ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Küba’ya yönelik politikasında dikkat çekici bir değişikliğe hazırlandığı bildirildi. Bloomberg’e konuşan konuya yakın kaynaklara göre Washington, Küba yönetimine karşı doğrudan askeri güç kullanmak yerine yaptırımlar ve ekonomik baskı üzerinden sonuç almaya ağırlık veriyor.
Trump yönetiminin mevcut yaklaşımında, Küba’ya Amerikan askerlerinin konuşlandırılması veya Venezuela’da Nicolás Maduro’ya yönelik operasyona benzer bir askeri müdahale öncelikli seçenek olarak değerlendirilmiyor. Bunun yerine Havana yönetiminin gelir kaynaklarının daha fazla sınırlandırılması planlanıyor.
Washington’ın önceliği ekonomik baskı olacak
Bloomberg’in 14 Ağustos tarihli haberine göre ABD yönetiminin Küba stratejisi giderek yaptırımların artırılması ve ekonomik baskının genişletilmesi üzerine şekilleniyor.
Washington’ın hedeflerinden biri, Küba hükümetinin finansman kaynaklarını daraltarak yönetim içerisindeki dengeleri etkilemek ve Havana’yı müzakere masasına yönlendirmek. Kaynaklar, stratejinin Küba yönetimi içerisinde ayrışmalar yaratabilecek ekonomik baskı unsurlarına ağırlık verdiğini belirtti.
Bu nedenle mevcut tabloyu “ABD askeri seçeneği tamamen ortadan kaldırdı” şeklinde değerlendirmek yerine, askeri müdahalenin şimdilik geri plana itildiği şeklinde okumak daha doğru. Bloomberg’in kaynakları da yönetimin mevcut önceliğinin askeri operasyon değil ekonomik baskı olduğunu aktarıyor.
Trump Küba’ya asker göndermek istemiyor
Haberde, Başkan Trump’ın Küba’ya Amerikan kara birliklerinin gönderilmesine sıcak bakmadığı belirtiliyor.
Bu yaklaşımın önemli nedenlerinden biri, olası bir askeri müdahalenin sağlayacağı siyasi ve stratejik kazancın belirsiz olması. Küba’da askeri müdahale sonrasında ortaya çıkabilecek yönetim boşluğu, göç hareketleri ve bölgesel istikrarsızlık gibi riskler de Washington’da uzun süredir tartışılıyor. Reuters’ın daha önce görüştüğü uzmanlar da Küba’nın Venezuela’dan farklı olarak belirgin bir siyasi geçiş modeline sahip olmadığına dikkat çekmişti.
ABD ordusunun üst düzey isimleri de daha önce Küba’nın askeri olarak ele geçirilmesine yönelik aktif bir hazırlık veya tatbikat yürütülmediğini söylemişti. Buna rağmen Washington ile Havana arasındaki askeri gerilim yıl içerisinde zaman zaman yükseldi.
Küba üzerindeki ekonomik baskı zaten artırılmıştı
Trump yönetimi son aylarda Havana’ya yönelik ekonomik baskıyı önemli ölçüde genişletti.
Özellikle Küba’ya petrol tedarikini hedef alan ABD yaptırımları, adadaki enerji krizini ağırlaştırdı. Reuters’a göre Küba’nın birçok bölgesinde günlük elektrik kesintileri 20 saati aşarken, enerji sıkıntısı ulaşım, gıda üretimi ve turizm gibi alanları da olumsuz etkiliyor.
ABD’nin baskısı altında kalan Küba yönetimi ise haziran ayında ekonomiyi özel ve yabancı yatırıma daha fazla açmayı amaçlayan 176 maddelik reform paketi açıkladı. Bazı düzenlemeler enerji sektöründe uygulanmaya başlanırken, ABD’den Küba’daki özel işletmelere yapılan yakıt ihracatında da artış yaşandı.
Rubio’nun “maksimum baskı” politikası sürüyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump yönetiminin Küba politikasındaki en sert isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Washington son dönemde Küba’ya karşı iki düzineden fazla yeni baskı ve yaptırım adımı uygularken, yönetimin Havana’nın ekonomik hareket alanını mümkün olduğunca daraltmayı hedeflediği bildiriliyor. Axios’un aktardığına göre Rubio öncülüğündeki strateji, Küba hükümeti üzerindeki ekonomik maliyeti sürekli artırmaya dayanıyor.
Washington ile Havana arasında temaslar tamamen kesilmiş değil. Reuters, iki ülke arasında daha önce doğrudan görüşmeler yürütüldüğünü ve ABD tarafının diplomatik sürecin sonuç verebileceği yönünde açıklamalar yaptığını bildirmişti.
Küba tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor
ABD’nin uyguladığı yaptırımlar ve yakıt baskısı, Küba ekonomisinin kendi yapısal sorunlarıyla birleşerek ülkedeki krizi derinleştirdi.
Havana yönetimi, Washington’ın politikasını ülke ekonomisini çökertmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirirken ABD tarafı ise yaptırımları Küba yönetimini siyasi ve ekonomik değişime zorlayacak bir araç olarak savunuyor.
Son gelişmeler, Trump yönetiminin askeri müdahale ihtimalini ön planda tutmak yerine Küba’yı ekonomik olarak daha fazla sıkıştırmayı ve bu baskıyı siyasi müzakereye dönüştürmeyi hedeflediğine işaret ediyor. Ancak Washington’ın askeri seçeneği tamamen ve kalıcı biçimde masadan kaldırdığına ilişkin resmi bir açıklama henüz bulunmuyor.









