Hürmüz Boğazı krizi: Rekora koşturdu! Dünya petrolünün %20’si riskte

Hürmüz Boğazı krizi: Rekora koşturdu! Dünya petrolünün %20’si riskte
Yayınlama: 10.03.2026 08:20
A+
A-

ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji piyasalarına etkisi büyüyor. Petrol tesislerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali petrol fiyatlarını hızla yükseltiyor. Prof. Dr. Şenay Yalçın, dünya petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ve bölgedeki riskin özellikle Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi Asya ülkelerini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Yalçın’a göre enerji hatları üzerindeki gerilim aynı zamanda ABD ile Çin arasındaki küresel stratejik rekabetle de bağlantılı.

ABD / İsrail ile İran arasında tırmanan savaş, küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Özellikle petrol tesislerine yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönündeki tartışmalar, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oluyor.

Prof. Dr. Şenay Yalçın, sürecin başında ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimaline karşı bazı açıklamalar yaptığını hatırlatarak, “Trump başlangıçta Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kontrol altına alınabileceği yönündeki söylemler üzerine bunun önemli olmadığını söyledi. Savaş gemileriyle sevkiyata eşlik edileceğini ve dışarıdan sigorta desteği sağlanacağını ifade etti. Ancak bu adımların hiçbirinin hayata geçirilmediği görüldü. Irak, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ın ürettiği enerji emtiaları bu boğazdan geçiyor. Dünyadaki petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20-21’i de buradan yapılıyor” dedi.

Yalçın’a göre Orta Doğu’daki petrol tesislerinin hedef alınması sadece savaşan ülkeleri değil, küresel ekonominin büyük bölümünü etkiliyor. “Aslında zarar gören savaşan ülkeler değil; jeoekonomik açıdan riski satın alan tüm ülkeler etkileniyor. Bu bölgeden çıkan enerji taşıyan gemilerin yüzde 80-85’i Çin, Hindistan, Güney Kore ve Singapur gibi Asya ülkelerine gidiyor” ifadelerini kullandı.

Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatın aksamasının dünya petrol arzı üzerindeki etkisine de değinen Yalçın, enerji jeopolitiğinin büyük güç rekabetiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Yalçın, “Çin yükselen bir ekonomi ve şu anda ABD’yi yakalamak üzere. 2030 yılında ABD’yi geçmesi bekleniyor. ABD ise Çin’i baskı altında tutmak istiyor. Çin’in Tayvan meselesinde ABD’nin stratejik olarak kazanım ya da kayıp yaşayacağı hesaplanıyor. Bu nedenle enerji ve jeoekonomi alanındaki hamleler de bu büyük rekabetin parçası. ABD’nin önce Venezuela’yı kontrol altına alması da bu stratejinin bir parçası olarak görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.

YAKIN MERCEK! Dünya bu isme odaklandı: Mücteba Hamaney

İran savaşı silah devlerine yaradı: ABD ve İsrail’de hangi şirketler kazançlı çıkıyor?

Katar’dan İran’a ‘yanlış hesap’ mesajı: “Büyük ihanet” olarak niteledi

‘Bu daha başlangıç’ diyen Hegseth: Güdümsüz bombaların kullanılacağı aşama henüz başlamadı

Uzmanlar Meclisi seçimini yaptı: Mücteba Hamaney! İran’ı nasıl bir dönem bekliyor?

Washington-Tel Aviv arasında ‘petrol’ çatlağı mı? Axios: Trump ‘korumak istedi’, İsrail vurdu…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.