MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Söz konusu düzenleme, 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul oyuyla yasalaştı.
Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçildiğini savunarak, bundan sonraki hukuki ve idari sürecin hızla işletilmesi gerektiğini belirtti.
MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ile “Terörsüz Bölge” hedeflerinin aynı stratejik çizgide birleştiğini ifade ederek, ortaya çıkan imkanın geciktirilmeden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bahçeli: “Çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir”
Bahçeli, kabul edilen yasanın yalnızca güncel gelişmeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Düzenlemenin Türkiye’nin uzun yıllara yayılan terörle mücadele tecrübesinin ve güvenlik politikasının hukuki alandaki sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.
MHP liderine göre terörle mücadelenin yalnızca silahlı yapıların etkisiz hale getirilmesiyle sınırlandırılması yeterli değil. Bahçeli, siyasi, sosyolojik ve jeopolitik şartların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir.”
“Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır”
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin siyasi ve stratejik başlangıcı olarak 22 Ekim 2024 tarihindeki MHP Grup Toplantısı’nda yaptığı çağrıyı işaret etti.
Bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından güvenlik politikasını daha önemli hale getirdiğini savunan Bahçeli:
“Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır.”
ifadesini kullandı.
Bahçeli, Türkiye’nin yakın coğrafyasında terör örgütleri ve vekil unsurlar üzerinden yürütülen mücadelelere dikkat çekerek, etnik ve mezhepsel farklılıkların bölgesel rekabetin araçlarından biri haline getirildiğini ileri sürdü.
MHP lideri bu nedenle Türkiye’nin terör sorununu kendi iradesiyle kalıcı şekilde çözmesinin bir “milli beka zarureti” olduğunu savundu.
İran-ABD gerilimine dikkat çekti
Bahçeli açıklamasında bölgesel gelişmelere de geniş yer verdi.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, ardından İran’ın karşılık vermesiyle genişleyen çatışmaların bölge açısından taşıdığı risklere değinen Bahçeli; enerji arzı, ticaret yolları ve bölgesel güvenliğin söz konusu gerilimden etkilendiğini belirtti.
Gazze, Lübnan, İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeleri birlikte değerlendiren Bahçeli, mevcut çatışmaların başka ülkeleri ve yeni cepheleri de içine alma ihtimalinin bulunduğunu savundu.
“Bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur”
Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin kendi iç güvenlik sorunlarını kalıcı biçimde çözmesini daha da önemli hale getirdiğini ifade etti.
MHP lideri, PKK’nın fesih ve silah bırakma süreciyle başlayan gelişmelerin TBMM’nin devreye girmesiyle yeni bir aşamaya ulaştığını savundu.
Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
“Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur.”
Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin aynı stratejik çerçevede birleştiğine yönelik değerlendirmesi, 12 Ağustos’taki açıklamasının öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Üniter yapı vurgusu
Bahçeli, yeni süreç kapsamında Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet yapısının tartışmaya açılmasının söz konusu olmadığını özellikle vurguladı.
MHP lideri:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.”
ifadelerini kullandı.
Bahçeli, kabul edilen yasanın uygulanmasının terör örgütünün fiili varlığının sona erdiğinin, silah ve mühimmatın teslim edildiğinin ve örgütsel komuta kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit edilmesiyle bağlantılı olduğunu belirtti.
“Çarpıtmalara ve siyasi cambazlıklara lüzum yoktur”
Kanuna yönelik tartışmalara da değinen Bahçeli, düzenlemenin metni ve gerekçesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bahçeli:
“Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır.”
dedi.
MHP lideri ayrıca şehitlerin ve gazilerin süreçteki yerinin tartışmaya açılmaması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bugün ulaştığı güvenlik kapasitesinin yıllardır verilen mücadele sonucunda ortaya çıktığını ifade etti.
Bahçeli’den kritik çağrı: “Kaybedecek vaktimiz yoktur”
Bahçeli’nin açıklamasında en dikkat çeken mesajlardan biri, kanunun uygulanma sürecine ilişkin oldu.
Yasanın kabul edilmesinin sürecin sonu değil, yeni bir hukuki ve idari aşamanın başlangıcı olduğunu belirten Bahçeli, kurumlar arasında koordinasyon sorunu yaşanmaması gerektiğini söyledi.
Bahçeli:
“Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.”
ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı bu değerlendirmesini “Kaybedecek vaktimiz yoktur” mesajıyla öne çıkardı.
“Türkiye’nin istikameti bellidir”
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik politikası açısından değil, ekonomik ve sosyal kalkınma açısından da sonuçlar doğuracağını savundu.
Terörden etkilenen bölgelerde yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarının geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, devlet ile vatandaş arasındaki bağların güçlendirilmesinin kalıcı toplumsal bütünleşmeye katkı sağlayacağını ifade etti.
Açıklamasında Ziya Gökalp’in sözlerine de yer veren Bahçeli:
“Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.”
ifadesini hatırlattı.
Bahçeli, açıklamasını kanunla ulaşılan aşamanın Türkiye ve bölge açısından huzur ve istikrara katkı sağlaması temennisinde bulunarak, şehitleri anıp gazilere teşekkür ederek tamamladı.
TBMM’nin resmi kayıtlarına göre Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, 10 Ağustos 2026’daki Genel Kurul oylamasında 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı.









