Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-YKS yerleştirme sürecinin ardından üniversite rektörlerine kapsamlı bir mektup gönderdi. Yeni akademik yıl öncesinde kayıt işlemlerinden öğrenim ücretlerine, öğrenci affından üniversitelerin kapasite planlamasına kadar birçok başlığa değinen Özvar, özellikle vakıf üniversitelerindeki ücret artışları konusunda net mesajlar verdi.
Özvar, ara sınıflarda öğrenimine devam eden öğrencilerin ücretlerinde uygulanabilecek artışın yeni eğitim-öğretim yılı için yüzde 25 ile sınırlandırıldığını hatırlattı. Belirlenen oranın farklı ücret kalemleri üzerinden aşılmasına da izin verilmeyeceğini vurguladı.
Vakıf üniversitelerine yüzde 25 sınırı
Vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrenim ücretlerini belirlerken öğrencilerin ve ailelerin ekonomik koşullarını dikkate alması gerektiğini belirten Özvar, mevcut öğrencilerin eğitimlerini sürdüremeyecek duruma gelmesine yol açabilecek uygulamalardan kaçınılmasını istedi.
Özvar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bütün vakıf yükseköğretim kurumlarımızın, öğrenim ücretleri için belirlenen yüzde 25'lik artış sınırına titizlikle uyması artık yasal bir zorunluluktur.”
YÖK Başkanı, yüzde 25’lik sınırın yalnızca öğrenim ücreti adı altında yapılan artışları kapsayan biçimsel bir düzenleme olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Üniversitelerin farklı hizmet veya ücret kalemleri oluşturarak öğrencinin toplam maliyetini yasal sınırın üzerine çıkarmasına izin verilmeyeceğini belirten Özvar, kurallara aykırı uygulamaların tespit edilmesi halinde inceleme ve soruşturma süreçlerinin yürütüleceğini bildirdi.
Öğrencinin ödeyeceği tüm masraflar önceden açıklanacak
YÖK’ün üzerinde durduğu başlıklardan biri de üniversite ücretlerindeki şeffaflık oldu.
Özvar, öğrencilerin kayıt yaptırmadan önce yalnızca yıllık öğrenim ücretini değil, eğitim süresince karşılaşabilecekleri bütün zorunlu masrafları açık biçimde öğrenebilmesi gerektiğini belirtti.
Buna göre hazırlık eğitimi, laboratuvar, uygulama, yaz okulu ve eğitim materyalleri gibi zorunlu giderlerin kayıt öncesinde anlaşılır ve erişilebilir şekilde ilan edilmesi istendi.
Burs ve indirimlerin hangi şartlarda devam edeceğinin de öğrencilere başlangıçta bildirilmesi gerektiğini kaydeden Özvar, şunları söyledi:
“Öğrencilerimizin normal öğrenim süreleri boyunca karşılaşacakları maliyetleri öngörebilmeleri, yükseköğretime erişim kadar yükseköğretimde kalabilmenin de temel şartlarından biridir.”
Ödeme güçlüğü yaşayan öğrencilere destek çağrısı
YÖK Başkanı, vakıf üniversitelerinden taksitlendirme modellerinde ailelerin ödeme gücünü dikkate almalarını da istedi.
Ekonomik sıkıntı yaşayan öğrenciler için ek ödeme kolaylıkları, ihtiyaç odaklı burslar ve destek mekanizmaları geliştirilmesinin önemine işaret eden Özvar, öğrencilerin yalnızca mali nedenlerle eğitimlerini yarıda bırakmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kayıt süreci öğrenci odaklı yürütülecek
2026-YKS yerleştirme sonuçlarını da değerlendiren Özvar, devlet üniversitelerindeki kontenjanların büyük ölçüde dolmasının ve vakıf üniversitelerine yönelik talebin devam etmesinin yükseköğretime duyulan ilginin sürdüğünü gösterdiğini belirtti.
Ancak kontenjanların dolmasının tek başına başarı ölçütü olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Yeni öğrencilerin üniversiteleriyle ilk temasının kayıt döneminde gerçekleştiğini hatırlatan Özvar, bu sürecin şeffaf, güven verici, kolaylaştırıcı ve öğrenci odaklı biçimde yürütülmesini istedi.
Özvar şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitelerimiz, öğrencilerimize akademik topluluğun gelecekteki asli üyeleri olarak yaklaşmalıdır. Öğrencilerimizin üniversiteleriyle ilk temaslarının aidiyet duygularını güçlendiren, kendilerini değerli ve güvende hissettiren bir nitelikte olması hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Şehir dışından gelen öğrencilere özel tedbir
Üniversitelere kayıt için başka şehirlerden gelecek öğrenciler konusunda da rektörlere çağrı yapıldı.
Özellikle engeli bulunan, şehir dışından gelen veya kayıt işlemlerinde desteğe ihtiyaç duyan öğrenciler için üniversitelerde gerekli kolaylıkların sağlanması istendi.
Telefon, e-posta ve çevrim içi danışma hatlarının aktif tutulması gerektiğini belirten Özvar; öğrencilerin kayıt, barınma, ulaşım, burs, akademik takvim ve hazırlık eğitimi gibi konularda doğru bilgiye hızlı biçimde ulaşabilmesinin önemini vurguladı.
“Kontenjanların dolması nihai hedef olarak görülmemeli”
YÖK Başkanı, yüksek doluluk oranlarının üniversitelerin fiziki ve akademik kapasitesine de yeni yük getirdiğine dikkat çekti.
Üniversitelerin yeni kayıt yaptıracak öğrencilerin yanı sıra öğrenci affı kapsamında yeniden eğitime dönecek kişileri de planlamalarına dahil etmesini isteyen Özvar; derslik, laboratuvar, kütüphane, dijital kaynaklar, yemek hizmetleri, ulaşım, sosyal alanlar ve akademik danışmanlık kapasitesinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Özvar şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kontenjanların dolması nihai hedef olarak görülmemeli, bu süreç, nitelikli eğitim, güçlü öğrenci desteği ve başarılı mezuniyet süreçlerinin başlangıcı olarak değerlendirilmelidir.”
Yeni öğrencilerin üniversite yaşamına daha kolay uyum sağlaması için kapsamlı oryantasyon programları düzenlenmesi ve akademik danışmanlık sistemlerinin etkin kullanılması da YÖK’ün talepleri arasında yer aldı.
Yapay zekanın üniversitelerde kullanımına dikkat çekti
Özvar’ın rektörlere gönderdiği mektupta yapay zeka da ayrı bir başlık olarak yer aldı.
Yapay zekanın eğitim ve bilimsel araştırmalar üzerindeki etkisinin giderek arttığını belirten Özvar, üniversitelerden öğrencilerin bu teknolojileri yalnızca kullanmalarını değil, etik, bilinçli ve üretken biçimde kullanma becerisi kazanmalarını sağlayacak çalışmalar yürütmelerini istedi.
Bu kapsamda üniversitelerin eğitim programlarını ve akademik uygulamalarını teknolojideki dönüşüme göre güncellemesinin önem taşıdığı vurgulandı.
Öğrenci affında son tarih 9 Aralık 2026
YÖK Başkanı, başvuruların 9 Aralık 2026’ya kadar devam edeceği öğrenci affına ilişkin işlemlerin de öğrenci lehine ve kolaylaştırıcı biçimde yürütülmesini istedi.
Aftan yararlanarak üniversitelerine geri dönmek isteyen öğrencilerin başvuru, kayıt, intibak, ders tanıma ve yatay geçiş işlemlerinde gereksiz bürokrasiyle karşılaşmaması gerektiğini belirten Özvar şöyle konuştu:
“Aftan yararlanmak isteyen öğrencilerimizin hak kaybına uğramaması için başvuru süreçlerinde gereksiz bürokratik yük getirilmemesini ve mevzuatın öğrenciler lehine öngördüğü imkanların eksiksiz uygulanmasını bekliyoruz.”
Özvar, öğrenci affının yükseköğretimini çeşitli nedenlerle yarıda bırakmış kişiler açısından eğitimlerini tamamlama fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Uluslararası öğrenciler için şeffaflık vurgusu
Mektupta uluslararası öğrencilerin karşılaşabileceği sorunlara da yer verildi.
Üniversitelerden yabancı öğrencilerin kayıt, öğrenim ücreti, burs koşulları ve ikamet işlemleri hakkında açık şekilde bilgilendirilmesi istendi.
Özvar ayrıca öğrencilerin doğrulanmamış aracılar veya yanıltıcı yönlendirmeler nedeniyle mağduriyet yaşamaması için üniversitelerin resmi danışmanlık kanallarını daha etkin kullanması gerektiğini belirtti.
Yeni öğrencilerin güvenilir barınma imkanlarına ulaşabilmesinin de üniversitelerin bilgilendirme süreçlerinde öncelikli başlıklardan biri olması istendi.
Üniversitelerin başarısı yalnızca kayıt rakamıyla ölçülmeyecek
Erol Özvar, yeni akademik dönemde üniversitelerin başarı kriterlerinin yalnızca kontenjan ve kayıt sayılarına indirgenmemesi gerektiğini vurguladı.
Öğrenci memnuniyeti, eğitimde devamlılık, fırsat eşitliği, akademik başarı ve güçlü kampüs deneyiminin de üniversitelerin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Özvar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Yeni akademik yılın başarısını değerlendirirken üniversitelerimize kaç öğrencinin kayıt yaptırdığından öte, öğrencilerimizin üniversitelerine nasıl uyum sağladıklarını, üniversite öğrenimlerini ne ölçüde sürdürebildiklerini ve mezun olacakları vakte dek kendileri için gerekli bilgi, beceri ve yetkinliklerle ne ölçüde güçlü bir geleceğe hazırlandıklarını hesaba katmak zorundayız.”
YÖK’ün rektörlere gönderdiği mesajda özellikle vakıf üniversitelerindeki yüzde 25’lik ücret artışı sınırı, mali şeffaflık, öğrenci affı ve yeni akademik dönemde öğrenci odaklı yönetim anlayışı öne çıktı.








