Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyatseverleri önemli yazarlarla buluşturduğu Edebi Kazılar söyleşilerinin bu ayki konuğu, usta yazar İnci Aral oldu. Akkılıç Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikte Aral, son romanlarından biri olan “Verda’nın Ölümü” üzerinden kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri konusunu ele aldı.
Ayşen Işık’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye okurlar yoğun ilgi gösterirken, programda toplumun en önemli sorunlarından biri haline gelen kadın cinayetleri farklı yönleriyle değerlendirildi.
Kadına yönelik şiddetin altında yatan nedenlere değinen İnci Aral, birçok cinayetin temelinde kadınların boşanma veya ayrılık talebinin bulunduğunu söyledi.
Bazı erkeklerin kadınları hayatlarının merkezine koyduğunu ve ayrılığı yalnızca bir ilişki sonu değil, toplumdan dışlanma olarak algıladığını belirten Aral, bu durumun kimi zaman kontrol edilemeyen bir öfkeye dönüştüğünü ifade etti.
Kadın cinayetlerinin yalnızca eğitimsizlikle açıklanamayacağını vurgulayan Aral, yüksek eğitim seviyesine sahip ve toplumda önemli görevlerde bulunan kişilerin de benzer suçları işleyebildiğine dikkat çekti.
Aral, bazı faillerin sahip oldukları sosyal ve kurumsal bağlantıları kullanarak cezai süreçlerde avantaj elde edebildiğini belirterek, sistemdeki eksikliklerin de tartışılması gerektiğini söyledi.
“Verda’nın Ölümü” romanını yazma sürecine de değinen İnci Aral, okurlarından gelen yoğun taleplerin bu konuyu kaleme almasında etkili olduğunu anlattı.
Henüz 14 yaşındayken okuduğu Tolstoy’un “Kreutzer Sonat” adlı eserinden etkilendiğini belirten Aral, romanında Güzel Sanatlar Bakanı olan Ata karakterinin, başarılı sanatçı Verda’nın yaşamını nasıl karanlığa sürüklediğini işlediğini ifade etti.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Aral, bir kadının ruhsal olarak yıpratılmasının da ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Kadınların psikolojik baskı ve sistematik şiddet yoluyla da hayatlarının karartılabildiğini belirten Aral, bunun en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı etkiler bıraktığını vurguladı.
Kadın cinayetlerinin magazinsel bir konu gibi ele alınmasının doğru olmadığını ifade eden İnci Aral, sorunun gerçek nedenleriyle tartışılması gerektiğini söyledi.
Suçluları koruyan veya cesaretlendiren anlayışlara karşı çıkılması gerektiğini belirten Aral, kadınların hem fiziksel hem de psikolojik olarak korunabilmesi için adalet mekanizmasının eksiksiz işlemesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Katılımcıların sorularını da yanıtlayan İnci Aral, söyleşinin ardından kitaplarını imzalayarak okurlarıyla bir araya geldi. Etkinlik, edebiyatın toplumsal sorunları görünür kılmadaki rolünü bir kez daha ortaya koydu.