ABD Başkanı Donald Trump, İran üzerindeki ekonomik baskının çok daha sert bir aşamaya taşınacağını açıkladı. Tahran yönetimine karşı “benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon” uygulanacağını belirten Trump, İran’a finansal veya ticari destek sağlayan ülkelerin de ağır ekonomik sonuçlarla karşılaşacağı uyarısında bulundu.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’a anlaşmaya varması için fırsat verdiğini ancak Tahran’ın bunu değerlendirmediğini savundu. ABD Başkanı, bunun üzerine İran ekonomisini ve ülkenin uluslararası finans sistemine erişimini hedef alan yeni bir sürecin başlatılacağını duyurdu.
Trump: Şimdiye kadarki en ağır ekonomik operasyon olacak
Donald Trump, açıklamasında yeni yaptırım politikasını “şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı uygulanan en ezici ekonomik operasyon” olarak nitelendirdi.
Trump, savaşın İran'ın askeri kapasitesinde büyük kayıplara yol açtığını ileri sürerken ülkenin para biriminin de ciddi şekilde değer kaybettiğini savundu. İran ekonomisi, mevcut ABD yaptırımlarının yanı sıra savaşın ticaret, enerji ihracatı ve finans sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle ağır baskı altında bulunuyor. Reuters’ın ağustos ayındaki analizinde İran’da yıllık enflasyonun temmuzda yüzde 66’ya ulaştığı bildirildi.
ABD Hazine Bakanlığı ise İran’ın petrol gelirlerinden gölge bankacılık sistemine kadar farklı finansman kaynaklarını hedef alan yaptırımlarını son aylarda genişletti. Washington, İran bağlantılı kişi, şirket ve finans kuruluşlarına yönelik çok sayıda yeni yaptırım kararı aldı.
İran’a destek veren ülkelere de yaptırım tehdidi
Trump’ın açıklamasının en dikkat çekici bölümlerinden biri, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdüren üçüncü ülkelere yönelik uyarısı oldu.
ABD Başkanı, finans kuruluşları, şirketler, havalimanları veya kamu kurumları aracılığıyla İran’a ekonomik destek verilmesine izin veren ülkelerin de “muazzam ekonomik sonuçlarla” karşılaşacağını söyledi.
Trump özellikle petrol kaçakçılığı, swap hatları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketler üzerinden yürütülen işlemlerin sona erdirilmesini istedi.
Bu yaklaşım, Washington’ın yalnızca İran’daki kurumları değil, Tahran’ın yaptırımları aşmasına yardımcı olduğu düşünülen üçüncü ülkelerdeki şirket ve finans kuruluşlarını da hedef alabileceğine işaret ediyor. Reuters’a göre Trump yönetiminin seçenekleri arasında İran petrolünü işleyen yabancı rafineriler ve İran fonlarının aktarılmasında rol oynadığı değerlendirilen finans kuruluşlarına yönelik baskının artırılması da bulunuyor.
ABD Hazine Bakanlığı İran üzerindeki baskıyı artırıyor
Trump’ın açıklaması, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in İran’a karşı yeni ekonomik önlemlerin hazırlandığını duyurmasının ardından geldi.
Bessent, 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Washington’ın İran’a karşı daha önce görülmemiş ölçekte ekonomik izolasyon oluşturmayı hedefleyen yeni tedbirler üzerinde çalıştığını söylemişti.
ABD Hazine Bakanlığı da son haftalarda İran’ın yaptırımları aşmak için kullandığını öne sürdüğü uluslararası finans ağlarına yönelik operasyonlarını genişletti. Bakanlık, 7 Ağustos’ta çeşitli ülkelerdeki İran bağlantılı finans ağlarına yaptırım uygularken bu baskı politikasını “Economic Fury” ifadesiyle tanımladı.
BAE, İran ile ekonomik ilişkilerini askıya aldı
Trump’ın açıklamalarından hemen önce Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran ile tüm ticari ve finansal işlemleri askıya aldığını duyurdu.
BAE yönetimi kararını, İran’dan fırlatıldığını ileri sürdüğü iki balistik füzenin deniz trafiğini hedef almasıyla ilişkilendirdi. Füzelerin denize düştüğü bildirildi. İran ise BAE’nin suçlamalarını “asılsız” olarak nitelendirerek saldırının kendisi tarafından gerçekleştirildiği iddiasını reddetti.
BAE’nin kararı, İran açısından ayrıca önem taşıyor. Ülke uzun yıllardır İran’ın önemli ticaret ortaklarından biri ve uluslararası yaptırımlar nedeniyle zorlaşan bazı ticari işlemlerde kritik bir merkez konumunda bulunuyordu.
Trump: İran nükleer silaha sahip olamayacak
ABD Başkanı, ekonomik baskı politikasının uygulanmasında Washington’ın müttefiklerine de çağrıda bulundu.
İran’ın uluslararası sistemden daha fazla izole edilmesi gerektiğini savunan Trump, ABD müttefiklerinin yeni ekonomik tedbirlere destek vermesini istedi.
Trump ayrıca İran’ın nükleer programına ilişkin Washington’ın tutumunu yineleyerek İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Trump yönetimi, Tahran üzerindeki ekonomik baskının temel hedeflerinden birinin İran’ı yeniden anlaşmaya zorlamak olduğunu belirtiyor.
Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği geriledi
ABD ile İran arasındaki savaşın küresel enerji piyasalarındaki en önemli etkilerinden biri de Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve ticari gemi trafiğinde yaşanan düşüş oldu.
Reuters'ın Kpler verilerine dayandırdığı 19 Ağustos tarihli haberine göre, bir önceki gün Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca 6 emtia gemisi geçti. Son dönemdeki günlük ortalama ise yaklaşık 11 gemi seviyesindeydi. ABD, boğazın açık olduğunu belirtirken İran kapalı olduğunu savunuyor ve güvenlik endişeleri birçok armatörün bölgeden uzak durmasına neden oluyor.
Temmuz ayında Körfez ülkelerinin ham petrol ve kondensat ihracatı da savaş öncesindeki seviyelerin yaklaşık yüzde 40 altında kaldı. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, küresel petrol fiyatları ve enerji arzı açısından yakından izlenmeye devam ediyor.
Trump’ın yeni ekonomik baskı açıklamasıyla birlikte Washington’ın bundan sonraki adımlarının İran’ın petrol ihracatı, uluslararası para transferleri ve yaptırımları aşmak için kullandığı finans ağlarına yoğunlaşması bekleniyor.









