Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Akdeniz Üniversitesi’nde bir ilke daha imza atıldı. Kanser tedavisinde kullanılan ve dünyada sadece 7 merkezde bulunan ileri teknoloji “CAR-T” hücre tedavilerinin yerli üretimi için “İleri Sağlık Araştırma Merkezi” kuruldu. İlk adımı nisan ayında atılacak olan bu tedavi lösemi ve lenfoma hastalarına umut olacak. O merkezin iki kurucusu olan Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Ömer Özkan, detayları CNN TÜRK canlı yayınında Demirören Haber Ajansı Muhabiri İrem Başdaş’a anlattı.
Akdeniz Üniversitesi’nde (AÜ) kanser tedavisinde kullanılan ileri teknoloji CAR-T yönteminin uygulanacağı İleri Sağlık Araştırma Merkezi kuruldu. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, merkezi ve tedaviye dair detayları CNN TÜRK canlı yayınında anlattı.
DHA Muhabiri İrem Başdaş: Hocam, 14 Mart Tıp Bayramınız kutlu olsun. Bu merkezin açılış sürecini anlatır mısınız?
DHA Muhabiri İrem Başdaş:
Prof. Dr. Özlenen Özkan: Ben de bu vesileyle tüm hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlamak isterim. 2020 yılında göreve geldiğimizde Ömer Hoca ile birlikte bir fikrimiz ve bir projemiz vardı. Bildiğiniz gibi biz organ nakli yapıyoruz. Aslında bu üniversitenin kuruluş felsefesi de bu alana dayanıyor. Amacımız organ nakli ve kanser üzerine araştırmalar yapmak ve yeni tedavi yöntemleri geliştirmekti. Bu fikri Cumhurbaşkanımızla paylaştığımızda o da projeyi çok beğendi. Kendisine teşekkür ediyoruz. Onun desteğiyle bu güzel binayı planladık ve hayata geçirdik. Bu süreç yaklaşık beş yıllık bir serüvendi.
Prof. Dr. Özlenen Özkan:
Baktığımız zaman kanserde en çok insanları mustarip eden lenfoma ve lösemilerdi açıkçası. Bu anlamda bizim ilk hedefimiz lanfoma üzerine oldu ve dünyada şu anda en çok kullanılan, en yeni teknik “CAR-T” hücresel tedaviler. Bu anlamda da biz öncelikle cumhurbaşkanlığımızın desteğiyle ve yüzde 50’si de belki daha fazlası, üniversitemizin BAP’ıyla beraber bu projeyi kurguladık. Bu “CAR-T” hücre tedavileri ne için planladık? Özellikle lenfoma tedavisi görmüş ancak başarısız olmuş, çok dirençli hastalar, bu hücresel tedavi gruplarına aday hastalar. Dünyada 7 ülkede yapılıyor sadece ve yüzbinlerce dolarlık tedavi masrafları oluyor bunların. Bunları da göz önüne aldığımız zaman bunun yerli ve milli olması adına çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu merkezin başka bir özelliği de hem research yapılabilmesi hem de o research’ün hemen hastalara kliniğe uygulanması. Türkiye’de böyle bir merkez bildiğim kadarıyla yok. Hem research’ün hem klinik tedavinin uygulandığı çok önemli bir merkez olacak burası. 15 Nisan itibariyle de bu hastalarımızı almaya başlamayı hedefliyoruz.
Buradaki tedavi, hastanın kendisinden alınan kanın tekrar muamele görerek kendisine nakledilmesiyle yapılıyor. Kemoterapiyi bir hayli azaltıyor. Bu anlamda başarılı oranlar yüzde 95’in üzerinde. O anlamda çok teşekkür ediyorum tekrar Cumhurbaşkanımıza bu desteklerinden dolayı. Türkiye’de bu merkezin olması, özellikle hastaların başka yerlerde tedavi aramasının önüne geçecek ve çok maliyetli. Herkesin de gidebildiği tedaviler değiller bunlar. Bu anlamda ben gurur duyuyorum. 14 Mart gibi önemli bir gün de bu merkeze sahip olduğumuz için Türk halkına bu hizmeti verebileceğimiz için gerçekten çok heyecanlıyım. Sadece kan kanseri değil, başka hedeflerimiz de var.
DHA Muhabiri İrem Başdaş: Hocam “CAR-T” hücre tedavisi nasıl yapılacak? Hastalar üzerinde nasıl etkileri olacak?
Prof. Dr. Özlenen Özkan: Öncelikle şunu ifade edeyim. Biz ilk dün bu haberi verdik, 14 Mart arifesinde. O kadar çok hasta ve doktor bu merkezi aradı ki bu çağının peşinde olmaları da beni açıkçası şaşırttı. İnşallah biz burada onlara şifa veririz. Bu tedavide hastalardan kan alınacak ve bu kan başka bir merkeze gönderilmeyecek. Tüm işlemler burada, kendi laboratuvarımızda yapılacak. Hücrelere genetik mühendisliğiyle bazı hedefler yüklenecek. Daha sonra bu hücreler adeta birer asker gibi güçlendirilerek sayıları artırılacak. Yaklaşık 10 gün içinde tekrar hastaya verilerek hastanın kansere karşı mücadelesi güçlendirilecek.
DHA Muhabiri İrem Başdaş: Bu tedavinin yurt dışında oldukça maliyetli olduğunu biliyoruz. Peki, bu merkezde maliyetler düşürülecek mi?
Prof. Dr. Özlenen Özkan: Elbette, amacımız da zaten bu. Öncelikle hastalarımızın başka ülkelere gitmesine gerek kalmamasını amaçlıyoruz. En yakın merkezlerden biri İsrail ve oraya gitmeleri zaten çok mümkün değil. Bu tedavinin ülkemizde yapılması stratejik açıdan da çok önemli. Covid döneminde bunun ne kadar önemli olduğunu gördük. Maliyetleri düşürmemizin nedeni ise bu projeyi tamamen kendi üniversitemizin imkanlarıyla gerçekleştirmiş olmamızdır. BAP projeleriyle desteklenen bir çalışma oldu. Dünyada bu tedavinin maliyeti yaklaşık 200 bin dolar civarında ve bu yalnızca tedavi maliyetidir. Konaklama ve diğer giderler buna dahil değildir. Biz ise bu tedaviyi çok daha uygun maliyetlerle sunabileceğiz.
Halsizlik ve yorgunluğun nedeni aspirin olabilir! Uzmandan önemli uyarı
Fazla tuz sadece tansiyonu değil, 3 kritik organı da tehdit ediyor
Ramazan’da halsizliğin nedeni susuzluk olabilir! Uzmandan su tüketimi uyarısı
Akciğerleri adeta iflas ettiriyor: Tek bir nefesi bile geri dönülemez hasar bırakabilir!
Glokom uyarısı! Sessiz ilerliyor, görmeyi kalıcı olarak yok edebilir
Baş ağrısını görmezden gelmeyin! O belirti ölümcül kanamanın habercisi olabilir