Bursada Biz | Bursa'dan Güncel Haberler
İSTANBULAkşam 00:00
ALTIN Dolar

Almanya ile İtalya arasında "Somalili sığınmacı" gerginliği

Almanya’nın 22 yaşındaki Somalili sığınmacıyı İtalya’ya göndermek istemesi Berlin ile Roma’yı karşı karşıya getirdi. Genç kadın kilise sığınmasına geçti.

GİRİŞ 20.08.2026 06:36
36 gösterim
5 dk okuma
Fotoğraf: Gerek Almanya Başbakanı Friedrich Merz, gerekse İtalyan mevkidaşı Giorgia Meloni, ülkelerinde yaklaşan seçimlerde aşırı sağcı partilere oy kaybetmemek için sert bir göçmen politikası izliyor
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 4:28

Avrupa Birliği’nin yeni göç ve iltica sisteminin uygulanmaya başlamasının ardından Almanya ile İtalya arasında sığınmacıların hangi ülkede iltica sürecine alınacağı konusunda yeni bir anlaşmazlık ortaya çıktı. Tartışmanın merkezinde, İtalya üzerinden Avrupa’ya girdikten sonra Almanya’ya geçen 22 yaşındaki Somalili bir kadın bulunuyor.

Genç kadın, Libya üzerinden Akdeniz’i geçerek bu yıl İtalya’ya ulaştı, ardından Almanya’ya geçti. İtalyan basınına yansıyan bilgilere göre Almanya’da aile üyeleri bulunan kadın, zorla evlendirilmekten kaçtığını belirtiyor.

Alman makamları ise iltica dosyasından İtalya’nın sorumlu olduğunu değerlendirerek genç kadını bu ülkeye göndermek istiyor. AB’nin Göç ve İltica Paktı 12 Haziran 2026’da uygulanmaya başladı ve sığınma başvurularından hangi üye devletin sorumlu olduğuna ilişkin yeni kurallar da bu tarihten itibaren devreye girdi.

İtalya ve Almanya “eski vakalarda” anlaşamıyor

Berlin ile Roma arasındaki temel anlaşmazlık, 12 Haziran’dan önce ortaya çıkan dosyaların nasıl değerlendirileceği konusunda yaşanıyor.

Almanya, yeni sistemle birlikte İtalya’ya yapılacak sığınmacı transferlerinin yeniden başlaması gerektiğini savunurken İtalya, geçmişten kalan bazı Dublin dosyalarının daha önce varılan siyasi mutabakat kapsamında kapatıldığını ileri sürüyor.

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, izledikleri sığınmacı politikasında, bir yanda Avrupa kurallarının uygulanması, diğer yanda ulusal çıkarların korunması gibi iki öenmli noktayı gözönünde tuttuklarını belirtti
İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, izledikleri sığınmacı politikasında, bir yanda Avrupa kurallarının uygulanması, diğer yanda ulusal çıkarların korunması gibi iki öenmli noktayı gözönünde tuttuklarını belirtti

Alman İçişleri Bakanlığı tarafından İtalyan basınına yapılan açıklamalarda, Almanya ile İtalya arasında 2025 sonbaharında yeni Avrupa iltica sistemi uygulanmaya başladığında transferlerin yeniden devreye alınması konusunda mutabakat sağlandığı belirtildi. Ancak Somalili kadının Mart 2026’da Almanya’ya ulaşmış olması, dosyanın “eski” mi yoksa yeni kurallar kapsamında mı değerlendirileceği tartışmasını beraberinde getirdi.

Avrupa Komisyonu da temmuz ayında yayımladığı ilk değerlendirmede İtalya’nın yeni sorumluluk kurallarının uygulanması için önemli adımlar attığını ancak transferlerin fiilen gerçekleştirilmesi için ek adımlara ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.

Piantedosi: Ulusal çıkarlarımızı da korumalıyız

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, Roma yönetiminin bir taraftan Avrupa kurallarını uygulamak, diğer taraftan ülkenin ulusal çıkarlarını korumak zorunda olduğunu savunuyor.

İtalya, barınma kapasitesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle Aralık 2022’den itibaren Dublin sistemi kapsamında diğer Avrupa ülkelerinden yapılması planlanan çok sayıda transferi fiilen durdurmuştu.

Yeni sistemin devreye girmesi ise tartışmayı yeniden başlattı. Önceki Dublin düzeninin temelindeki “sığınma başvurusundan sorumlu ülkenin belirlenmesi” ilkesi yeni AB Göç ve İltica Paktı kapsamında yeniden düzenlenirken, düzensiz şekilde başka bir üye ülkeye geçen kişilerin sorumlu ülkeye transfer edilmesini sağlayan mekanizma da korunuyor.

Salvini’den Almanya’ya STK tepkisi

İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini de tartışmaya dahil olarak Almanya’ya tepki gösterdi.

Salvini, Alman bayrağı taşıyan bazı sivil toplum kuruluşlarına ait deniz kurtarma gemilerinin Akdeniz’de kurtardıkları göçmenleri İtalya’ya getirdiğini belirterek Berlin’in önce bu konuda adım atması gerektiğini savundu.

İtalyan hükümeti içinde, Almanya’dan İtalya’ya gönderilmek istenen sığınmacılar ile Alman bayraklı kurtarma gemilerinin İtalya’ya çıkardığı göçmenler arasında bir tür siyasi denge kurulmasını isteyen açıklamalar da yapılıyor.

Göç ve iltica hukuku uzmanları ise denizde insanların kurtarılmasıyla sığınma başvurusundan hangi ülkenin sorumlu olduğunun birbirinden farklı hukuki konular olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni AB iltica sistemi 12 Haziran’da uygulanmaya başladı

Avrupa Birliği’nin yıllardır üzerinde çalıştığı Göç ve İltica Paktı, 12 Haziran 2026 itibarıyla tamamen uygulanmaya başladı.

Yeni sistem; AB dış sınırlarına gelen kişilerin kayıt altına alınması, kimlik ve güvenlik kontrollerinden geçirilmesi, iltica süreçlerinin hızlandırılması ve göç baskısı altındaki ülkeler arasında daha dengeli bir sorumluluk paylaşılması gibi düzenlemeler içeriyor.

Sistem aynı zamanda bir sığınma başvurusunu hangi üye ülkenin değerlendireceğini belirleyen kuralları da yeniden düzenliyor. Başvuru sahiplerinin sorumlu ülkeden başka bir AB ülkesine geçmeleri durumunda transfer süreçlerinin daha hızlı işletilmesi hedefleniyor.

Merz ve Meloni üzerinde göç baskısı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni açısından göç politikası iç siyasette de önemli bir başlık olmaya devam ediyor.

Almanya’da göç karşıtı politikaları öne çıkaran Almanya için Alternatif’in (AfD) yükselişi, Merz hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı artırırken İtalya’da da göç konusu hükümet açısından öncelikli gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Bu nedenle Roma ile Berlin arasında yakın diplomatik ilişkiler bulunmasına rağmen iki hükümet de sığınmacıların geri kabulü konusunda geri adım atmak istemiyor.

İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Akdeniz'de Alman STK'larına ait gemiler tarafından kurtarılan ve İtalya'ya getirilen sığınmacılar için Berlin'den tazminat talep etti
İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Akdeniz'de Alman STK'larına ait gemiler tarafından kurtarılan ve İtalya'ya getirilen sığınmacılar için Berlin'den tazminat talep etti

 

Somalili kadın Nürnberg’de kiliseye sığındı

İki ülke arasındaki tartışmanın sembolü haline gelen Somalili genç kadın ise Almanya’dan İtalya’ya gönderilmesini önlemek amacıyla Nürnberg’de bir kilise topluluğunun korumasına girdi.

Genç kadın, kendisine yardım eden kuruluş aracılığıyla yaptığı açıklamada Almanya’da kendisini güvende hissettiğini ve ailesinin yanında kalmak istediğini söyledi. İtalya’dan da durumunun adil biçimde değerlendirilmesini istedi.

Somalili kadının dosyası bireysel bir iltica başvurusunun ötesinde, yeni Avrupa iltica sisteminin geçmişten kalan dosyalara nasıl uygulanacağı konusunda Almanya ile İtalya arasındaki görüş ayrılığının sembolü haline gelmiş durumda.

Berlin ve Roma’nın yalnızca bu dosyada değil, benzer durumda bulunan çok sayıda sığınmacının hangi ülke tarafından kabul edileceği konusunda da uzlaşması gerekecek.

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Dünya kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Trump’tan İran’a: Eşi benzeri görülmemiş en ezici ekonomik operasyonu ilan ediyorum
Dünya

Trump’tan İran’a: Eşi benzeri görülmemiş en ezici ekonomik operasyonu ilan ediyorum

20.08.2026 · 07:54

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı benzeri görülmemiş ekonomik izolasyon başlatacağını açıkladı, Tahran’a destek veren ülkeleri de yaptırımla tehdit etti.

Kalibaf: ABD savaştan çekilirse itibarını kaybedecek
Dünya

Kalibaf: ABD savaştan çekilirse itibarını kaybedecek

19.08.2026 · 18:35

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin savaştan çekilse itibar kaybedeceğini, devam ederse daha büyük sorunlarla karşılaşacağını Bağdat'ta savundu.

İran'dan Körfez ülkelerine ABD uyarısı: Her türlü işbirliği askeri operasyona katılım sayılır
Dünya

İran'dan Körfez ülkelerine ABD uyarısı: Her türlü işbirliği askeri operasyona katılım sayılır

19.08.2026 · 15:38

İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdollahi, Körfez ülkelerini ABD ordusuna destek vermemeleri konusunda uyardı; desteğin operasyona katılım sayılacağını söyledi.

The Telegraph: İsrail'in İran planını Erdoğan bozdu
Dünya

The Telegraph: İsrail'in İran planını Erdoğan bozdu

18.08.2026 · 07:53

The Telegraph, Netanyahu’nun İran’da rejim değişikliği için hazırlattığı Kürt güç planının, Erdoğan’ın Washington’a itirazı sonrası ABD tarafından rafa kaldırıldığını yazdı.

Kolombiya'daki 7.4'lük depremde can kaybı 289'a çıktı
Dünya

Kolombiya'daki 7.4'lük depremde can kaybı 289'a çıktı

18.08.2026 · 05:52

Kolombiya’da 7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 289’a yükseldi. UNGRD, 4 bin 187 yaralı ve 143 kayıp bulunduğunu, 120 binden fazla ailenin afetten etkilendiğini açıkladı.

Trump Pentagon'a Güney Kore ile askeri tatbikatları azaltma talimatı verdi
Dünya

Trump Pentagon'a Güney Kore ile askeri tatbikatları azaltma talimatı verdi

17.08.2026 · 02:55

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore’ye “düşmanca mesaj” verdiğini ve yüksek maliyet oluşturduğunu savunduğu Güney Kore ile ortak askeri tatbikatların önemli ölçüde küçültülmesi talimatını verdi.

Sonraki Haber

Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti

Türkiye’yi yasa boğan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Felakette hayatını kaybedenler Kocaeli ve Sakarya’da düzenlenen programlarla anıldı.

GİRİŞ 17.08.2026 02:14
240 gösterim
3 dk okuma
Fotoğraf: Gölcük Marmara depremi
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 2:28

Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük afetlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve saat 03.02’de meydana gelen deprem, Marmara Bölgesi’nin birçok kentinde büyük yıkıma yol açtı.

Felakette yaşamını yitiren vatandaşlar, depremin 27’nci yıl dönümünde başta Kocaeli ve Sakarya olmak üzere çeşitli noktalarda düzenlenen anma programlarıyla hatırlandı.

Saat 03.02’de başlayan deprem 45 saniye sürdü

17 Ağustos 1999’da Türkiye saatler 03.02’yi gösterirken büyük bir sarsıntıyla uyandı.

Yaklaşık 45 saniye süren Marmara Depremi, özellikle Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce’de ağır hasara neden oldu.

Binlerce bina yıkılırken çok sayıda vatandaş enkaz altında kaldı. Depremin ardından bölgede günlerce arama kurtarma çalışmaları yürütüldü.

17 bin 480 kişi hayatını kaybetti

TBMM Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi.

Felakette 43 bin 953 kişi de yaralandı.

Deprem yalnızca can kayıplarıyla değil, konutlardan iş yerlerine, okullardan kamu binalarına kadar çok geniş bir alanda meydana gelen hasarla Türkiye’nin hafızasında derin izler bıraktı.

İstanbul’da binlerce yapı hasar gördü

Depremin ağır şekilde etkilediği illerden biri de İstanbul oldu.

Kentte 1880 kişi yaralanırken, yaklaşık 41 bin konut ve iş yerinde çeşitli seviyelerde hasar meydana geldi.

Toplam 18 bin 162 konut, orta veya ağır hasar nedeniyle oturulamaz hale geldi.

Depremin ardından özellikle yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konusu İstanbul’un en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

820 okul depremde hasar aldı

Marmara Depremi eğitim yapılarında da büyük hasara yol açtı.

İstanbul’da bulunan 3 bin 171 okuldan 820’sinde hasar tespit edildi. Bu okulların 118’i orta, 13’ü ise ağır hasarlı olarak kayıtlara geçti.

Kamu binalarında da benzer bir tablo ortaya çıktı. İstanbul’daki yaklaşık 10 bin kamu binasının 1137’sinde az, 387’sinde orta ve 37’sinde ağır hasar belirlendi.

İstanbul’da en ağır yıkım Avcılar’da yaşandı

17 Ağustos depreminde İstanbul içerisinde en fazla zarar gören bölgelerin başında Avcılar geldi.

Çok sayıda binanın yıkıldığı veya ağır hasar gördüğü ilçede, deprem nedeniyle önemli can ve mal kayıpları yaşandı.

Avcılar’da ortaya çıkan tablo, ilerleyen yıllarda İstanbul’daki yapı stokunun depreme dayanıklılığına yönelik tartışmaların da simge noktalarından biri oldu.

Depremde hayatını kaybedenler 27 yıl sonra anıldı

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde felaketin merkez üssü Gölcük başta olmak üzere Kocaeli ve Sakarya’da hayatını kaybeden vatandaşlar anıldı.

Aradan 27 yıl geçmesine rağmen 17 Ağustos’un bıraktığı acı hafızalardaki yerini korurken, deprem gerçeği Türkiye açısından önemini sürdürmeye devam ediyor.

EDITÖR

Haber Merkezi