İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD’nin İran’a yönelik askeri ve ekonomik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Washington’ın eylemlerinin küresel nükleer güvenliği zayıflattığını savunan Rızai, bazı ülkelerin nükleer silah edinme fikrine daha fazla yöneldiğini ileri sürdü. Rızai, İran’ın en üst düzey güvenlik organının sekreterliğine Ağustos 2026’da getirilmişti.
İran devlet televizyonuna konuşan Rızai, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının, uluslararası nükleer denetim mekanizmalarının ülkeleri askeri müdahalelerden koruyup koruyamayacağı konusunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
“Dünyanın atom bombasına yönelik eğilimini güçlendirdi”
Rızai, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki durumuna dikkat çekerek Washington yönetimini eleştirdi. ABD saldırılarının başka ülkelerin nükleer caydırıcılığa bakışını değiştirdiğini öne süren Rızai şu ifadeleri kullandı:
“ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılarında ortaya koyduğu aptallık, dünyanın atom bombasına yönelik eğilimini güçlendirdi. Özellikle de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na üyeliğin Amerikan saldırısını önlemede etkisiz olduğu açıkça ortaya çıktığında”
Rızai’nin ABD politikalarının “nükleer istikrarsızlık” yarattığı yönündeki açıklamaları İran devlet televizyonundaki kapsamlı röportajında da yer aldı.
Washington’ı diplomasiye ihanet etmekle suçladı
ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine de değinen Rızai, Washington’ın verdiği taahhütlere uymadığını iddia etti.
Rızai şöyle konuştu:
“Amerikalılar müzakerelere ve diplomasiye ihanet ettiler, hatta İran’la imzaladıkları ikili mutabakat zaptındaki kendi imzalarını dahi ihlal ettiler”
İranlı yetkili, yaşanan gelişmelerin ardından Tahran’ın hem diplomatik yaklaşımında hem de askeri stratejisinde değişikliklere gidebileceği mesajını verdi.
Rızai bu konuda da şu ifadeleri kullandı:
“Müzakerelerin ardından ABD’nin İslam Cumhuriyeti’ne verdiği sözleri ihlal etmesi nedeniyle, İslam Cumhuriyeti’nin dünyaya karşı diplomatik davranışlarında reform yapması gerekiyor”
ABD ile İran arasında son aylarda yürütülen temaslar sonuçsuz kalırken Washington, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artıracağını açıkladı.
Bölge ülkelerine ekonomik savaş uyarısı
Rızai’nin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de İran’ın komşularına yönelik uyarısı oldu.
ABD’nin Tahran’a karşı başlattığı ekonomik baskı kampanyasına bölge ülkelerinin destek vermemesini isteyen Rızai, aksi durumda bu ülkeleri İran’a karşı ekonomik savaşın parçası olarak değerlendireceklerini söyledi.
Rızai şu ifadeleri kullandı:
“Tüm komşu ülkelere, Amerika'nın yanında ekonomik savaşa katılmamalarını söylüyoruz. Aksi takdirde onları düşman olarak göreceğiz. Savaşı genişletmeyi aramıyoruz, ancak İran çevresindeki ülkeler ekonomik savaşta Amerikalılarla işbirliği yaparsa, çıkarlarını vuracağız”
Rızai’nin komşu ülkelerin ABD’nin ekonomik baskı kampanyasına katılması halinde çıkarlarının hedef alınabileceğine yönelik tehdidi uluslararası haber ajanslarına da yansıdı.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı tehdidi
İranlı güvenlik yetkilisi, ekonomik baskıya destek verilmesi durumunda enerji sevkiyatının da hedef alınabileceğini ileri sürdü.
Rızai, bölge ülkelerinin ABD ile birlikte hareket etmesi halinde Basra Körfezi’nden petrol ihracatının engellenebileceği tehdidinde bulundu. İran’ın yalnızca Hürmüz Boğazı’nı değil, alternatif petrol sevkiyat güzergâhlarını da hedef alabileceğini söyledi.
Rızai’nin açıklamaları, ABD yönetiminin İran’a karşı yeni ve kapsamlı ekonomik yaptırımlar hazırladığı bir dönemde geldi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran’a karşı şimdiye kadarki en ağır ekonomik baskı kampanyalarından birini uygulamaya hazırlandığını açıklamıştı.
Tahran ise askeri ve ekonomik baskının İran’ı geri adım atmaya zorlamayacağını savunurken, ABD ile İran arasındaki gerilimin merkezinde yaptırımlar, nükleer program ve Hürmüz Boğazı bulunmaya devam ediyor.









