Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

NASA’nın geliştirdiği ERNEST prototipi, bağımsız hareket eden tekerlekleri, aktif süspansiyon sistemi ve gelişmiş yapay zeka desteğiyle zorlu arazilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Çöl testlerinde 25 kilometreden fazla yol alan araç, mevcut Mars gezginlerinden yaklaşık altı kat daha hızlı ilerledi.
NASA, Ay ve Mars’taki geleceğin keşif görevleri için geliştirdiği yeni nesil robotik araç ERNEST’i test etmeye devam ediyor. Bağımsız hareket edebilen tekerlekleri ve gelişmiş otonom sistemleriyle dikkat çeken prototip, bugüne kadar kullanılan Mars araçlarının karşılaştığı birçok engeli aşmayı hedefliyor.
NASA, ERNEST ile Mars araçlarının hareket kabiliyetini geliştirmeyi hedefliyor. (Fotoğraf: NASA)
MARS ARAÇLARININ SINIRLARINI AŞMAK İÇİN GELİŞTİRİLDİ
NASA’nın Mars’a gönderdiği Sojourner, Curiosity ve Perseverance gibi araçlar bilimsel keşiflerde önemli başarılar elde etti. Ancak kayalık yüzeyler, dik yamaçlar ve kumlu bölgeler nedeniyle hareket kabiliyetleri belirli sınırlar içinde kaldı.
Özellikle Perseverance, düz arazide saatte yaklaşık 160 metre hızla ilerleyebiliyor. Bu nedenle hedef noktalara ulaşmak günler hatta haftalar sürebiliyor. Tekerleklerde meydana gelen aşınma da uzun görevlerde önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. NASA, ERNEST projesiyle bu kısıtlamaları azaltmayı amaçlıyor.
Bağımsız hareket eden tekerlekler, aracın engelleri aşmasına yardımcı oluyor. (Fotoğraf: A Haber)
TEKERLEKLERİNİ KALDIRARAK ENGELLERİN ÜZERİNDEN GEÇİYOR
Yaklaşık 1,2 metre uzunluğundaki ERNEST, klasik altı tekerlekli Mars araçlarından farklı olarak dört tekerlekli bir yapıya sahip. Aracın en dikkat çekici özelliği ise her tekerleğini bağımsız şekilde hareket ettirebilmesi. Böylece yalnızca engellerin etrafından dolaşmak yerine gerektiğinde kayaların üzerine basarak ya da adım atar gibi ilerleyerek yoluna devam edebiliyor.
NASA mühendisleri, gelecekte görevlerde kullanılacak versiyonun mevcut prototipin yaklaşık iki katı büyüklüğünde olacağını belirtiyor.
ERNEST, mevcut Mars gezginlerinden yaklaşık altı kat daha hızlı ilerledi. (Fotoğraf: NASA)
ÇÖL TESTLERİNDE 25 KİLOMETREDEN FAZLA YOL YAPTI
Güney Kaliforniya’daki Colorado Çölü’nde gerçekleştirilen son testlerde ERNEST, yedi gün boyunca aralıklarla toplam 37 saat sürüş yaptı. Bu süreçte yaklaşık 25,7 kilometre yol kat eden araç, saatte 1 kilometre hıza ulaştı. Bu değer, Curiosity ve Perseverance’ın erişebildiği azami hızın yaklaşık altı katı olarak kayıtlara geçti.
25,7 kilometre yol kat eden araç, saatte 1 kilometre hıza ulaştı
Testler sırasında mühendislerin müdahalesi minimum seviyede tutuldu. Araç, birçok kararı kendi başına alarak rotasını belirledi.
Araç, testlerde saatte 1 kilometre hıza ulaşmayı başardı. (Fotoğraf: A Haber)
AKTİF SÜSPANSİYON SİSTEMİ FARK YARATIYOR
1997’de Mars’a ulaşan Sojourner’dan bu yana NASA’nın gezgin araçlarında pasif süspansiyon sistemi kullanılıyordu. ERNEST ise aktif süspansiyon yaklaşımıyla geliştirildi. Ön bölümde bulunan iki motorlu mafsal sayesinde araç;
Kıvrılarak ilerleyebiliyor,
Tekerleklerini kaldırarak yürüyebiliyor,
Büyük engellerin üzerine tırmanabiliyor,
Gerektiğinde enerji tasarrufu için pasif moda geçebiliyor.
Dört tekerleğin de yönlendirilebilir olması sayesinde araç yalnızca ileri ve geri değil, yana doğru da hareket edebiliyor.
Yapay zeka destekli sistemler, aracın rotasını kendi belirlemesine imkan tanıyor.(Fotoğraf: A Haber)
YAPAY ZEKAYLA KENDİ KARARLARINI VEREBİLİYOR
NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’ndaki (JPL) ekip, ERNEST’in çevresini algılayıp kendi kararlarını verebilmesi için takviyeli öğrenme yönteminden yararlandı. Mühendisler, yüksek doğruluklu sanal ortamlar oluşturarak binlerce saatlik simülasyon gerçekleştirdi. Robot, farklı yüzeylerde nasıl davranması gerektiğini bu eğitimler sayesinde öğrendi.
Daha sonra JPL’nin açık hava test alanı Mars Yard’da kum tepeleri, molozlar ve dik yamaçlardan oluşan parkurlarda denemeler yapıldı. ERNEST, insan müdahalesi olmadan bu engelleri aşmayı başardı.
Program kapsamında nihai tasarıma ulaşmak için 11 farklı sistem denendi. (Fotoğraf: A Haber)
AY VE MARS’IN ERİŞİLEMEYEN BÖLGELERİNE ULAŞABİLİR
JPL’de baş teknoloji uzmanı olarak görev yapan ve testleri yöneten Issa Nesnas, bu çalışmaların Ay’da karşılaşılacak farklı arazi ve ışık koşullarında uzun mesafeler kat edebilecek sistemlerin geliştirilmesine katkı sağladığını söyledi.
JPL’de görev yapan gezegen bilimci James Keane ise ERNEST’in sahip olduğu kabiliyetlerin, gelecekte Ay ve Mars’ta bilimsel araştırmalar için önemli avantaj sağlayabileceğini belirtti.
ERNEST PROGRAMINDA 11 FARKLI TASARIM DENENDİ
2022 yılında başlayan ERNEST programı kapsamında ilk etapta yaklaşık 60 santimetre uzunluğunda iki ayrı prototip üretildi. Ekip, 11 farklı aktif süspansiyon konfigürasyonunu test ederek nihai tasarıma ulaştı. Eylül 2024’te donanımı tamamlanan son model, zaman içinde gelişmiş yapay zekâ desteğiyle daha bağımsız hale getirildi.