Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülke, İngiltere’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama ve bağlantılı hizmetleri kısıtlama kararını memnuniyetle karşıladı.
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere’nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı İsrail yerleşimlerine yönelik aldığı ticari tedbirlere destek verdi.
Sekiz ülkenin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İngiltere hükümetinin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama getirme kararı memnuniyetle karşılandı.
Bakanlar, İngiltere’nin attığı adımın uluslararası hukuka uygun benzer uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamasını ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerinde bulunan kişi ve kuruluşların hesap verebilirliğini güçlendirmesini temenni etti.
8 ülkeden uluslararası topluma çağrı
Ortak açıklamada Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE, uluslararası topluma işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı İsrail yerleşimlerini destekleyen veya bunların sürdürülmesine katkıda bulunan faaliyetlere karşı somut önlemler alma çağrısında bulundu.
Bakanlar ayrıca İsrail’in yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı aldığı tedbirleri geri çekmesi ve Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan uygulamalara son vermesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada alınan ve değerlendirme aşamasında bulunan tedbirlerin uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarıyla uyumlu olduğu belirtildi.
12 ülkenin iki devletli çözüm bildirisine destek
Sekiz ülke, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları tarafından yayımlanan “İki Devletli Çözüme İlişkin Ortak Bildiri”yi de memnuniyetle karşıladı.
12 ülkenin açıklamasında, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen İsrail yerleşimleriyle yapılan mal ticaretine ulusal veya Avrupa düzeyinde kısıtlamalar getirilmesi ya da benzer tedbirlerin değerlendirilmesi yönündeki irade ortaya konuldu.
İngiltere, Fransa ve Kanada, yasa dışı yerleşimlerden gelen mallara yönelik ulusal ticaret yasaklarını hayata geçireceklerini bildirirken diğer bazı ülkeler de ulusal veya Avrupa düzeyinde benzer adımları değerlendireceklerini açıkladı.
BM'nin 2334 sayılı kararına vurgu
Türkiye ve diğer yedi ülkenin ortak açıklamasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararına ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli İstişari Görüşü’ne dikkat çekildi.
Bakanlar, devletlerin İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında oluşturduğu hukuka aykırı durumu tanımama ve bu durumun sürdürülmesine yardım veya destek sağlamama yükümlülüğüne vurgu yaptı.
Uluslararası toplumdan bu doğrultuda daha güçlü ve somut tedbirler alması istendi.
“Gazze, Filistin topraklarının ayrılmaz parçasıdır”
Ortak açıklamada Gazze’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.
Bakanlar; güvenlik ve istikrarın sağlanması, insani durumun iyileştirilmesi, yeniden imar sürecinin kolaylaştırılması ve kalıcı barışın temellerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Açıklamada Gazze ihtilafının sona erdirilmesine yönelik planın tam ve hızlı şekilde uygulanması yönünde çağrı da yapıldı.
Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti vurgusu
Türkiye ve diğer yedi ülke, İsrail-Filistin meselesinde adil, kalıcı ve kapsamlı barışın sağlanmasının yolunun iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguladı.
Bakanlar, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda 4 Haziran 1967 sınırlarını temel alan, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip ve yaşanabilir bir Filistin Devleti’nin kurulması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir gün önce İngiltere, Fransa ve Kanada öncülüğünde 12 ülkenin Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlerle ticareti kısıtlamaya yönelik adımlarını desteklediğini açıklamış ve uluslararası toplumun benzer kararlar alması çağrısında bulunmuştu.









