2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yayımlanan mesajda öğrencilere, öğretmenlere ve velilere seslenilirken, eğitimin yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığına dikkat çekildi.
Yeni eğitim öğretim yılının çocukların gelişimi ve dönüşümü açısından yeni bir başlangıç olduğunun belirtildiği mesajda, öğretmenlerin emeği, ailelerin desteği ve devletin sunduğu imkanlarla milyonlarca öğrencinin yeniden okullarla buluştuğu vurgulandı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde üçüncü yıl
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile üçüncü eğitim öğretim yılına girildiğine dikkat çekilen mesajda, geride kalan iki yılda edinilen deneyimlerin yeni döneme taşındığı belirtildi.
Modelin merkezindeki “yetkin ve erdemli insan” anlayışının eğitim politikalarının temel yönünü oluşturduğu ifade edilerek öğrencilerin yalnızca ne öğrendiğine değil, öğrendikleriyle ne yaptığına, nasıl düşündüğüne ve hangi değerleri benimsediğine de önem verildiği kaydedildi.
Mesajda, matematiğin kazandırdığı muhakemenin, tarihin oluşturduğu bilincin, edebiyatın geliştirdiği idrakin ve bilimin sunduğu imkanların öğrencilerin günlük yaşamında karşılık bulmasının hedeflendiği belirtildi.
Öğrencilere “merak edin, araştırın ve yeniden deneyin” mesajı
Öğrencilere yönelik bölümde okulun yalnızca ders öğrenilen bir yer olmadığı vurgulandı.
Mesajda şu ifadeler kullanıldı:
“Okul merak edeceğiniz, soracağınız, araştıracağınız, yanılacağınız, yeniden deneyeceğiniz; kabiliyetlerinizi keşfederken kendinizi de tanıyacağınız bir yuvadır.”
Öğrencilerden öğrendikleri bilgileri hayatla buluşturmaları, karşılaştıkları sorunlar üzerinde düşünmeleri ve aldıkları kararların sorumluluğunu taşımaları istendi.
“Maarifin Kalbinde Oyun” yaklaşımı
Yeni eğitim öğretim yılında oyunların okul hayatındaki yerinin artırılacağı da açıklandı.
“Maarifin Kalbinde Oyun” anlayışıyla geleneksel oyunların yeniden öğrencilerle buluşturulacağı belirtilirken, çocukların birlikte hareket etme, paylaşma, bekleme, kazanma ve kaybetme gibi sosyal becerileri yaşayarak öğrenmelerinin amaçlandığı ifade edildi.
Yapay zekâ ve dijital dünyaya dikkat çekildi
Mesajda teknolojik gelişmeler ve yapay zekânın eğitim üzerindeki etkilerine de geniş yer verildi.
Öğrencilere teknolojiyi yalnızca kullanmanın yeterli olmadığı hatırlatılarak şu değerlendirme yapıldı:
“Böylesi bir dünyada asıl maharet, teknolojiyi kullanabilmenin yanında ona istikamet verebilecek iradeye sahip olmaktır.”
Öğrencilerin doğru bilgiyi yanlıştan ayırabilmeleri, dijital dünyada mahremiyetlerini korumaları ve gerektiğinde ekranı kapatarak kendi zamanlarını yönetebilmeleri gerektiği vurgulandı.
Yenilenen EBA, MEBİ ve DİLİM başta olmak üzere dijital eğitim imkanlarının da bu yaklaşım doğrultusunda öğrencilerin kullanımına sunulduğu belirtildi.
Öğretmenlerin merkezî rolü vurgulandı
Öğretmenlere yönelik mesajda ise öğrencilerin yalnızca ders bilgilerini değil, insan ilişkilerini, emeğe verilen değeri, adalet, nezaket ve vakar gibi kavramları da öğretmenlerinden öğrendiği ifade edildi.
Öğretmenlerin mesleklerini huzur ve güven içinde sürdürebilmeleri, mesleki birikimlerini geliştirebilmeleri ve emeklerinin karşılığını görmeleri amacıyla çalışmaların devam edeceği kaydedildi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretmen Eğitimi paketleriyle uygulamada ortak bir anlayışın güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Velilere okul-aile iş birliği çağrısı
Velilere yönelik bölümde ise çocuğun gelişiminde okul ve ailenin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekildi.
Öğretmenlerin mesleki deneyimi ile ailelerin çocuklarını yakından tanımasının bir araya gelmesi halinde daha güçlü bir eğitim ortamının oluşacağı ifade edildi.
Velilere, çocukların gelişiminin birlikte takip edilmesi, ihtiyaçların zamanında fark edilmesi ve okul ile aile arasındaki iletişimin sürekli canlı tutulması çağrısı yapıldı.
Mesaj, 2026-2027 eğitim öğretim yılının öğrenciler, öğretmenler, aileler ve Türkiye için hayırlı olması temennisiyle sona erdi.









