TBMM Genel Kurulu, çocukların ceza sorumluluğundan infaz süreçlerine, koruyucu tedbirlerden dijital risklere kadar birçok başlıkta değişiklik öngören Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni kabul etti. Düzenlemeyle “suça sürüklenen” ifadesi de “adli süreçteki” olarak değiştirilecek.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan düzenlemeyle çocuklara ilişkin ceza, güvenlik, koruma ve rehabilitasyon uygulamalarında önemli değişikliklere gidildi.
Kanun kapsamında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a yeni bir hüküm eklendi. Buna göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, eylemin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını tamamlamamış çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler de yeniden düzenlendi.
Bu yaş grubundaki bir çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması ya da davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu bulunmayacak. Ancak çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilecek.
Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer cezalar yarı oranında indirilecek ve her bir fiil için uygulanacak hapis cezası 9 yılı aşamayacak.
15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını tamamlamamış kişiler için de ceza sınırlarında değişikliğe gidildi. Bu yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezası gerektiren suçlarda ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecek.
Diğer cezalar üçte bir oranında indirilecek ve her bir fiil bakımından uygulanabilecek hapis cezası 15 yıldan fazla olamayacak.
Yeni düzenlemeyle bazı ağır suçları işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indiriminin uygulanmamasına da imkan tanındı.
Somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, suçun amacı ve saiki, işleniş biçimi ve kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilip edilmediği dikkate alınacak.
Kasten öldürme ile ağır sonuçlara yol açan kasten yaralama suçlarında bu unsurlardan biri veya birkaçının bulunması durumunda 15-18 yaş grubundaki çocuklara yaş indirimi uygulanmayabilecek.
Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklar bakımından bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejiminin uygulanması konusunda hakime takdir yetkisi verilecek.
Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlalinde cezalar artırıldı
Kanunla aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlaline ilişkin suçların cezaları da artırıldı.
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişiler hakkında şikayet üzerine uygulanabilecek 1 yıla kadar hapis cezası, 3 aydan 2 yıla kadar hapis olarak değiştirildi.
Hamile olduğunu bildiği eşini veya kendisinden hamile kaldığını bildiği ve sürekli birlikte yaşadığı evli olmayan kadını çaresiz durumda terk eden kişi için öngörülen ceza da yükseltildi. Daha önce 3 aydan 1 yıla kadar olan hapis cezası, 6 aydan 2 yıla kadar uygulanabilecek.
Söz konusu fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçlarını işlemesi halinde ise şikayet şartı aranmaksızın faile verilecek ceza yarısından 2 katına kadar artırılabilecek.
Velayet hakları kaldırılmış olsa bile, sürekli sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı ya da onur kırıcı davranışlar nedeniyle çocuklarının ahlakını, güvenliğini ve sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne veya babaya uygulanacak hapis cezası da yükseltildi.
Bu suç için daha önce 3 aydan 1 yıla kadar öngörülen ceza, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak uygulanacak.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında ise 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılmadan hazırlanan iddianameler, soruşturma belgelerinin incelenmesinin ardından eksiklik veya hata belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilebilecek.
Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının kendisine ulaşmasından itibaren 15 gün içerisinde bu değerlendirmeyi yapacak.
Çocuk hükümlüler için infaz sistemi değişiyor
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle çocuk hükümlülerin cezalarının infazına ilişkin yeni bir sistem getirildi.
Buna göre çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine, infaz süreci çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlayacak. İyi halli oldukları tespit edilen çocuklar daha sonra çocuk eğitimevlerine ayrılabilecek.
12-18 yaş arasındaki çocuklar ise cinsiyetleri, fiziksel gelişimleri ve işledikleri suçların türü dikkate alınarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının ayrı bölümlerinde barındırılacak.
Eğitimevine geçiş uzmanların katılımıyla değerlendirilecek
Çocuk hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine geçirilip geçirilmeyeceğine idare ve gözlem kurulu karar verecek.
Değerlendirme sürecine psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonunun görevlendireceği avukat gibi uzmanlardan en az biri katılacak.
Çocuğun durumu en geç 3 ayda bir değerlendirilecek. Tutum ve davranışları olumsuz bulunan çocukların yeniden değerlendirilme süresi ise 6 ayı geçemeyecek.
Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam 5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum edilen çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde infaz edilecek.
Çocuk eğitimevinde bulunan hükümlülerden firar edenler veya başka bir suç nedeniyle haklarında tutuklama kararı verilenler, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek.
Odaya kapatma disiplin cezası kesinleşenler ile kurum düzeni veya kişi güvenliği açısından tehlike oluşturan eylemlerde bulunan çocuklar için de aynı uygulama geçerli olacak.
Çocuk hükümlülerin suç ve ceza türlerine göre eğitimevine ayrılmaları, eğitimevinde geçirecekleri süre, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmeleri ve doğrudan eğitimevine alınmalarına ilişkin diğer ayrıntılar yönetmelikle belirlenecek.
Kanun kapsamında, bazı ağır suçlar hariç olmak üzere koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her 1 gün, 2 gün olarak değerlendirilecek.
Kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bu düzenlemenin dışında tutulacak.
“Suça sürüklenen” yerine “adli süreçteki” ifadesi kullanılacak
Düzenlemenin dikkat çeken değişikliklerinden biri de Çocuk Koruma Kanunu’nda kullanılan terminolojiye ilişkin oldu.
Kanunda yer alan “suça sürüklenen” ibaresi bundan sonra “adli süreçteki” şeklinde kullanılacak.
Bir çocuk hakkında kamu davası açılması durumunda, gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bilgi verilecek.
18 yaşından küçüklere bıçak satışı ve taşıması yasaklanacak
Kanunla Kabahatler Kanunu’na da “Amaç dışı bıçak taşıma” başlıklı yeni bir madde eklendi.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamının dışında kalan her türlü bıçak ile kesici, delici veya bereleyici aletin, mevzuata göre ruhsatlandırılmış yerlerin dışında satılması ve sergilenmesi yasaklanacak.
Söz konusu hüküm 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Bu tür aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması da yasak kapsamına alınacak.
Yasağa aykırı davrananlara 5 bin lira idari para cezası uygulanacak. Kabahate konu bıçak veya diğer aletlerin sayı ya da nitelik açısından vahim olması halinde ceza 10 bin liraya çıkacak.
İşletici veya sorumlunun söz konusu kabahatin işlendiğini öğrenmesine rağmen yetkili makamlara bildirimde bulunmaması durumunda da 5 bin lira idari para cezası verilecek.
Kabahate konu eşyanın veya kabahat yoluyla elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilecek. İdari para cezası ve el koyma kararını kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararını ise mülki amir verecek.
Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar için çocuğun üstün yararı dikkate alınacak. Mülki amir, Çocuk Koruma Kanunu kapsamında koruyucu, destekleyici ve yönlendirici tedbir uygulanması amacıyla çocuk hakiminden talepte bulunacak.
Düzenleme internet üzerinden gerçekleştirilen satışlar ile mesafeli satışlarda da uygulanacak.
Sanat, meslek veya eğitim amacıyla gerekli olan bıçak, şiş ve benzeri aletlerin ilgili yerde ve işi gerçekleştiren kişiler tarafından kullanılması, bulundurulması ve taşınması ise bu hükmün dışında tutulacak.
Çocuklara yeni “yönlendirme tedbirleri” geliyor
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümlerle ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklara yönelik yeni güvenlik tedbirleri oluşturuldu.
“Yönlendirme tedbirleri” adı altında uygulanacak sistem beş temel başlıktan oluşacak.
Bunlar; sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, dijital risklerden korunma tedbiri, kitap ve kütüphane tedbiri, çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri ile tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ile davranışsal bağımlılıklara yönelik tedbirlerden oluşacak.
Sosyal ve toplumsal hizmet tedbiri
Bu tedbir kapsamında çocukların spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ve ilgili kamu kurumlarında görev almaları sağlanabilecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı veya yerel yönetimler tarafından yürütülecek uygulamalarda çocukların psikososyal gelişimlerine katkıda bulunacak faaliyetlere 20 saatten 300 saate kadar katılmalarına karar verilebilecek.
Dijital risklerden korunma tedbiri
Çocuğun kullandığı telefon, telefon hattı, bilgisayar, tablet veya benzeri dijital cihazlar bildirilecek.
Tedbir kararının ardından cihazlardaki hareketlerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımları aracılığıyla 3 aydan az ve 2 yıldan fazla olmayacak şekilde denetlenmesine karar verilebilecek.
Riskli olarak tanımlanan bazı mecralara, uygulamalara veya dijital platformlara erişim de engellenebilecek.
Kitap ve kütüphane tedbiri
Çocukların kütüphane ve okuma salonlarında 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimlerini destekleyecek faaliyetlerde görev almaları veya yetkililer tarafından belirlenen eserleri okumaları kararlaştırılabilecek.
Uygulama Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler aracılığıyla yürütülecek.
Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri
Çocukların park, bahçe ve sahil gibi belirlenen alanlarda çevre temizliği yapmaları, bitkilerin bakımına katılmaları, ağaçlandırma veya çiçeklendirme çalışmalarında görev almaları sağlanabilecek.
Bu faaliyetler de 20 saat ile 300 saat arasında uygulanabilecek.
Bağımlılıkla mücadele tedbiri
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar bakımından risk altında bulunan çocukların tedavi ve rehabilitasyon programlarını tamamlamalarına karar verilebilecek.
Programlar Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülecek.
Yönlendirme tedbirlerinin uygulanması sırasında direnç veya zorluk yaşanması halinde kolluk kuvvetlerinden destek istenebilecek.
Kurumlar arasındaki koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sağlayacak. İl ve ilçelerde ise koordinasyon ve takip vali ile kaymakamların sorumluluğunda olacak.
Uygulamaya ilişkin ayrıntılar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çıkaracağı yönetmelikle belirlenecek.
Acil korunma için 24 saat içerisinde rapor hazırlanacak
Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen bir diğer düzenleme ise sağlık nedeniyle kendisi veya çevresi açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklara ilişkin oldu.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike oluşturan bulaşıcı hastalık nedeniyle sağlık kuruluşuna getirilen bir çocuk için uzman doktor tarafından tedavi ihtiyacı tespit edilmesi halinde acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içerisinde rapor hazırlanacak.
Sağlık kuruluşu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içerisinde çocuk hakimine başvuracak.
Başvurudan itibaren en geç 48 saat içerisinde ilgili branştan uzman hekimin de bulunduğu üç kişilik resmi sağlık kurulu tarafından hazırlanacak rapor mahkemeye gönderilecek.
Hakim de başvuru ve sağlık kurulu raporunu inceleyerek talep hakkında en geç 48 saat içinde karar verecek.
Çocuğun sağlık kuruluşuna getirildiği andan hakim kararının sağlık kuruluşuna ulaşmasına kadar geçen süre içinde gerekli tıbbi müdahale ve tedaviler yapılabilecek. İhtiyaç duyulması halinde kolluk kuvvetlerinden de destek alınabilecek.
Hakim, çocuğun üstün yararını dikkate alarak bulunduğu yerin gizli tutulmasına, kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecek.
Sağlık kurulu raporuna göre acil korunma tedbiri kaldırılabilecek, devam ettirilebilecek veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanabilecek.
Sosyal inceleme 15 yaşından küçük çocuklarda zorunlu olacak
Kanun kapsamında 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu hale getirildi.
Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş bir çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde bunun gerekçesinin iddianamede veya kararda açıkça gösterilmesi gerekecek.
Adli süreçteki çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen bir veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması da mümkün olacak.
Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın düşük olması durumunda ise çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasında ihtiyaç duyulması halinde kolluk birimlerinden yardım alınabilecek.
Tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumlar arasındaki koordinasyon merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yürütülecek. İl ve ilçelerde koordinasyon ve takip vali ve kaymakamlar tarafından gerçekleştirilecek.
İl ve ilçelerde sekretarya hizmetleri ise aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerince yürütülecek.
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına aykırı hareket eden anne, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler hakkında da yaptırım uygulanabilecek.
Tedbirin niteliği ve ihlalin ağırlığı dikkate alınarak çocuk hakimi tarafından 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsine karar verilebilecek.
Bu kararlara karşı itiraz edilebilecek. Tazyik hapsi kararları kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek.
Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’nun farklı hükümlerinde yer alan “suça sürüklenen” ifadeleri de “adli süreçteki” olarak değiştirilecek.
Cüneyt Yüksel: Çocuklarımızın güven içinde büyümesi ortak hedefimiz
Kanun teklifinin oylanmasından önce TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel Genel Kurula hitap etti.
Cüneyt Yüksel’in açıklaması:
"İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca çocuklarımızın bugününü korumakla kalmayacak, daha güvenli, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye'nin yarınlarına da sağlam bir temel teşkil edecektir. Zira çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, haklarının eksiksiz korunduğu ve umutla geleceğe baktığı bir Türkiye hepimizin en büyük sorumluluğu ve en kıymetli ortak hedefidir."
Yüksel, düzenlemenin hayırlı olması temennisinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda bu teklifin kabul edilmesinin ardından, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik hükümler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.



