Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın Türkiye’nin üretim, ihracat ve dış ticaret yapısındaki kritik konumuna dikkat çekti. Kentin ekonomik performansının yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye ekonomisinin tamamını doğrudan etkilediğini belirten Burkay, BTSO’nun 2030 Vizyonu doğrultusunda yeni nesil sanayi, teknoloji ve üretim yatırımlarına ağırlık vereceğini söyledi.
Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından “Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü” başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısında iş dünyası ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
MÜSİAD Bursa Şubesi’nin ev sahipliğindeki programa; MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulu üyeleri, MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG’nin önceki dönem başkanları ve sektör temsilcileri katıldı.
Burkay’dan mimar ve mühendislere vizyon mesajı
Toplantıda Bursa ekonomisinin geçirdiği dönüşümü ve gelecek dönem hedeflerini anlatan İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde mimar ve mühendislerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurguladı.
Burkay şöyle konuştu:
“Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum.”
“Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir”
BTSO’da 2013 yılında göreve geldikleri dönemde Bursa için kapsamlı bir dönüşüm hedefi ortaya koyduklarını belirten Burkay, kentin Türkiye ekonomisindeki pozisyonunun doğru okunması gerektiğini söyledi.
Burkay:
“Bizim Bursa’yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa’nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika’da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya’da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya’nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası’nın zenginlik merkezidir.”
ifadelerini kullandı.
Bursa’nın ihracat gücüne dikkat çekti
Burkay, Bursa’nın içinde bulunduğu Marmara Havzası’nın Türkiye’nin üretim ve ihracat ekonomisinin merkezi konumunda bulunduğunu belirtti.
Türkiye’nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60’ının Marmara Havzası’ndan gerçekleştirildiğini ifade eden Burkay, Bursa’nın ise ihracatını ağırlıklı olarak kendi ürettiği sanayi ürünleri üzerinden gerçekleştiren şehirlerden biri olduğuna işaret etti.
Bursa ekonomisinin yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat, kilogram başına 4 dolarlık ihracat değeri ve yaklaşık 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlası ürettiğini belirten Burkay, kentin Türkiye’nin kronik dış ticaret açığının azaltılması açısından önemli bir model ortaya koyduğunu söyledi.
Burkay değerlendirmesinde:
“Türkiye’nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60’ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye’nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye’nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli.”
dedi.
“Yöneticilerin vizyonsuz olma lüksü yok”
Bursa’nın sahip olduğu ekonomik potansiyelin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Burkay, karar verici pozisyondaki yöneticilerin küresel gelişmeleri yakından takip etmesinin önemine değindi.
Burkay:
“Bursa’da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız.”
ifadelerini kullandı.
16 hedefle başladılar, 60’tan fazla projeye ulaştılar
BTSO’nun 2013 yılında ortaya koyduğu hedeflerin büyük bölümünü hayata geçirdiğini dile getiren Burkay, başlangıçta belirlenen 16 hedefin zaman içerisinde 60’tan fazla projeye dönüştüğünü söyledi.
Yeni dönemde odağın TEKNOSAB ekosistemi ve 2030 Vizyonu olacağını vurgulayan Burkay:
“Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa’yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa’nın Türkiye Yüzyılı’na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum.”
diye konuştu.
Burkay toplantıda ayrıca Türkiye’nin ilk entegre KOBİ ekosistemi olarak planlanan yapının detaylarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Kızılcık: “2030 Vizyonu heyecan verici”
MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık da BTSO’nun 2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirmeyi planladığı projelerin Bursa açısından önemli bir gelecek perspektifi sunduğunu söyledi.
Sunumu daha önce inceleme fırsatı bulduğunu belirten Kızılcık:
“Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı.”
ifadelerini kullandı.
“13 yılda 60’tan fazla proje önemli bir başarı”
BTSO’nun son 13 yıllık döneminde Türkiye’nin ve dünyanın olağanüstü süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Kızılcık; 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ekonomik dalgalanmalara rağmen Bursa’nın üretim kapasitesini koruduğunu söyledi.
Kızılcık:
“Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır.”
dedi.
“Bursa büyürse Türkiye büyür” yaklaşımının rakamlarda karşılık bulduğunu ifade eden Kızılcık, Bursa, İstanbul ve Kocaeli hattının Türkiye’nin üretim ve ihracat ekonomisinin ana merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.
Kızılcık:
“Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa’nın büyümesi, Türkiye’nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor.”
ifadelerini kullandı.
“Bursa durursa Türkiye durur”
Mimar ve mühendislerin yeni ekonomik vizyonda aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Kızılcık, MMG’nin hem tasarım hem uygulama alanındaki birikimiyle Bursa’nın gelecek projelerine katkı sunmaya hazır olduğunu söyledi.
Kızılcık:
“MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa’nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz.”
dedi.
Bursa’da oluşan üretim ve kalkınma modelinin yalnızca kent sınırları içerisinde kalmaması gerektiğini ifade eden Kızılcık, elde edilen tecrübenin Anadolu’nun farklı şehirlerine taşınmasının Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayacağını belirtti.
Kızılcık sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu’ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu’ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor.”
“Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa’nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
BTSO’nun 2030 Vizyonu, Bursa’nın mevcut üretim ve ihracat kabiliyetini ileri teknoloji, nitelikli sanayi, KOBİ dönüşümü ve yeni yatırım alanlarıyla güçlendirerek kentin Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyor.









