His var ama adı yok: Milyonları esir alan gizli hissizlik aleksitimi nedir?

His var ama adı yok: Milyonları esir alan gizli hissizlik aleksitimi nedir?
Yayınlama: 14.06.2026 13:45
A+
A-

Bir olay karşısında kalbinizin hızla çarptığını ya da midenizde bir sıkışma hissi oluştuğunu fark edebilirsiniz. Ancak bunun heyecan mı, kaygı mı yoksa öfke mi olduğunu anlamakta zorlanıyorsanız, psikolojide “aleksitimi” olarak adlandırılan durumla karşı karşıya olabilirsiniz.

Uzmanlara göre dünya genelinde milyonlarca insan, duygularını hissetmesine rağmen onları tanımlamakta ve ifade etmekte güçlük çekiyor. Bu durum, kişinin yaşam kalitesinden sosyal ilişkilerine kadar birçok alanı etkileyebiliyor.

ALEKSİTİMİ TAM OLARAK NE ANLAMA GELİYOR?

Kökeni Antik Yunanca’ya dayanan aleksitimi, kelime anlamı olarak “duygular için sözcük bulamamak” şeklinde tanımlanıyor.

Yaygın inanışın aksine aleksitimi, duygusuz olmak ya da hiçbir şey hissetmemek anlamına gelmiyor. Asıl sorun, kişinin yaşadığı duygunun ne olduğunu anlamakta ve bunu ifade etmekte zorlanması olarak öne çıkıyor.

Psikologlar, bu durumun ilk kez 1970’li yıllarda belirli bir davranış örüntüsünü tanımlamak amacıyla literatüre girdiğini belirtiyor.

DUYGULAR FİZİKSEL BELİRTİLERLE KARIŞTIRILABİLİYOR

Aleksitiminin en dikkat çekici özelliklerinden biri, duygusal tepkilerin fiziksel belirtiler olarak yorumlanması.

Örneğin kişi, yaşadığı kaygıyı mide rahatsızlığı olarak değerlendirebilir ya da stres nedeniyle hızlanan kalp atışlarını yalnızca fiziksel yorgunluğa bağlayabilir. Ortada bir rahatsızlık hissi vardır ancak bunun duygusal kaynağı net olarak fark edilemez.

Bu nedenle birçok kişi, aslında ne hissettiğini anlamadan günlük yaşamına devam edebilir.

İLİŞKİLER ÜZERİNDE GÖRÜNMEYEN BİR ETKİSİ VAR

Uzmanlar, duyguların insanlar arasındaki iletişimin temel yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Duyguların ifade edilememesi ise zamanla sosyal ilişkilerde çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Aleksitimi yaşayan kişiler, sevdiklerine değer vermelerine rağmen bunu göstermekte zorlanabiliyor. Bu durum da çevreleri tarafından ilgisizlik ya da duygusal uzaklık şeklinde yorumlanabiliyor.

Araştırmalar, aleksitimi ile ilişki memnuniyetinin azalması ve duygusal yakınlık kurmada güçlük yaşanması arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koyuyor.

KARAR VERME SÜREÇLERİNİ DE ETKİLEYEBİLİYOR

Duygular yalnızca ruh halimizi belirlemiyor; aynı zamanda karar alma mekanizmamızda da önemli rol oynuyor.

Uzmanlara göre insanlar çoğu zaman farkında olmadan korku, sezgi, heyecan veya endişe gibi duygusal sinyalleri kullanarak karar veriyor. Ancak aleksitimi yaşayan kişiler bu sinyalleri ayırt etmekte zorlandığı için özellikle belirsizlik içeren durumlarda karar alma süreçleri daha karmaşık hale gelebiliyor.

BAZI RUHSAL RAHATSIZLIKLARLA BİRLİKTE GÖRÜLEBİLİYOR

Aleksitimi tek başına bir ruh sağlığı bozukluğu olarak kabul edilmese de bazı psikolojik ve nörolojik durumlarla birlikte daha sık görülebiliyor.

Araştırmalarda özellikle otizm spektrum bozukluğu ile güçlü bir ilişki bulunduğu belirtiliyor. Bunun yanı sıra travma sonrası stres bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, depresyon, kaygı bozuklukları ve bazı kronik hastalıklarda da aleksitimi belirtilerine daha sık rastlanabiliyor.

Ancak uzmanlar, bu rahatsızlıklara sahip herkesin aleksitimili olmadığını, aynı şekilde aleksitimi yaşayan birçok kişinin de herhangi bir psikiyatrik tanı taşımadığını vurguluyor.

ALEKSİTİMİYLE BAŞA ÇIKMAK MÜMKÜN MÜ?

Uzmanlara göre aleksitimi kalıcı ve değiştirilemez bir durum olarak görülmüyor.

Duygusal farkındalığı artırmaya yönelik terapi yöntemleri, mindfulness uygulamaları ve çeşitli psikolojik destek programları, bireylerin duygularını daha doğru tanımlamalarına yardımcı olabiliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.