Bursada Biz
Akşam 00:00
ALTIN — Dolar —

Türkiye'de doğurganlık hızı 11 yıldır aralıksız düşüyor

Türkiye'nin nüfus artış hızının son yıllarda belirgin biçimde yavaşlaması, ülkenin demografik yapısında köklü ve kalıcı değişimlere yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Doğurganlık hızındaki gerilemenin uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayacağını savunan uzmanlar, iş g

GİRİŞ 09.12.2025 11:17
GÜNCELLEME 10.08.2026 03:18
6 gösterim
4 dk okuma
Fotoğraf: Türkiye'de doğurganlık hızı 11 yıldır aralıksız düşüyor
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 4:15
Türkiye'de doğurganlık hızı 11 yıldır aralıksız düşüyor

Türkiye'nin nüfus artış hızının son yıllarda belirgin biçimde yavaşlaması, ülkenin demografik yapısında köklü ve kalıcı değişimlere yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor.

Doğurganlık hızındaki gerilemenin uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayacağını savunan uzmanlar, iş gücünün azalması, sosyal güvenlik sistemine yük binmesi, sağlık ve bakım harcamalarının artması gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalınabileceğine dikkati çekiyor.

- Doğurganlık hızı 2014'ten itibaren aralıksız düştü

TÜİK'in yaptığı araştırmaya göre, "toplam doğurganlık hızı", 2001'de 2,38 çocukken 2014'ten itibaren aralıksız düşüş eğilimine girdi. Bu doğrultuda, 2014'te 2,19 olan sayı, 2015'te 2,16'ya, 2016'da 2,11'e, 2017'de 2,8'e ve 2018'de 2'ye kadar geriledi.

2018'den itibaren ise toplam doğurganlık hızı 2'li rakamların altında kaldı. Doğurganlık hızı, 2019'da 1,89'a, sonra sırasıyla 2020'de 1,77'ye, 2021'de 1,71'e, 2022'de 1,63'e, 2023'te 1,51'e ve son olarak 2024'te 1,48'e düştü. Bu durum, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1'in altında kaldığını gösterdi.

Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde Türkiye'nin, AB ortalamasının da altına düşebileceği uyarısında bulunuyor.

Türkiye'nin yaşadığı bu dönüşümü muhabirine değerlendiren TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, doğurganlık hızı oranının 1,4'e düşmesiyle "yüksek alarm" seviyesine gelindiğini söyledi.

Metin, Türkiye'nin geçen yıl itibarıyla "çok yaşlı ülkeler" sınıfına dahil olduğunun altını çizerek, gelecek 25 yılda yaşlı nüfus oranının yüzde 25'in üzerine çıkabileceğini kaydetti.

- "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi"

Yaşanan bu düşüşe paralel olarak ortalama yaşın hızla arttığına dikkati çeken Metin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı.

Mevcut durumda çok ciddi nüfus krizinin yaşandığını kaydeden Metin, doğurganlık hızındaki düşüşlerin 10 yıl daha devam etmesi durumunda, geri dönüşü olmayan bir yola girileceğine dikkat çekti.

Yaşlı nüfus oranının artmasının sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini aktaran Metin, sosyal güvenlik sisteminin mevcut haliyle devam edemeyeceğini söyledi.

- "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada"

Metin, "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada. İnsanlar hem geç evleniyor hem sezaryenle çocuk sahibi oldukları için arzu etseler de 2 ve 3 çocuğun üzerine çıkmakta zorlanıyorlar." değerlendirmesini yaptı.

Tek çocuk sahibi olanları veya evlenmeyenleri ileride yalnızlığın beklediğini söyleyen Metin, şunları kaydetti:

"Avrupa'da birçok ülkenin yaşlanmayla ilgili yaşadığı sorunları Türkiye'de görmeye başlayacağız. Şu anda kapısını çaldığımız her 5 hanenin 1'inde yalnız biri yaşıyor. Bu yalnız yaşayanların da yüzde 35'ini 55 yaş üstü kadınlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla ailenin önemi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Ancak o ilerleyen yaşlardaki çocuk yapma pişmanlığı fayda vermiyor. Ülke olarak bu eşiği maalesef şu an kaçırıyoruz."

- "Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke"

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Şahin de ülkede yaşanan nüfus krizinin yeni olmadığını, son 20 yıldır devam ettiğini söyledi.

Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra devlet politikalarıyla nüfusun artırılmak istendiğini anımsatan Şahin, "Atatürk'ün 100 milyonluk Türkiye hayali var. Bunlar hatıratlarda mevcut. 1930'da çıkan Hıfzıssıhha Kanunu'nun bir maddesiyle 6 ve daha fazla çocuğu olan annelere madalya verildi, maddi yardımda bulunuldu. Ayrıca keyfi düşükler yasaklandı. Dolayısıyla biraz başarı elde edildi." dedi.

Şahin, 1950'lerin sonlarına doğru nüfusu düşürmek için gazeteler öncülüğünde kampanyalar başlatıldığını vurgulayarak, "Bu kampanyaya dışarıdan vakıflar ve dernekler de müdahil oldu. Türkiye'nin nüfusunun planlanmasına yönelik çalışmaları oldu. 1963'te Sağlık Bakanlığına bir rapor hazırlandı, 2 sene sonra Nüfus Planlaması Kanunu çıkartıldı. Türkiye nüfusunu azaltmak için bütün imkanlar kullanıldı." diye konuştu.

- "Topyekun bir seferberlik lazım"

Nüfus planlamasında yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Şahin, "Konut mimarisi yeniden ele alınmalı. 1+1 ve 2+1 evler çocuklar için adeta hapishane durumunda. Konut kültürümüzün değişmesi lazım." dedi. Şahin, "Eğitim sürelerinin kısaltılması lazım. Eğitimi tekrar elden geçirmeliyiz." ifadesini kullandı.

Halkta, ekonomik kaygılardan dolayı nüfusun artmadığı yönünde ön yargının bulunduğunu dile getiren Şahin, "Bu doğru değil. Bunu söylediğimiz zaman tepki gösteriyorlar. Eğer öyle olsaydı şu anda İsveç, Norveç, İngiltere ve Almanya'nın nüfusu artardı. Şu anda zengin olan ülkelerin nüfusu artmıyor. Bu kültür işidir. Sınırsız çoğalalım demiyoruz. Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke. Bugün Türkiye, kendi fındığını, pamuğunu, çayını toplayacak insan gücünden maalesef mahrum durumda. Dolayısıyla gelecek çok iyi görünmüyor, topyekun bir seferberlik lazım." ifadelerini kullandı.

Kaynak

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Sağlık kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Evlerdeki görünmez tehlike: Her yıl 2,5 milyon erken ölümle bağlantılı
Sağlık

Evlerdeki görünmez tehlike: Her yıl 2,5 milyon erken ölümle bağlantılı

28.09.2026 · 19:21

Odun, kömür ve diğer kirletici yakıtlarla yemek pişirmek milyonlarca insanın sağlığını tehdit ediyor. Afrika'da çözüm için yılda 4 milyar dolar gerekiyor.

Genç yaşlarda düzenli yaşam alzheımer riskini azaltıyor
Sağlık

Genç yaşlarda düzenli yaşam alzheımer riskini azaltıyor

20.09.2026 · 14:27

Bursa’da Alzheimer Farkındalık Günü kapsamında konuşan Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin Alzheimer riskini azaltabileceğine dikkat çekti.

Bilim insanları: İnsan beyni aslında iki ayrı organdan oluşuyor
Sağlık

Bilim insanları: İnsan beyni aslında iki ayrı organdan oluşuyor

19.09.2026 · 15:44

Stanford Üniversitesi araştırmacıları, beynin ön ve arka bölümlerinin embriyonik gelişimde farklı hücre gruplarından oluştuğunu ortaya koydu. Bulgular, ALS ve SMA araştırmalarına katkı sağlayabilir.

Temel sağlık alışkanlıkları çocuk yaşta kazandırılmalı
Sağlık

Temel sağlık alışkanlıkları çocuk yaşta kazandırılmalı

17.09.2026 · 11:57

Uzman Dr. Kemal Dinç, okul çağındaki çocuklarda düzenli uyku, sağlıklı beslenme, hijyen ve rutin kontrollerin yeni eğitim döneminde başarı ve sağlığı doğrudan etkilediğini söyledi.

Akciğer kanserinde dikkat çeken gelişme: MR’da 1 milimetrelik tümörler saptandı
Sağlık

Akciğer kanserinde dikkat çeken gelişme: MR’da 1 milimetrelik tümörler saptandı

17.09.2026 · 06:05

Yeni geliştirilen deneysel MR kontrast maddesi, hayvan deneylerinde 1 milimetrelik akciğer tümörleri ve metastazları saptadı; teknoloji erken teşhis için güçlü umut verdi.

Rusya’nın yeni Ebola aşısında ön testler tamamlandı
Sağlık

Rusya’nın yeni Ebola aşısında ön testler tamamlandı

17.09.2026 · 01:28

Rusya’da geliştirilen yeni Ebola aşısının ön testleri başarıyla tamamlandı. Gamaleya ekibi, Bundibugyo suşuna karşı korumayı doğrulamak için güncel virüs örneği bekliyor.