İngiliz The Telegraph gazetesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’da rejim değişikliği hedefiyle hazırlanan gizli bir operasyon planını ABD Başkanı Donald Trump’a sunduğunu öne sürdü. Habere göre planın merkezinde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden binlerce Kürt savaşçının İran’ın batısına geçirilmesi bulunuyordu.
Gazetenin İsrailli ve Körfez kaynaklarına dayandırdığı haberde, operasyonun hayata geçirilmesinin önündeki en önemli siyasi engellerden birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington’a ilettiği itiraz olduğu belirtildi. The Telegraph’ın aktardığına göre Ankara, İran’daki Kürt silahlı grupların güçlendirilmesinin Türkiye’nin güvenliğini doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Netanyahu planı 11 Şubat’ta Trump’a sundu iddiası
Habere göre Netanyahu, 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede İran yönetiminin devrilmesine yönelik kapsamlı bir dosya sundu.
The Telegraph, İsrail dış istihbarat servisi Mossad tarafından hazırlanan ve CIA ile de görüşüldüğü belirtilen planın, belirli şartların oluşması halinde İran içerisindeki muhalif unsurların harekete geçirilmesini öngördüğünü yazdı.
Haberde şu değerlendirmeye yer verildi:
“Belirli adımların atılması halinde İran halkının kendi kaderini eline alabileceği koşullar oluşturulabilir”
Plan kapsamında binlerce Kürt savaşçının ABD hava desteği altında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden İran’ın batısına geçirilmesinin değerlendirildiği ileri sürüldü.
Erdoğan’dan Washington’a sert mesaj
The Telegraph’a konuşan kaynaklara göre Türkiye, planın bölgesel güvenlik üzerindeki sonuçları konusunda ABD yönetimini uyardı.
Gazete, Türkiye’nin uzun yıllardır PKK ile mücadele ettiğine dikkat çekerken, İran’daki Kürt grupların silahlandırılmasının Türkiye sınırındaki silahlı yapılanmaları da güçlendirebileceği endişesinin Ankara’nın itirazında belirleyici olduğunu yazdı.
Haberde Erdoğan’ın Trump’a şu mesajı verdiği öne sürüldü:
“Bölgede herhangi bir Kürt bağımsızlığı girişimine kesinlikle müsamaha gösterilmeyecek”
The Telegraph’a göre Ankara’dan gelen itirazların ardından Washington’ın plana yaklaşımı değişti ve planlanan operasyon hayata geçirilmedi. Bu ayrıntıların gazetenin kaynaklarına dayanan iddialar olduğu, Türkiye veya ABD tarafından söz konusu görüşmenin bu ifadelerle resmi olarak doğrulanmadığı belirtilmeli.
Altı Kürt grubunun operasyona katılması planlandı
Haberde İranlı Kürtlerden oluşan 6 farklı grubun operasyona dahil edilmesinin değerlendirildiği aktarıldı.
Savaşçıların Irak Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinden İran’a geçmesi, burada bulunan gruplara silah sağlaması ve Tahran yönetimine karşı oluşturulacak hareketliliğe destek vermesi planın unsurları arasında gösterildi.
The Telegraph’a göre Kürt güçler 18 Mart’ta harekete geçmeye hazırlanıyordu, ancak operasyonun başlayabilmesi için Trump’ın nihai onayının gerektiği belirtildi.
Kürt grupların, askeri desteğin yanı sıra İran’daki olası bir rejim değişikliğinin ardından kendi siyasi statülerinin nasıl şekilleneceğine ilişkin güvence istediği de haberde yer aldı.
Khabat liderinden dikkat çeken açıklama
İranlı Kürt muhalif gruplardan Khabat Örgütü’nün Genel Sekreteri Babasheikh Hosseini, savaşın ilk döneminde kara harekatı ihtimaline ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Hosseini’nin Kürt güçlerinin sahaya girmesinin İran yönetiminin devrilmesini hızlandırabileceğini savunduğu aktarılmıştı.
Hosseini’nin haberde aktarılan ifadesi şöyle:
“Kürt güçlerin sahada bulunması, İran'daki rejimin devrilmesini hızlandıracaktı.”
Beyaz Saray Kürtlerin silahlandırıldığı iddiasını reddetmişti
Mart ayında ABD’nin İran’daki Kürt grupları silahlandırdığına ilişkin haberlerin gündeme gelmesi üzerine dönemin Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu yöndeki iddiaları reddetmişti.
Leavitt, Trump’ın Kürt liderlerle temas kurduğunu doğrulamış ancak ABD Başkanı’nın İran’a yönelik böyle bir planı onayladığı yönündeki haberlerin doğru olmadığını söylemişti.
The Telegraph’ın son haberi bu nedenle, o dönemde kamuoyuna açıklanmayan görüşmeler ve İsrailli-Körfez kaynaklarının iddiaları üzerinden yeni ayrıntılar ortaya koyuyor.
Trump’ın Netanyahu’nun senaryolarını reddettiği öne sürüldü
Habere göre Beyaz Saray’daki değerlendirmeler sırasında Netanyahu’nun sunduğu planın bazı bölümleri ABD’li yetkililer tarafından uygulanabilir bulunmadı.
CIA Direktörü John Ratcliffe’ın Trump’a operasyonla ilgili ayrıntılı bir değerlendirme sunduğu, ardından Trump’ın Netanyahu’nun bazı rejim değişikliği senaryolarını:
“saçma”
olarak nitelendirdiği öne sürüldü.
Körfez ülkelerinin de İran’ın etnik temelde parçalanmasının Orta Doğu’da yeni ve uzun süreli istikrarsızlıklara yol açabileceği konusunda Washington yönetimini uyardığı aktarıldı.
Mossad’da iki üst düzey görevden alma
İsrail istihbaratında da İran planıyla bağlantılı dikkat çekici gelişmeler yaşandı.
İsrail basınına yansıyan bilgilere göre Mossad Direktörü Roman Gofman, İran’da rejim değişikliğine yönelik planın hazırlanmasında rol alan iki üst düzey yetkiliyi görevden aldı. Görevden alınan isimlerin Mossad’ın istihbarat yapılanması ve İran dosyasında üst düzey görevlerde bulunduğu bildirildi.
Bu görev değişikliklerinin söz konusu operasyonun uygulanamamasıyla doğrudan bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmeler ise İsrail basınındaki haberlere dayanıyor.
Netanyahu temmuz ayında konuyu yeniden gündeme getirdi
The Telegraph, Netanyahu’nun İran’daki rejim değişikliği seçeneğinden tamamen vazgeçmediğini de öne sürdü.
Habere göre Netanyahu, 28 Temmuz’da Oval Ofis’te Trump ile yaptığı görüşmede belirli şartlar altında İran yönetiminin değiştirilmesinin hâlâ mümkün olduğunu savundu. Ancak Trump’ın bu yaklaşımı benimsemediği belirtildi.
ABD yönetiminin son dönemdeki öncelikleri arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın bölgesel vekil güçlerine desteğinin sınırlandırılması ve Tahran’ın nükleer ve füze programlarının kontrol altına alınması bulunuyor. Washington ile Tahran arasındaki gerilimde Türkiye ise diplomatik çözüm çağrısını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17 Ağustos’taki Trump görüşmesinde İran konusunda diplomasinin zorlanması gerektiğini ifade etmişti.
The Telegraph’ın haberine göre tüm bu gelişmelerin ardından Netanyahu’nun Kürt güçleri üzerinden İran’da kara harekatı ve rejim değişikliği hedefleyen planı uygulamaya geçirilmeden rafa kaldırıldı. Ancak operasyonun ayrıntıları büyük ölçüde isimsiz kaynakların anlatımına dayandığından, söz konusu planın tüm unsurları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.









