Danon: “Kimseyi beklemeyeceğiz”
İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Danny Danon, İran ile İsrail arasındaki gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD merkezli Newsmax kanalına konuşan Danon, İran’ın İsrail’e yeniden saldırması halinde Tel Aviv yönetiminin karşılık vermek için herhangi bir ülkenin onayını beklemeyeceğini söyledi.
İsrail’in ABD ile yakın koordinasyon içinde hareket ettiğini belirten Danon, buna rağmen İran’dan gelecek olası bir saldırı karşısında İsrail’in kendi kararını vereceğini ifade etti.
Danon, “Eğer İran hata yapar ve İsrail’e yeniden saldırırsa, kimseyi beklemeyeceğiz. Misilleme yapacağız ve onlara sert bir darbe indireceğiz” ifadelerini kullandı.
İsrail’in İran için sıraladığı üç hedef
Danon, İran’la ilgili olası bir çözümde üç temel başlığın ele alınması gerektiğini savundu. İsrailli yetkiliye göre müzakereler, ekonomik yaptırımlar veya askeri girişimler yoluyla İran’ın nükleer silah elde etmesinin önlenmesi, balistik füze kapasitesinin sınırlandırılması ve İran’ın bölgedeki vekil gruplara desteğinin sona erdirilmesi hedeflenmeli.
Danon ayrıca İsrail ile ABD arasında bu başlıklarda koordinasyon bulunduğunu belirterek Washington’ın desteğine vurgu yaptı.
İsrail tarafının İran’a yönelik açıklamaları, bölgede gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi., 20 Eylül tarihli haberinde İran ile ABD arasında karşılıklı tehditlerin devam ettiğini ve bölgedeki çatışma riskinin sürdüğünü bildirdi.
Katz da İran’ın enerji altyapısını hedef göstermişti
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da eylül ayında İran’a yönelik benzer açıklamalarda bulunmuştu. Katz, 3 Eylül’de yaptığı açıklamada İran’ın İsrail’e saldırması halinde ülkenin altyapısının, enerji tesisleri dahil, hedef alınacağını söylemişti.
Katz, 10 Eylül’de yaptığı yeni açıklamada ise İran’dan gelebilecek herhangi bir saldırının güçlü bir karşılıkla sonuçlanacağını ve bu karşılığın İran’ın temel enerji tesislerini de kapsayabileceğini belirtti.
Son açıklamalar, İsrail yönetiminin İran’dan gelebilecek olası bir saldırıya karşı askeri misilleme seçeneğini açık biçimde gündemde tuttuğunu gösteriyor.









