İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, internet ve sosyal medya üzerinden yüksek kazanç vaadiyle yabancı ülke vatandaşlarını hedef aldığı belirlenen organize dolandırıcılık yapılanmasına operasyon düzenlendi.
Soruşturmanın, 2026 yılında yürütülen dört ayrı dosyada elde edilen bulguların ardından genişletildiği bildirildi. İlk incelemelerde, çağrı merkezi görünümündeki bazı şirketlerin sosyal medya platformlarında forex ve kripto para yatırımı temalı reklamlar yayınladığı ve bu reklamlar aracılığıyla ulaşılan kişilerin dolandırıldığı tespit edildi.
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle olayların birbirinden bağımsız şirketlerin faaliyetleri olmadığı, farklı ülkelerde yapılanmalar oluşturan organize bir sistem içerisinde gerçekleştirildiği belirlendi.
Başsavcılığın açıklamasında, MASAK tarafından hazırlanan analiz ve değerlendirme raporları ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün mali analiz çalışmalarında, organizasyonun İsrail bağlantılı kişiler tarafından yönetildiğine ilişkin tespitlere yer verildi.
Sahte iş ilanlarıyla çalışan topladılar
Soruşturma kapsamında şebekenin farklı ülkelerde sorumlular belirlediği ve hedef ülkelerin dışında çeşitli şirketler kurduğu aktarıldı. Çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteriyormuş izlenimi verilen bu şirketler üzerinden organizasyonun çalışma sistemi sürdürüldü.
Şebekenin ayrıca internet üzerinde iş ilanları yayımlayarak yeni çalışanlar temin ettiği belirlendi. İşe alınan kişilere çeşitli eğitimler verildiği, kod isimler kullanmalarının istendiği ve kendileri için gerçeği yansıtmayan bir “maske hayat hikayesi” oluşturmalarının talimatlandırıldığı kaydedildi.
Sözde müşteri temsilcilerinin telefon ve internet tabanlı iletişim sistemleri üzerinden mağdurlarla temas kurduğu, ilk aşamada düşük miktarlı kayıt ücretleri talep ederek güven oluşturduğu, sonrasında ise daha yüksek tutarlarda yatırım yapılması yönünde ikna ettiği belirtildi.
Sahte yatırım ekranları kullandılar
Dolandırıcılık yönteminin devamında mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip sistemleri gösterildi. Bu ekranlarda yatırılan paraların kazanç sağladığı veya piyasa hareketleri nedeniyle değer kaybettiği yönünde gerçeğe aykırı görüntüler oluşturulduğu aktarıldı.
Mağdurlar paralarını geri çekmek istediğinde ise hesapların bloke edildiği, blokenin kaldırılması veya vergi ödenmesi gibi gerekçelerle yeniden para talep edildiği belirlendi. Para gönderildikten sonra ise mağdurlarla iletişimin kesildiği ifade edildi.
Çok dilli çağrı merkezleri kurdular
Organizasyonun farklı ülkelerden mağdurlara ulaşabilmek için çok dilli bir çalışan kadrosu oluşturduğu tespit edildi. Çağrı merkezlerinde müşteri temsilcilerinin yanı sıra takım liderleri, yöneticiler ve muhasebe personelinin görev yaptığı bildirildi.
Başsavcılık, şirketlerin gerekli lisanslara sahip olmadan ve denetim dışındaki aracı kurumlar üzerinden faaliyet gösterdiğini açıkladı.
Açıklamada, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yapılan tespitlere de yer verildi. Buna göre organizasyon içerisinde çalışan bazı kişilere İsrail vatandaşlarının dolandırılmaması yönünde talimat verildiği belirtildi.
Haksız kazancın 3 milyar doları aştığı belirtildi
Soruşturma kapsamında yapılan mali incelemelerde, şüphelilerin yaklaşık iki yıllık dönemde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri için 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı aktarıldı. Mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu bildirildi.
42 çağrı merkezine operasyon
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyurdu. Gürlek, İstanbul ve Muğla’da 28 şirkete ait 42 çağrı merkezine operasyon düzenlendiğini açıkladı.
Operasyonlarda şu ana kadar 191 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Şüphelilerin taşınır ve taşınmaz malları ile banka hesapları hakkında el koyma işlemi uygulandığı belirtildi.
Hakkında yakalama kararı bulunan diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi.









