gördüğünü ancak artık bu birikimin giderek azaldığını belirtti.
WMO’ya göre küresel karasal su depolaması 2014-2016 döneminden bu yana belirgin bir düşüş eğiliminde. 2025’te gözlem yapılan kuyuların yaklaşık üçte ikisinde su seviyeleri tarihsel normların dışında kalırken, dengenin 2024’e göre daha fazla su açığı yönüne kaydığı kaydedildi.
Buzullar üst üste dördüncü yıl küçüldü
Su kaynaklarındaki baskının bir başka önemli göstergesi ise buzullardaki kayıp oldu.
WMO verilerine göre 2025, dünyanın tüm büyük buzul bölgelerinde net buz kaybının görüldüğü üst üste dördüncü yıl oldu. Sadece 2025 hidrolojik yılında buzullar yaklaşık 408 gigaton kütle kaybetti.
2023-2025 dönemindeki toplam buzul kaybı ise yaklaşık 1.400 gigaton suya ulaştı. WMO, bu miktarın yaklaşık 560 milyon olimpik yüzme havuzunu doldurabilecek büyüklükte olduğunu belirtiyor.
Orta Doğu da su kaybının yoğunlaştığı bölgeler arasında
Rapora göre 2021-2025 döneminde Amazon ve La Plata havzalarının yanı sıra Kuzey Amerika, Orta ve Doğu Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu’da nehir akışlarının birçok yıl normalin altında kaldığı görüldü.
2025’te de Orta Doğu, Orta Asya, Doğu Avrupa ve Kuzey Amerika’nın önemli bölümlerinde nehir debileri ortalamanın altında kaldı. Karasal su depolamasındaki azalma açısından Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya da öne çıkan bölgeler arasında yer aldı.
Güçlenen El Niño yeni riskleri beraberinde getiriyor
WMO’nun küresel su raporu 2025 yılına kadar olan verileri kapsıyor. Bu nedenle 2026 yazında Avrupa’da Ren ve Tuna gibi nehirlerde yaşanan düşük su seviyeleri raporun ana istatistiklerine dahil değil.
Bununla birlikte WMO, 2026’da güçlenen El Niño’nun 2027’ye kadar küresel yağış düzenlerini ciddi biçimde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Kuruma göre El Niño’nun Şubat 2027’ye kadar devam etme ihtimali yüzde 100’e yakın ve olayın yıl sonuna doğru çok güçlü seviyeye ulaşması bekleniyor.
Güçlü El Niño bazı bölgelerde kuraklık riskini artırırken başka bölgelerde yoğun yağış ve sel olasılığını yükseltebiliyor. Ancak WMO, 2026 veya 2027 su raporlarının mutlaka daha kötü çıkacağını söylemiyor; mevcut tahminler yalnızca su döngüsündeki aşırı olay riskinin artabileceğine işaret ediyor.
Su krizi artık tek başına kuraklık anlamına gelmiyor
WMO’nun değerlendirmesine göre küresel su krizi yalnızca suyun azalmasıyla sınırlı değil. Asıl sorun, su döngüsünün giderek daha öngörülemez hale gelmesi.
Bir bölgede uzun süreli kuraklık yaşanırken başka bir bölgede kısa sürede yıkıcı sel meydana gelebiliyor. Kurum, su kaynaklarının korunması için daha güçlü gözlem sistemleri, veri paylaşımı, erken uyarı mekanizmaları ve sınır aşan su yönetimi gerektiğini vurguluyor.









