Millî Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit, UNESCO tarafından Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen Dijital Öğrenme Haftası kapsamında gerçekleştirilen Bakanlar Oturumu’na katıldı.
8-11 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte 25’ten fazla ülkeden eğitim bakanları, üst düzey uzmanlar, teknoloji sektörü temsilcileri, eğitimciler ve öğrenciler bir araya geldi.
“Yapay Zekâ Çağında Eğitim: Gerçekler, Zorluklar, Yeni Ufuklar” temasıyla gerçekleştirilen Bakanlar Oturumu’nda Türkiye’nin eğitimde yapay zekâ yaklaşımı ele alındı.
Yapay zekâ egemenliğine dikkat çekti
Bakan Yardımcısı Bilal Macit, konuşmasında yapay zekâ egemenliğinin teknolojik izolasyon anlamına gelmediğini belirtti.
Macit, eğitim sistemlerinin kullandığı teknolojiler, eğitim verilerinin nerede ve nasıl işlendiği ile insan sorumluluğunun hangi alanlarda korunacağı konusunda ülkelerin bilinçli karar verebilme kapasitesine sahip olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin bu alandaki ulusal kapasitesini geliştirmeye devam ettiğini belirten Macit, Türkçe, kültürel bağlam ve öğretim programlarıyla daha uyumlu yapay zekâ modellerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
BİLGE dil modeli çalışmalarını anlattı
Türkiye’de geliştirilen BİLGE dil modeli girişiminin bu yaklaşımın örneklerinden biri olduğunu belirten Macit, eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin devam eden projeler hakkında da bilgi verdi.
Öğretmenlere yönelik yapay zekâ destekli araçlar, kişiselleştirilmiş öğrenme, öğrenme analitiği uygulamaları ve açık uçlu soruların değerlendirilmesinde kullanılabilecek karar destek sistemleri toplantıda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Macit ayrıca DİLİM platformu üzerinden yürütülen yapay zekâ destekli dil öğrenimi çalışmalarına değindi.
Yerli eğitim teknolojilerine destek
Eğitimde yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknolojik araçlarla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Macit, güçlü bir ekosistem ve yönetişim yapısının önemini vurguladı.
Bu kapsamda ETKİM aracılığıyla yerli eğitim teknolojileri ve yapay zekâ girişimlerinin desteklendiğini belirten Macit, Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı ile etik değerlendirme mekanizmalarının da dönüşümün kurumsal çerçevesini oluşturduğunu söyledi.
“Yapay zekâ öğretmenin yerini alamaz”
Konuşmasında öğretmenin eğitim sistemindeki merkezî rolüne özel vurgu yapan Macit, yapay zekânın bilgi işleme, örüntüleri belirleme ve geri bildirim sunma konusunda önemli imkânlar sağladığını ifade etti.
Buna karşın yapay zekânın, öğretmenin mesleki muhakemesi, ilgisi ve sorumluluğunun yerini alamayacağını belirten Macit, teknolojinin öğretmeni destekleyen bir araç olarak kullanılması gerektiğini kaydetti.
Uluslararası iş birliği vurgusu
Türkiye’nin UNESCO’nun yanı sıra OECD, Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi bünyesindeki çalışmalara da aktif katkı sunduğunu belirten Macit, uluslararası iş birliğinin ortak ilkelerin geliştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Macit, teknolojik ilerlemenin öğretmeni güçlendiren, öğrenciyi koruyan ve eğitimin kamusal amacına hizmet eden bir anlayışla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Programa Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı da katıldı.









