Temizliğin geleceği yeniden şekilleniyor

Temizliğin geleceği yeniden şekilleniyor
Yayınlama: 23.06.2026 10:15
A+
A-

Unilever’in 130 yılı aşkın bir süre önce temellerinin atıldığı Birleşik Krallık’taki Port Sunlight üssü, bugün temizlik teknolojilerinde devrim yaratmayı amaçlayan yapay zeka ve robotik sistemlerin yer aldığı teknolojik bir yer haline gelmiş durumda. Türkiye’nin de en büyük ev bakım pazarlarından biri olduğu bu ekosistemde ev temizliğinde yeni bir dönemin kapısı da yapay zeka ve bilimle aralanıyor. Tüketici alışkanlıklarının yeni dönemde değiştiğini aktaran Unilever Türkiye, Orta Doğu, Pakistan ve Bangladeş Ev Bakım Genel Müdürü ve Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu “Geleneksel temizlik anlayışı artık kabuk değiştiriyor. Tüketicilerimiz, özellikle de genç kuşak, ev bakım ürünlerinde sadece hijyen aramıyor, yaşam alanlarının enerjisini, atmosferini ve kendi ruh hallerini besleyecek üst düzey bir deneyim talep ediyor” dedi

1888 yılında William Hesketh Lever tarafından kurulan ilk sabun fabrikasıyla temelleri atılan ve ev bakım kategorisinin doğum yeri kabul edilen Port Sunlight, bugün geçmişin mirasını geleceğin teknolojisiyle birleştiren bir üs konumunda.

Unilever’in küresel çapta yürüttüğü 836 milyon Euro’luk Ar-Ge yatırımının kalbinde yer alan bu tesis, sadece bir laboratuvar değil; robotların veri işlediği, yapay zekanın aktif olarak kullanıldığı dijital bir üs konumunda bulunuyor.

Verileri normalden 10 kat daha hızlı işleme kapasitesine sahip olan bu dijital ekosistem, mühendislerin operasyonel işlerden sıyrılıp stratejik buluşlara odaklanmasına olanak sağlıyor. Zira her verinin değerli olduğu bir sistemde, tek bir veri noktasının bile çöpe gitmemesi gerekiyor ve robotik sistemle milyonlarca data ile tüm modelleri besliyor.

GELENEKSEL TEMİZLİK ALIŞKANLIKLARI ARTIK DEĞİŞİYOR

Bugün dünya genelinde yaklaşık 96 bin kişiye istihdam sağlayan ve ürünleri her gün 3,7 milyar insan tarafından kullanılan Unilever’in 2026 vizyonunda ise temizlik artık hijyenin ötesine geçerek bir ‘yaşam stili’ deneyimine dönüşüyor.

Zira günümüzde insanların artık istediği en önemli şey ‘hız’ ve şirket de buna uygun, insanların hayatını daha da kolaylaştıracak deneyimlere odaklanıyor. ‘Hızlı Temizlik’ yani (Fast Cleaning) trendinin küresel pazar büyüklüğü ise tam 2 Milyar Euro.

Unilever Türkiye, Orta Doğu, Pakistan ve Bangladeş Ev Bakım Genel Müdürü ve Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu Ali Fuat Orhonoğlu da markaların yeni nesil dönüşümünü değerlendirerek “Geleneksel temizlik anlayışı artık kabuk değiştiriyor. Tüketicilerimiz, özellikle de genç kuşak, ev bakım ürünlerinde sadece hijyen aramıyor, yaşam alanlarının enerjisini, atmosferini ve kendi ruh hallerini besleyecek üst düzey bir deneyim talep ediyor. Biz de bilim, estetik ve deneyimle marka tercihini güçlendirme stratejimizi işimizin merkezine yerleştirdik. Ürünlerimizi sıradan bir ev işinde kullanılmaktan çıkarıp duyuları harekete geçiren, estetiği ve bilimi buluşturan birer arzu nesnesine dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca ihtiyaçları karşılayan değil, bunun ötesinde arzu edilen markalar yaratmayı; keyif, güven ve aidiyet duygularını besleyerek bu bağı sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Bu dönüşümün iki somut örneği ise Türkiye pazarında da kendine yer bulan OMO Express Fresh ve Cif Infinite Clean.

Temizlik noktasında oldukça hassas olan Türkiye 1 numaralı OMO Express Fresh ülkesi olarak öne çıkarken, Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 80’inin haftada en az bir kez kısa program tercih etmesinden yola çıkan ‘Fast Clean’ teknolojisi, 15 dakikalık yıkamalarda bile yüksek performans vaat ediyor.

Cif Infinite Clean ise her mililitresinde 10 milyon canlı probiyotik (yararlı bakteri) barındırıyor ve bu teknoloji, temizlik bittikten sonra bile yüzeydeki tozlanmayı 3 güne kadar geciktirme iddiasıyla dikkat çekiyor.

TÜRKİYE HEM ÜRETİM HEM YETENEK ÜSSÜ

Paylaşılan veriler, Türkiye’nin Unilever global ağındaki kritik rolünü bir kez daha teyit ederken, Konya Ev Bakım Fabrikası, tonaj bakımından dünyanın en büyük ikinci fabrikası konumunda yer alarak dikkat çekiyor.

Türkiye sadece ürün ihraç etmekle kalmıyor; aynı zamanda Port Sunlight gibi merkezlere uzman da gönderiyor. Küresel ölçekte yetenek ihraç eden önemli pazarlardan biri olan Unilever Türkiye’den 50’den fazla Ar-Ge uzmanı, dünyanın farklı ülkelerinde (İngiltere, Hollanda, UAE) çeşitli Ar-Ge görevlerinde çalışıyor. Bunlardan yüzde 50’ye yakını ise İngiltere’de görev yapıyor.

Öte yandan Türkiye’de görev yapan 93 kişilik ekip ise Ar-Ge ve inovasyon alanındaki öncü çalışmalarıyla sektöre liderlik ediyor. Bu ekibin yüzde 70’i kadınlardan oluşurken, liderlik ekibindeki kadın oranı ise yüzde 74.

Unilever’in yeni pazarlama stratejisi olan “SASSY” (Bilimden güç alan, Estetik, Duyusal deneyim sunan, Konuşulan ve Genç ruhlu), Port Sunlight’taki bilimsel temeller üzerine inşa ediliyor. Tüketici içgörüleriyle şekillenen bu yeni nesil temizlik ürünleri, laboratuvarlardaki karmaşık formülleri gündelik hayatı kolaylaştıran pratik çözümlere dönüştürmeyi hedefliyor.

“TÜRKİYE EN SEVDİĞİM PAZARLARDAN BİRİSİ KONUMUNDA”

Toplantı sırasında söz alan üst düzey isimler de Türkiye’nin küresel ağdaki kritik rolünü vurguladı.

Basın etkinliğinde bulunan isimlerden Unilever Ev Bakım Ar-Ge Küresel İnovasyon Başkanı Keith Rutherford, “İstanbul’a ilk ziyaret ettiğim 25 yıl önceden bu yana Türkiye’nin benim favori pazarlarımdan biri olduğunu söyleyebilirim. Türk tüketicisinin evine duyduğu özen ve yerel ekibimizin yetkinliği, Türkiye’yi dünyadaki en iyi iş ortaklarımızdan biri yapıyor” ifadelerini kullandı.

Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu ise “Türkiye, ev bakımında tonaj bazında dünyada 6. sırada yer alan bir üretim devi. Artık İstanbul’dan sadece bir pazarı yönetmiyoruz; yarım milyarı aşan nüfuslu bir bölgenin tek yönetim ve mükemmeliyet üssü haline geldik. Türkiye, küresel organizasyona bugün itibarıyla 188 lider ihraç etmiş durumda ve bu yöneticilerin yüzde 65’i kadın” diye konuştu.

İNOVASYONDA ‘SASSY’ STRATEJİSİ

Unilever’in yeni nesil pazarlama stratejisi olan “SASSY”(Science/Bilim, Aesthetics/Estetik, Sensorials/Duyusallık, Said/Konuşulan, Young/Genç ruhlu) Port Sunlight’taki bilimsel temeller üzerine inşa ediliyor. Tüketici içgörüleriyle şekillenen bu yeni nesil temizlik ürünleri, laboratuvarlardaki karmaşık formülleri gündelik hayatı kolaylaştıran pratik çözümlere dönüştürmeyi hedefliyor.

Bu teknolojik dönüşüm, temizlik kategorisinin sadece kir gidermekten çıkıp, evdeki yaşam kalitesini artıran bir “kozmetik uzantısı” haline gelmeye başladığının sinyallerini veriyor. Bu stratejinin en somut örnekleri de Türkiye’de karşılık buluyor.

Unilever’in Malzeme İnovasyon Fabrikası ise dünyada malzeme kimyası alanında çalışan robotların en yüksek yoğunlukta bulunduğu, Bilgisayar Destekli Malzeme Bilimi alanında dünyanın lider merkezi konumunda bulunuyor.

Liverpool Üniversitesi ve Yükseköğretim Finansman Konseyi ortaklığıyla kurulan Malzeme İnovasyon Fabrikası’nda (MIF) yer alan özel üretim robotlar, geleneksel laboratuvar yöntemlerine kıyasla verileri 10 kat daha hızlı işleyerek normalde onlarca yıl sürecek lab çalışmalarını günlere indiriyor.

Bu durum bilim insanlarının operasyonel ve tekrarlayan işlerle vakit kaybetmesini engellerken onların veri modelleme, simülasyon ve tamamen tüketici deneyimine odaklanan stratejik buluşlara yoğunlaşmasını sağlıyo.

81 milyon sterlin değerindeki tesis, yaklaşık 11 bin metrekarelik bir alanda 250’den fazla araştırmacıya da ev sahipliği yapıyor.

GALATA KULESİ’Nİ 8 KEZ DOLDURACAK KADAR PLASTİK ENGELLENDİ

Sürdürülebilirlik tarafında ise Unilever, Türkiye’nin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm hedeflerine en somut desteği veren lider şirketlerden biri olarak öne çıkıyor.

Dünya genelinde Paris Anlaşması’nın belirlediği karbon nötr hedeflerini 11 yıl geriye çekerek 2039 yılında değer zincirinde net sıfır emisyon hedefi belirleyen şirket Türkiye’deki plastik azaltım çalışmaları, Galata Kulesi’ni 8 kez dolduracak kadar plastiğin doğaya salınmasını engellemiş durumda olduğunu ifade ederken, bu çalışmaların devamının geleceği vurgulandı.

Unilever Konya Ev Bakım Ürünleri fabrikasında 2025 yılında Unilever ve MEXT iş birliğiyle hayata geçirilen Digital Tower projesi ile toz deterjan üretiminde yapay zeka teknolojisi kullanılarak hem üretim verimliliğimim artırılması hem de sürdürülebilirliği desteklemek hedeflenirken, yıllık doğalgaz tüketiminde yüzde 6’lık bir azalma sağlanarak ve doğaya salınan 760 ton karbondioksit engelleniyor.

Konya’daki fabrikaya 4,5 milyon Euro yatırımla güneş enerjisi santrali (GES) kurulurken, Konya fabrikasının toplam enerji ihtiyacının yüzde 30’u yeşil enerjiyle karşılanıyor.

UNILEVER’İN DÜNYADAKİ EN BÜYÜK 2. EV BAKIM FABRİKASI KONYA’DA

Konya’daki fabrika yalnıza yeşil dönüşüme değinirken bu bölgenin globaldeki önemine de ayrıca dikkat çekmek gerekiyor.

Unilever’in dünyadaki en büyük 2. Ev Bakım fabrikası olarak öne çıkıyor. Fabrika aynı zamanda Türkiye’de tek seferde yapılmış en büyük FMCG yatırımı olarak da dikkat çekiyor.

Toplam kapasitenin 600 bin ton olduğu fabrikada bu rakamın yaklaşık yüzde 10’u ihracat olarak öne çıkıyor.

Konya’daki fabrikadan Avrupa’ya 7 marka ihraç edilirken, Avrupa’nın 9 ülkesine toz deterjan ihraç ediliyor.

2025 yılı itibarıyla ilk etapta toz deterjan ihracatı 2024 yılındakilere ilave 6 Avrupa ülkesine (Almanya, İsviçre, Hollanda, Slovakya, Çekya, Slovenya) gerçekleştirildi. 2026 yılı itibarıyla ise Avrupa’da toplam 9 ülkeye (Romanya, Yunanistan, Danimarka, Almanya, Hollanda, Avusturya, Çekya, Polonya ve İsviçre) toz deterjan ihraç ediliyor.

Ben’ce – 21 Haziran 2026 (Ayşe Böhürler & Kadir Kaymakçı & Nuran Yıldız)

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.