Bursada Biz
Akşam 00:00
ALTIN — Dolar —

Sosyal medyanın görünmeyen etkisi: Empati kaybı

Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Süleyman Şahin, özellikle çocukların şiddet içeriklerine maruz kaldıkça duyarsızlaştıklarını ifade ederek, sanal medyada sürekli aynı içeriklere maruz…

GİRİŞ 19.05.2026 14:50
GÜNCELLEME 27.08.2026 05:03
4 gösterim
5 dk okuma
Fotoğraf: 1779191423 Sosyal medyanin gorunmeyen etkisi Empati kaybi
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 5:02

Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Süleyman Şahin, özellikle çocukların şiddet içeriklerine maruz kaldıkça duyarsızlaştıklarını ifade ederek, sanal medyada sürekli aynı içeriklere maruz halan bireylerin de empati yeteneğini yitirebileceğini söyledi

Dijitalleşme yalnızca teknolojik bir dönüşümü değil, aynı zamanda insanların yaşam alışkanlıklarını, iletişim biçimlerini ve düşünce yapılarını değiştiren toplumsal bir süreci ifade ederken, özellikle çocuklar ve gençlerin, sanal medyanın sunduğu sınırsız içerik akışı içerisinde hem büyük fırsatlarla hem de ciddi risklerle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Hemen her alanda pek çok alanda avantaj sağlayan dijital dünya, şiddet içerikleri, siber zorbalık, dijital bağımlılık ve kimlik arayışı gibi sorunları da beraberinde getiriyor.

"EMPATİ YETENEĞİNİZİ YİTİRİYORSUNUZ"

Doç. Dr. Süleyman Şahin sanal medyanın çocuklar ve yetişkinler üzerindeki etkileri ile oluşturduğu riskleri anlattı.

Dijitalleşmenin avantajlarının yanı sıra risklerinin de bulunduğunu belirten Doç. Dr. Şahin, “Dijitalleşme dediğimiz kavram sadece iletişim teknolojilerindeki dönüşümle açıklanacak bir kavram değildir. İnsanların yaşam biçimlerinde, alışkanlıklarında, düşünme kalıplarında dönüşümü ifade etmektedir. Bu süreçten de en çok etkilenen grubun başında gençler ve çocuklar gelmektedir. Bugün hepimiz dijital araçları yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Çocuklar da kullanıyorlar, gençler de kullanıyorlar. Özellikle de bu bize belirli fırsatları ve tehditleri de beraberinde getiriyor. Eğitim anlamında yabancı dil öğreniminde, farklı dünyaları tanıma konusunda, farklı kültürleri tanıyabilme, anlayabilme konusunda dijital dünya gençlere ve çocuklara önemli fırsatlar sunmaktadır. Fakat riskleri de tehditleri de beraberinde getirmektedir. Son dönemlerde karşılaştığımız en önemli risklerin başında uygunsuz içeriklerle karşılaşan bireylerin bunlardan etkilenmesi gelmektedir. Bu uygunsuz içeriklerin başında da şiddet içerikleri gelmektedir. Dijital mecralarda yoğun bir şekilde şiddet içeriğine maruz kalan bireyler, bilhassa da çocuklar belirli bir süre sonra bu şiddeti normalleştirmektedir. Normalleştirmekte hatta ödüllendirme yoluna gitmektedir. Böyle şekilde sürekli bu içeriklere maruz kaldıkları için ister istemez belirli bir süre sonra şiddet onların normali haline gelmeye başlamaktadır. Tabii burada algoritmaların çok önemli bir etkisi var. Bir defa şiddet içerikli bir görüntüyü izlemeye başladıktan sonra devamlı olarak karşınıza o çıkmaya başlıyor. Siz bu şiddet içerikli görüntüleri izledikçe buna bağlı oyunları oynadıkça normalleştiriyorsunuz. Normalleştirdikçe duyarsızlaşıyorsunuz. Duyarsızlaştıkça empati yeteneğinizi yitiriyorsunuz” ifadelerini kullandı.

"SİBER ZORBALIK EN ÖNEMLİ SORUNLARIN BAŞINDA"

Ebeveynlerin çocuklarını fiziksel hayata hazırladıkları gibi dijital dünyadaki hayata karşı da hazırlamaları gerektiğini söyleyen Şahin, “Diğer en önemli sorunların başında siber zorbalık geliyor. Yani bugün zorbalık fiziksel bir mekanın ötesinde örneğin öğrenciler için bir okulun ötesinde dijital mecralara taşabiliyor. Dijital mecralardan siber zorbalıkla karşılaşan dijital linçle karşılaşan çocuklar ve gençler bunlardan etkilenebiliyorlar. Hatta bu zorbalık belirli bir süre sonra dışarıda fiziksel bir tehdide, şiddet olayının ortaya çıkmasına da neden olabiliyor. Ebeveynlerin de artık dijital ebeveynlik noktasında hareket etmesi gerçeğiyle karşı karşıyayız. Çocuklarımızı fiziksel hayata hazırladığımız gibi aynı zamanda dijital dünyadaki hayata da ebeveynler olarak hazırlanmak zorundayız. Yani şöyle düşünebilirsiniz; bugün çocuğunuz akşam eve gelmediğinde ebeveynler çok tedirgin olabiliyor. Çocuğum nerede? Kiminle beraber? Ne yapıyor? Ama aynı evin içinde bir metre yan tarafındaki odada çocuğun dijital dünyada kimlerle konuştuğunu, kimlerle etkileşim haline geldiğini, hangi içerikleri izlediğini ebeveynler bilmiyor. Bu çok önemli bir risk burada ebeveynlik kavramı önemli hale gelmeye başlıyor” diye konuştu.

"MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ ALINMALI"

Şahin medya okuryazarlığı dersinin zorunlu hale getirilmesinin önemli olduğunu belirterek, “Medya okuryazarlığı çok önemli. Çocuklar ilkokul seviyesinde artık medya okuryazarlığı dersi alabilmeli. Aynı şekilde sadece çocuklar için de geçerli değil bu. Ebeveynlerin de özellikle dijital medya okuryazarlığı özelliklerine sahip olabilmesi lazım. Hangi içerik izlenebilir? Ne kadar süreyle izlenebilir? Nasıl bir iletişim dili kullanabilir? Biz yasaklayıcı veyahut da tamamen özgür bir iletişim dilinin zararlı olabileceğini düşünüyoruz. Aktif arabulucu olabilmek yani çocukla beraber paylaşabilmek, çocuğa riskleri, tehditleri birlikte değerlendirebilecek bir ortam yaratabilmek, açık bir diyaloğu kurabilmek burada önemlidir. Medya okuryazarlığı dersinin zorunda hale getirilmesi ve aktif bir şekilde işletilmesi burada çok daha önemli hale gelmektedir” dedi.

"TAMAMEN YASAKLAMAK ÇOK YANLIŞ"

Çocukları dijital dünyadan tamamen koparmanın mümkün olmadığı söyleyen Doç. Dr. Şahin sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımız dijital dünyadan tamamen kopartabilmek içinde bulunduğumuz dönemde mümkün değil. Çünkü hayat tamamen orada akıyor. Yani bu çocuklar aynı zamanda belki okul programları kullanıyorlar. Eğitim programları kullanıyorlar. Yabancı dil öğreniyorlar. Biz bireyler olarak bütün hayatımızı maillerimizi, banka hesaplarımızı, dijital mecralardan yapıyoruz. Burada önemli olan şey çocuğun bunun doğru kullanılmasını sağlayabilmek. Tamamen yasaklamak çok yanlış. Elinden almak bu doğru bir yöntem değil. Veyahut da tamamen özgür bırakmak, ne halin varsa gör demek. Burada önemli olan şey çocuğun bir saat, iki saat değil mesele sadece. Çocuğunuz 10 dakikada da olsa o içerikleri de neleri takip ediyor? Çünkü algoritmalar bir defa izledikten sonra sürekli olarak sizin onlara maruz kalmanızı sağlayacak şekilde organize olmuştur. Bundan dolayı ebeveynlerin burada yapması gereken şey yasaklayıcı bir tutumdan kaçınmak, rehber olabilmek, çocukların konuşabilmek ve dijital kurallar oluştu.”

Trafikte yol verme kavgası: 3 ölü

Antalya'nın Serik ilçesinde iki grup arasında yaşanan yol verme tartışmasının silahlı kavgaya dönüşmesi sonucu 3 kişi hayatını kaybetti. Ahmet Bayar, selektör yüzünden çıkan tartışmada 3 kişiyi öldürdü. Bayar'ın ifadesi ortaya çıktı.

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Sağlık kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

OKB yaşamı nasıl etkiliyor? Uzmanlar etkili terapi yöntemini anlatıyor
Sağlık

OKB yaşamı nasıl etkiliyor? Uzmanlar etkili terapi yöntemini anlatıyor

11.10.2026 · 03:19

Obsesif kompulsif bozukluk, tekrarlayan düşünce ve davranışlarla günlük yaşamı zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, maruz bırakma temelli terapinin etkili olabildiğini belirtiyor.

Osmangazi’de Meme Kanserine Karşı Bilinçli Adımlar
Sağlık

Osmangazi’de Meme Kanserine Karşı Bilinçli Adımlar

09.10.2026 · 15:22

Osmangazi Belediyesi’nin ONKODAY ve BUİKAD katkılarıyla düzenlediği buluşmalarda kadınlara erken teşhis, tarama yöntemleri ve sağlıklı yaşam konusunda bilgi verildi.

Evlerdeki görünmez tehlike: Her yıl 2,5 milyon erken ölümle bağlantılı
Sağlık

Evlerdeki görünmez tehlike: Her yıl 2,5 milyon erken ölümle bağlantılı

28.09.2026 · 19:21

Odun, kömür ve diğer kirletici yakıtlarla yemek pişirmek milyonlarca insanın sağlığını tehdit ediyor. Afrika'da çözüm için yılda 4 milyar dolar gerekiyor.

Genç yaşlarda düzenli yaşam alzheımer riskini azaltıyor
Sağlık

Genç yaşlarda düzenli yaşam alzheımer riskini azaltıyor

20.09.2026 · 14:27

Bursa’da Alzheimer Farkındalık Günü kapsamında konuşan Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin Alzheimer riskini azaltabileceğine dikkat çekti.

Bilim insanları: İnsan beyni aslında iki ayrı organdan oluşuyor
Sağlık

Bilim insanları: İnsan beyni aslında iki ayrı organdan oluşuyor

19.09.2026 · 15:44

Stanford Üniversitesi araştırmacıları, beynin ön ve arka bölümlerinin embriyonik gelişimde farklı hücre gruplarından oluştuğunu ortaya koydu. Bulgular, ALS ve SMA araştırmalarına katkı sağlayabilir.

Temel sağlık alışkanlıkları çocuk yaşta kazandırılmalı
Sağlık

Temel sağlık alışkanlıkları çocuk yaşta kazandırılmalı

17.09.2026 · 11:57

Uzman Dr. Kemal Dinç, okul çağındaki çocuklarda düzenli uyku, sağlıklı beslenme, hijyen ve rutin kontrollerin yeni eğitim döneminde başarı ve sağlığı doğrudan etkilediğini söyledi.