MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları ile sermaye piyasasına yönelik fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı ve benzeri suç iddialarında kişinin kimliğine ya da siyasi konumuna bakılmaksızın hukuk çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Yapıştırılan metin
Bahçeli, Türkiye’nin yolsuzluk ve usulsüzlük tartışmalarının toplumsal güven kaybına dönüşmemesi gerektiğini ifade ederek, ortaya çıkan sorunların “arınma ve aklanma fırsatı” olarak değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Yapıştırılan metin
Belediyelerdeki soruşturmalara dikkat çekti
Bahçeli, son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü söyledi.
Belediyelerin siyasi güç alanından önce birer kamu emaneti olduğunu vurgulayan Bahçeli; ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda ortaya çıkan çıkar ilişkilerinin yalnızca ceza hukuku değil, aynı zamanda yönetim ve etik açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapıştırılan metin
“Kamu zararının boyutu açıklanmalı”
Yolsuzluk iddialarının kamuya verdiği mali zararın da ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Bahçeli, yargı kararları ile Sayıştay ve diğer denetim kurumlarının tespitlerinin kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
Bahçeli, tespit edilecek kamu zararının geri alınarak emekliler, dar gelirliler ve sabit gelirli vatandaşların refahı için kullanılmasını önerdi. Yapıştırılan metin
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirme
Son günlerde gündemde olan fon soruşturmasına da değinen Bahçeli, mevcut gelişmelerin dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu söyledi.
Finansal sistemin güven üzerine kurulduğuna dikkat çeken Bahçeli, özellikle küçük yatırımcıların yalnızca bir finansal ürüne değil, sistemi yöneten ve denetleyen kurumlara da güvenerek yatırım yaptığını vurguladı.
Bu nedenle piyasalardaki manipülasyon iddialarının etkisinin yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı kalmayacağını, finansal sistemin tamamına duyulan güveni etkileyebileceğini ifade etti. Yapıştırılan metin
“Esas mesele kanunsuz işlem olup olmadığı”
Bahçeli, yatırımcıların tasarruflarını sermaye piyasalarında değerlendirmesinin doğal olduğunu belirterek, asıl incelenmesi gereken konunun fonların yönetimi sırasında manipülasyon, bilgi sızdırma, piyasa bozucu işlem, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi suçların işlenip işlenmediği olduğunu söyledi. Yapıştırılan metin
Türkiye’deki temel sorunun çoğu zaman kurallardan değil, uygulama ve denetimdeki eksikliklerden kaynaklandığını savunan Bahçeli, yatırımcı güvenini koruyacak hukuki, idari ve yapısal tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Ekonomik maliyetlere de değindi
Bahçeli açıklamasında Türkiye ekonomisini etkileyen terör, depremler ve bölgesel savaşların maliyetlerine de değindi. PKK terörünün ekonomiye yaklaşık 2,3 trilyon dolar, 6 Şubat depremlerinin ise 110 milyar doların üzerinde maliyet oluşturduğunu ifade etti.
Enerji ve petrol piyasalarında yaşanan küresel şokların da enflasyon, dış ticaret, turizm ve finansal piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Yapıştırılan metin
“Kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın”
Bahçeli, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarında temel ölçütün hukuk olması gerektiğini vurgulayarak, “Her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun” suç iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.
MHP’nin “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” anlayışının somut bir reform programına dönüştürülmesini savunan Bahçeli; ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapıştırılan metin









