AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Malatya’da düzenlenen “Jeopolitik Önemi Bakımından Terörsüz Türkiye Vizyonu” panelinde, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yürütülen çalışmalar ve çıkarılan yasal düzenlemeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Panel, 12. Malatya Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi.
Güler, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un 10 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştığını hatırlattı. TBMM kayıtlarına göre düzenleme, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların fiilî varlıklarına son verdiğinin ve ellerindeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesini temel koşullardan biri olarak öngörüyor.
Silah bırakma ve güvenlik teyidi ön koşul
Güler, yasal düzenlemenin uygulanabilmesi için örgütün silah bırakması ve fiilî varlığına son verdiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Söz konusu tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulu tarafından yapılacak değerlendirmenin de süreç açısından önem taşıdığını belirten Güler, diğer hükümlerin bu aşamalar tamamlanmadan uygulanamayacağını ifade etti.
Kanunun resmi özetinde de güvenlik kurumlarının tespiti ve bunun Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesinin ardından soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet kararlarının infazına ilişkin işlemlerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Güler: “Bu bir af değil”
Kamuoyunda gündeme gelen af tartışmalarına değinen Güler, düzenlemenin genel af niteliğinde olmadığını söyledi.
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçlarının ve belirli örgüt yöneticiliği suçlarının düzenleme kapsamında değerlendirilmeyeceğini ifade eden Güler, cezasızlık algısı oluşturulmaması gerektiğini belirtti.
Güler, “Birileri hep böyle uydurdu. Onları affediyorlar, bunları affediyorlar, şunları çıkarıyorlar. Öyle bir şey de olmasın. Kanunda çok net olarak yazdık” ifadelerini kullandı.
Ceza ertelemesinde koşullar uygulanacak
Güler, örgüt üyeliği, örgüte yardım, propaganda ve benzeri suçlara ilişkin farklı uygulamaların düzenlemede yer aldığını söyledi.
Ceza ertelemesinin koşulsuz olmadığını belirten Güler, erteleme döneminde yeniden terör suçuna karışılması halinde uygulamanın ortadan kaldırılacağını ifade etti.
TBMM’nin kabul ettiği düzenleme de belirlenen koşulların oluşmasının ardından soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin esasları içeriyor.
Komisyon 21 toplantı yaptı
Abdullah Güler, TBMM bünyesinde oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına ilişkin de bilgi verdi.
TBMM kayıtlarına göre Komisyon, 18 Şubat 2026’da 21’inci toplantısını gerçekleştirdi. Komisyonun çalışmaları boyunca toplam 21 toplantı yapıldı ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin görüşüne başvuruldu.
Güler, toplantılarda bakanlıklar, güvenlik kurumları, sendikalar, barolar, akademisyenler, şehit ve gazi aileleri, güvenlik korucuları ve farklı kesimlerden temsilcilerin dinlendiğini söyledi.
Ortak rapor 18 Şubat’ta kabul edildi
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapor, 18 Şubat 2026 tarihindeki 21’inci toplantıda oylanarak nitelikli çoğunlukla kabul edildi.
TBMM kayıtlarına göre rapor 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi. Rapor; komisyon çalışmaları, temel hedefler, tarihsel arka plan, dinlenen kesimlerin görüşleri, örgütün feshi ve silah bırakması, yasal düzenleme önerileri ve demokratikleşme başlıklarından oluşuyor.
Güler, raporda farklı siyasi partilerin üzerinde uzlaşabildiği başlıkların yer aldığını, silah bırakmanın yasal düzenlemelerin uygulanması açısından temel şartlardan biri olduğunu söyledi.
TBMM süreci izleyecek
Güler, yasal düzenlemenin uygulanması sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisinin de süreci takip edeceğini belirtti.
Meclisin düzenli olarak bilgilendirilmesi ve farklı siyasi partilerin temsil edildiği bir yapının uygulamaları değerlendirmesinin öngörüldüğünü ifade eden Güler, Türkiye’nin süreci kendi kurumları üzerinden yürütmeyi esas aldığını söyledi.
Irak’ın kuzeyindeki çalışmalar da gündeme geldi
Güler konuşmasında Irak’ın kuzeyindeki Metina ve Gara başta olmak üzere bazı bölgelerde yürütülen çalışmalara da değindi.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatının ilgili birimlerinin koordinasyon içerisinde çalıştığını belirten Güler, sahadaki tespit ve incelemelerin sürdüğünü ifade etti.
Sürecin siyasi başlangıcına ilişkin değerlendirme
Güler, “Terörsüz Türkiye” sürecinin siyasi arka planını anlatırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024 yılında yaptığı “iç cephenin güçlendirilmesi” açıklamaları ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2024 yılındaki açıklamalarına değindi.
27 Şubat 2025’te yapılan silah bırakma çağrısı, örgütün daha sonra açıkladığı fesih kararı ve Irak’ın Süleymaniye bölgesindeki silah bırakma görüntülerinin sürecin aşamaları arasında olduğunu ifade etti.