Avrupa Birliği’nin yeni göç ve iltica sisteminin uygulanmaya başlamasının ardından Almanya ile İtalya arasında sığınmacıların hangi ülkede iltica sürecine alınacağı konusunda yeni bir anlaşmazlık ortaya çıktı. Tartışmanın merkezinde, İtalya üzerinden Avrupa’ya girdikten sonra Almanya’ya geçen 22 yaşındaki Somalili bir kadın bulunuyor.
Genç kadın, Libya üzerinden Akdeniz’i geçerek bu yıl İtalya’ya ulaştı, ardından Almanya’ya geçti. İtalyan basınına yansıyan bilgilere göre Almanya’da aile üyeleri bulunan kadın, zorla evlendirilmekten kaçtığını belirtiyor.
Alman makamları ise iltica dosyasından İtalya’nın sorumlu olduğunu değerlendirerek genç kadını bu ülkeye göndermek istiyor. AB’nin Göç ve İltica Paktı 12 Haziran 2026’da uygulanmaya başladı ve sığınma başvurularından hangi üye devletin sorumlu olduğuna ilişkin yeni kurallar da bu tarihten itibaren devreye girdi.
İtalya ve Almanya “eski vakalarda” anlaşamıyor
Berlin ile Roma arasındaki temel anlaşmazlık, 12 Haziran’dan önce ortaya çıkan dosyaların nasıl değerlendirileceği konusunda yaşanıyor.
Almanya, yeni sistemle birlikte İtalya’ya yapılacak sığınmacı transferlerinin yeniden başlaması gerektiğini savunurken İtalya, geçmişten kalan bazı Dublin dosyalarının daha önce varılan siyasi mutabakat kapsamında kapatıldığını ileri sürüyor.
Alman İçişleri Bakanlığı tarafından İtalyan basınına yapılan açıklamalarda, Almanya ile İtalya arasında 2025 sonbaharında yeni Avrupa iltica sistemi uygulanmaya başladığında transferlerin yeniden devreye alınması konusunda mutabakat sağlandığı belirtildi. Ancak Somalili kadının Mart 2026’da Almanya’ya ulaşmış olması, dosyanın “eski” mi yoksa yeni kurallar kapsamında mı değerlendirileceği tartışmasını beraberinde getirdi.
Avrupa Komisyonu da temmuz ayında yayımladığı ilk değerlendirmede İtalya’nın yeni sorumluluk kurallarının uygulanması için önemli adımlar attığını ancak transferlerin fiilen gerçekleştirilmesi için ek adımlara ihtiyaç bulunduğunu bildirdi.
Piantedosi: Ulusal çıkarlarımızı da korumalıyız
İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, Roma yönetiminin bir taraftan Avrupa kurallarını uygulamak, diğer taraftan ülkenin ulusal çıkarlarını korumak zorunda olduğunu savunuyor.
İtalya, barınma kapasitesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle Aralık 2022’den itibaren Dublin sistemi kapsamında diğer Avrupa ülkelerinden yapılması planlanan çok sayıda transferi fiilen durdurmuştu.
Yeni sistemin devreye girmesi ise tartışmayı yeniden başlattı. Önceki Dublin düzeninin temelindeki “sığınma başvurusundan sorumlu ülkenin belirlenmesi” ilkesi yeni AB Göç ve İltica Paktı kapsamında yeniden düzenlenirken, düzensiz şekilde başka bir üye ülkeye geçen kişilerin sorumlu ülkeye transfer edilmesini sağlayan mekanizma da korunuyor.
Salvini’den Almanya’ya STK tepkisi
İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini de tartışmaya dahil olarak Almanya’ya tepki gösterdi.
Salvini, Alman bayrağı taşıyan bazı sivil toplum kuruluşlarına ait deniz kurtarma gemilerinin Akdeniz’de kurtardıkları göçmenleri İtalya’ya getirdiğini belirterek Berlin’in önce bu konuda adım atması gerektiğini savundu.
İtalyan hükümeti içinde, Almanya’dan İtalya’ya gönderilmek istenen sığınmacılar ile Alman bayraklı kurtarma gemilerinin İtalya’ya çıkardığı göçmenler arasında bir tür siyasi denge kurulmasını isteyen açıklamalar da yapılıyor.
Göç ve iltica hukuku uzmanları ise denizde insanların kurtarılmasıyla sığınma başvurusundan hangi ülkenin sorumlu olduğunun birbirinden farklı hukuki konular olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni AB iltica sistemi 12 Haziran’da uygulanmaya başladı
Avrupa Birliği’nin yıllardır üzerinde çalıştığı Göç ve İltica Paktı, 12 Haziran 2026 itibarıyla tamamen uygulanmaya başladı.
Yeni sistem; AB dış sınırlarına gelen kişilerin kayıt altına alınması, kimlik ve güvenlik kontrollerinden geçirilmesi, iltica süreçlerinin hızlandırılması ve göç baskısı altındaki ülkeler arasında daha dengeli bir sorumluluk paylaşılması gibi düzenlemeler içeriyor.
Sistem aynı zamanda bir sığınma başvurusunu hangi üye ülkenin değerlendireceğini belirleyen kuralları da yeniden düzenliyor. Başvuru sahiplerinin sorumlu ülkeden başka bir AB ülkesine geçmeleri durumunda transfer süreçlerinin daha hızlı işletilmesi hedefleniyor.
Merz ve Meloni üzerinde göç baskısı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni açısından göç politikası iç siyasette de önemli bir başlık olmaya devam ediyor.
Almanya’da göç karşıtı politikaları öne çıkaran Almanya için Alternatif’in (AfD) yükselişi, Merz hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı artırırken İtalya’da da göç konusu hükümet açısından öncelikli gündem maddeleri arasında bulunuyor.
Bu nedenle Roma ile Berlin arasında yakın diplomatik ilişkiler bulunmasına rağmen iki hükümet de sığınmacıların geri kabulü konusunda geri adım atmak istemiyor.
Somalili kadın Nürnberg’de kiliseye sığındı
İki ülke arasındaki tartışmanın sembolü haline gelen Somalili genç kadın ise Almanya’dan İtalya’ya gönderilmesini önlemek amacıyla Nürnberg’de bir kilise topluluğunun korumasına girdi.
Genç kadın, kendisine yardım eden kuruluş aracılığıyla yaptığı açıklamada Almanya’da kendisini güvende hissettiğini ve ailesinin yanında kalmak istediğini söyledi. İtalya’dan da durumunun adil biçimde değerlendirilmesini istedi.
Somalili kadının dosyası bireysel bir iltica başvurusunun ötesinde, yeni Avrupa iltica sisteminin geçmişten kalan dosyalara nasıl uygulanacağı konusunda Almanya ile İtalya arasındaki görüş ayrılığının sembolü haline gelmiş durumda.
Berlin ve Roma’nın yalnızca bu dosyada değil, benzer durumda bulunan çok sayıda sığınmacının hangi ülke tarafından kabul edileceği konusunda da uzlaşması gerekecek.









