Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Prof. Dr. Kerem Alkin, İran’a yönelik son saldırılarda Rusya ve Çin’in sessiz kalmasını değerlendirdi. Rusya ve Çin’in İran ile stratejik ilişkileri olsa da, İsrail’in dijital ve siber teknolojilerindeki işbirliğini kaybetmemek için sert yaptırımlar uygulamadıklarını belirtti. Ali Hamane’nin öldürülmesi kabul edilemez bir olay olarak yorumlanırken, Türkiye’nin arabuluculuk rolünün sürece dahil edilmemesi, İran’ın başına gelenlerin önemli bir nedeni olarak öne çıkıyor. Geçmişte Türkiye’nin diplomatik müdahaleleri İran için kritik avantajlar sağlamıştı.
Prof. Dr. Kerem Alkin, İran’a yönelik son saldırılar ve uluslararası dengeler hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Uzman, özellikle Rusya ve Çin’in tepkisizliğini ve İsrail ile olan ilişkilerini mercek altına aldı.
Rusya ve Çin’in Tutumu: Neden Yalnız Bırakıyorlar?
Prof. Dr. Kerem Alkin, kritik konunun Rusya ve Çin’in İran’a karşı ne yapacağı olduğunu vurguladı:
“Konu çok az konuşuluyor. Çünkü Rusya’nın İran’la çok stratejik işbirliği vardı. Çin’in de İran’a ciddi yatırımları ve petrol tedarikinde yoğun ilişkileri vardı. Ama şu ana kadar İran’ı koruyacak ciddi bir çıkış gözlemlemiyoruz.”
Alkin, Rusya ve Çin’in İran’a yakın ilişkilerine rağmen İsrail’e yönelik kapsamlı yaptırımlar uygulamadığını belirtti:
“Ne Rusya ne de Çin, İsrail’e ekonomik yaptırımlar konusunda şu ana kadar bir şey yapmadı. Bunun nedeni, İsrail’in dijital ve siber teknolojilerindeki başarıları olabilir. Rusya ve Çin, bu işbirliğini kaybetmemek için sert tedbirler almıyor.”
Uzman, iki ülkenin İsrail üzerinden Orta Doğu’daki etkinliklerini sürdürme stratejisi olabileceğini de ekledi.
İsrail’in Rolü ve Dijital Teknolojiler
Alkin, İsrail’in yeni nesil dijital teknolojiler ve siber alanındaki yetkinliğinin, Rusya ve Çin’in sert tutum almamasındaki olası etkisini şöyle özetledi:
“Rusya ve Çin’in tam olarak anlayamadığımız, belki çok daha derin ilişkileri var. Günün sonunda İsrail’e ilişkilerini koparmak istemiyorlar ya da İsrail üzerinden Orta Doğu’da etkinlik arayışındalar.”
Ali Hamaney’e Yönelik Saldırının Analizi
Prof. Dr. Kerem Alkin, Ali Hamaney’in öldürülmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, sürecin arka planına dair önemli bilgiler verdi:
“Ali Hamaney, Türkiye’nin güçlü bir arabulucu ülke olarak devreye girmesini istemiyordu. Bu nedenle konu Umman’a taşındı. Eğer Türkiye sürece dahil olsaydı, İran’ın başına gelenler belki de yaşanmayacaktı.”
Türkiye’nin Arabuluculuk Rolü
Alkin, geçmişte Türkiye’nin diplomatik müdahalelerinin İran için kritik sonuçlar doğurduğunu hatırlattı:
“2013’lerde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, İran’da önemli bir nükleer müzakere yürüttü. Dini liderliğin müdahalesi nedeniyle farklı bir metin sunulmuştu. Cumhurbaşkanımızın kararlılığı sayesinde doğru metin getirilmiş ve imzalanmıştı. Bu sayede İran’a bir nefes alma imkanı sağlanmıştı. Ama eğer Türkiye devrede olmasaydı, belki İran’ın başına gelenler önlenemezdi.”
Alkin, İran dini liderliğinin Türkiye’ye koz vermek istemediği için sürece Türkiye’yi dahil etmediğini belirtti.
Uzman Yorumu: Ortadoğu’da Karmaşık Denge
Prof. Dr. Alkin’in değerlendirmeleri, Orta Doğu’daki güç dengelerinin ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Rusya ve Çin’in İran’a yakın durmasına rağmen sert yaptırımlar uygulamaması, İsrail’in teknolojik avantajları ve Türkiye’nin arabuluculuk geçmişi, bölgedeki diplomatik ve ekonomik kararları şekillendiriyor.
“Amerika ve İsrail terör devleti gibi çalışıyorlar; Ali Hamaney’in öldürülmesi kabul edilemez. Ancak Türkiye’nin sürece dahil olmaması, İran’ın başına gelenleri etkileyen kritik bir faktör oldu.”
Pezeşkiyan: Hamaney suikastı ‘Müslümanlara karşı savaş ilanı’
Hamaney’in öldürüldüğü saldırının perde arkası! ABD basını yazdı: CIA aylardır takipteydi…
Petrol krizi kapıda mı? Dünyanın gözü Hürmüz Boğazı’nda…
İran: Ülkeyi parçalamak isteyenlere müsamaha gösterilmeyecek
Hamaney’in ölümü sonrası yüzlerce kişi sokağa indi: ABD ve İsrail’e lanet yağdı
Bolivya’da askeri uçak düştü: Çok sayıda ölü ve yaralı var