Bursada Biz | Bursa'dan Güncel Haberler
İSTANBULAkşam 00:00
ALTIN Dolar

Husiler El-Muha Limanı'nı füzelerle vurdu

Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki stratejik El-Muha bölgesi Husilerin füze saldırılarına hedef oldu. Yemen hükümeti saldırılarda en az 4 sivilin öldüğünü açıkladı.

GİRİŞ 15.08.2026 02:04
11 gösterim
4 dk okuma
Fotoğraf: Arşiv - Yemen'deki Husi milisler iki yıl önce hipersonik füzelerle ticari gemilere saldırılarda bulunmuştu
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 3:29

Yemen’de çatışmalar yeniden tırmanırken, İran’la müttefik Husiler ülkenin güneybatısındaki Taiz vilayetine bağlı El-Muha bölgesini füzelerle hedef aldı. Yemen hükümetine bağlı kaynaklar, saldırılarda en az 4 sivilin yaşamını yitirdiğini, liman ve çevresindeki altyapının da zarar gördüğünü bildirdi. Reuters, Yemen hükümetinin cuma günü El-Muha’ya 6 balistik füze fırlatıldığını açıkladığını aktardı.

Yemen resmi haber ajansı SABA’ya dayandırılan yerel haberlerde ise saldırının daha geniş çaplı olduğu, El-Muha Limanı ile ilçe merkezinin toplam 10 füzeyle hedef alındığı belirtildi. Buna göre füzelerin 4’ü limana, 6’sı ise ilçe merkezine yöneldi. Bu sayı Reuters’ın Yemen hükümeti kaynaklarından aktardığı 6 balistik füze bilgisiyle farklılık gösteriyor.

El-Muha Limanı’na füzeler isabet etti

Kızıldeniz kıyısında bulunan ve stratejik Babülmendep Boğazı’na yakınlığıyla önem taşıyan El-Muha Limanı, saldırının ana hedeflerinden biri oldu.

SABA’ya dayandırılan bilgilere göre Husiler limanı 4 füzeyle vurdu. Saldırı sonrasında limanda maddi hasar meydana gelirken ekiplerin bölgede hasar tespit çalışmalarına başladığı bildirildi.

Yemen hükümetine bağlı güçler ise saldırıların limandaki sivil altyapı ile ülkenin ekonomik varlıklarını hedef aldığını savundu. İlk belirlemelere göre saldırıların ardından bazı balıkçı teknelerinde yangın çıktı. Reuters’ın aktardığı resmi bilgilere göre en az 4 sivil hayatını kaybetti.

İlçe merkezi de hedef alındı

Yemen resmi ajansının aktardığı bilgilere göre saldırılar yalnızca limanla sınırlı kalmadı.

Husilerin El-Muha ilçe merkezine 6 füze fırlattığı, bu saldırılarda en az 4 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Bölgeye yönlendirilen bir Husi insansız hava aracının da etkisiz hale getirildiği belirtildi.

Can kaybı ve saldırıda kullanılan füze sayısına ilişkin bilgiler farklı Yemenli kaynaklarda değişiklik gösterirken, Reuters’ın doğrulayabildiği son resmi açıklamada 4 sivilin öldüğü belirtiliyor.

Husiler askeri hedefleri vurduklarını savundu

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada farklı bir tablo ortaya koydu.

Seri, El-Muha’daki saldırılarda Suudi Arabistan destekli güçlere ait askeri yığınakların, silahların ve savaş botlarının hedef alındığını ileri sürdü. Bazı botların ve silahların imha edildiğini savunan Husiler, Yemen hükümetine bağlı güçlerden çok sayıda kişinin öldüğünü veya yaralandığını iddia etti. Bu kayıplara ilişkin Husi açıklamaları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.

El-Muha son günlerde art arda saldırılara sahne oldu

El-Muha’ya yönelik son füze saldırısı, bölgedeki art arda gerçekleşen Husi saldırılarının devamı niteliğinde.

Husiler 9 Ağustos’ta da El-Muha limanı, askeri noktalar ve yerleşim bölgelerini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef almıştı. Yemen ordusunun açıkladığı bilançoya göre o saldırılarda 4 asker ve 3 sivil olmak üzere 7 kişi hayatını kaybetmiş, 30 kişi yaralanmıştı. Yemen güçleri saldırıya katılan 11 Husi İHA’sının düşürüldüğünü açıklamıştı.

Yemen Ulaştırma Bakanlığı da 9 Ağustos’taki saldırılarda El-Muha Limanı’nın altyapısında ciddi hasar meydana geldiğini bildirmişti.

Yemen’de geniş çaplı savaş endişesi büyüyor

Saldırıların yoğunlaşması, Yemen’de yaklaşık dört yıl önce azalan geniş çaplı çatışmaların yeniden başlaması ihtimalini gündeme getirdi.

Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, 13 Ağustos’ta BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada Yemen’in 2022’deki BM arabuluculuğundaki ateşkesten bu yana büyük çaplı savaşa dönüş açısından en ciddi riskle karşı karşıya olduğunu söyledi. Son dönemde El-Muha’nın yanı sıra Marib ve Hadramut çevresinde de askeri hareketliliğin arttığını belirtti.

Husiler, Temmuz ayında Suudi Arabistan’a karşı Kızıldeniz’de deniz ablukası ilan etmiş; Riyad ise Yemen’e yönelik bir “kuşatma” uygulandığı yönündeki Husi iddiasını reddetmişti.

El-Muha ve Babülmendep stratejik öneme sahip

El-Muha Limanı’nın önemini artıran temel unsurlardan biri, Babülmendep Boğazı’na yakın konumu. Boğaz, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan küresel ticaret yollarının en kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Bölgede askeri gerilimin tırmanması, yalnızca Yemen’deki iç savaş açısından değil, Kızıldeniz’deki ticari gemi trafiği ve enerji sevkiyatı açısından da risk oluşturuyor. Husilerin son dönemde ticari gemilere yönelik saldırılarını yeniden artırması, Yemen’deki çatışmanın daha geniş bölgesel krize eklemlenmesi yönündeki endişeleri güçlendiriyor.

Bu habere tepkiniz:

En fazla 3 ifade bırakabilirsiniz
Paylaş:f𝕏
Bu Haberleri de Okuyun

Farklı kategorilerden son eklenen güncel haberler

Dünya kategorisinden diğer başlıklar

Bulunduğunuz haberin kategorisinden güncel başlıklar

Arakçi: ABD ile müzakere konusunda henüz bir karar almadık
Dünya

Arakçi: ABD ile müzakere konusunda henüz bir karar almadık

15.08.2026 · 04:05

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile müzakerelerin yeniden başlamasına karar verilmediğini açıkladı. Hürmüz’ün açılması için de Washington’a koşullar sundu.

Endonezya’da 7,7 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
Dünya

Endonezya’da 7,7 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı

15.08.2026 · 02:33

Endonezya’nın Flores Adası açıklarında meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki sığ deprem sonrası tsunami uyarısı verildi. Kıyı bölgelerindeki halka yüksek kesimlere çıkma çağrısı yapıldı.

Haftar’ın ABD’li rehinenin serbest bırakılmasında kilit rol oynadığı ortaya çıktı
Dünya

Haftar’ın ABD’li rehinenin serbest bırakılmasında kilit rol oynadığı ortaya çıktı

15.08.2026 · 02:08

Nijer’de kaçırılan ABD’li misyoner pilot Kevin Rideout, dokuz ayı aşkın esaretin ardından kurtarıldı. Reuters’a göre süreçte Halife Haftar yönetimindeki doğu Libya makamları kritik rol oynadı.

ABD'den İran'a deniz ablukası: CENTCOM 62 geminin rotasını değiştirdi
Dünya

ABD'den İran'a deniz ablukası: CENTCOM 62 geminin rotasını değiştirdi

15.08.2026 · 01:52

CENTCOM, İran limanlarına yönelik deniz ablukasında 62 ticari geminin rotasının değiştirildiğini açıkladı. Trump ise Hürmüz Boğazı’nda “tam kontrol” iddiasını yineledi.

CEO cinayetinde yeni gelişme: İtiraf etti!
Dünya

CEO cinayetinde yeni gelişme: İtiraf etti!

15.08.2026 · 00:53

UnitedHealthcare CEO’su Brian Thompson’ın öldürülmesine ilişkin federal davada Luigi Mangione iki suçlamayı kabul etti. Mangione’nin cezası 18 Aralık’ta açıklanacak.

Trump'tan Hürmüz açıklaması! 'Çok yakında' diyerek ilan etti
Dünya

Trump'tan Hürmüz açıklaması! 'Çok yakında' diyerek ilan etti

15.08.2026 · 00:46

ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ı tamamen mağlup ettikten sonra, çok geçmeden Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim." dedi.

Sonraki Haber

İran siber savaşta ABD’yi dize getiriyor

İran’ın ABD askerlerini telefon verileri üzerinden izlemeye yönelik girişimleri, siber istihbaratın füze ve İHA saldırılarıyla nasıl birleşebileceğine dair yeni bir tartışma başlattı.

GİRİŞ 14.08.2026 16:49
36 gösterim
6 dk okuma
Fotoğraf: İran siber savaşta ABD’yi dize getiriyor
f𝕏
🔊Haberi Dinle0:00 / 5:48

Washington uzun yıllardır İran kaynaklı siber faaliyetleri casusluk, veri hırsızlığı, sabotaj ve dezenformasyon tehdidi üzerinden değerlendiriyordu. Ancak 2026’daki ABD-İran çatışması, siber operasyonlarla sahadaki askeri harekât arasındaki sınırın giderek ortadan kalktığını gösteren yeni örnekleri gündeme taşıdı.

Temmuz ayında ortaya çıkan telekomünikasyon verileri, İran bağlantılı aktörlerin Orta Doğu’da görev yapan ABD askeri personeli ve yüklenicilerinin cep telefonlarının konumlarını belirlemek amacıyla mobil iletişim altyapısını hedeflediğini ortaya koydu. Financial Times'ın Mobile Surveillance Monitor verileri ve konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, girişimlerde küresel telefon sisteminin eski fakat halen kullanılan parçalarından biri olan SS7 protokolünden yararlanıldı.

SS7 üzerinden Amerikan askerlerinin telefonları izlenmeye çalışıldı

SS7, farklı ülkelerdeki mobil operatörlerin telefon görüşmeleri, mesajlar ve dolaşım hizmetlerini birbirine bağlayabilmesini sağlayan bir sinyalizasyon sistemi.

Sistemin yıllardır bilinen güvenlik açıkları, gerekli ağ erişimine sahip kötü niyetli aktörlerin bir cep telefonunun yaklaşık konumuna ilişkin sorgular gönderebilmesine olanak tanıyabiliyor.

Temmuz ayında yayımlanan verilere göre Orta Doğu’daki telekomünikasyon ağları, belirli telefonların konumunu belirlemeye yönelik çok sayıda SS7 sorgusunu engelledi. Siber güvenlik uzmanları, hareketlerin koordineli bir takip girişimine işaret ettiğini değerlendirdi.

İran’ın bu yöntemle Irak, Bahreyn ve bölgedeki diğer ülkelerde ABD personeliyle bağlantılı cihazların konumlarını belirlemeye çalıştığı bildirildi.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Açık kaynaklardaki veriler, her SS7 sorgusunun başarıyla sonuçlandığını veya elde edilen her konum bilgisinin doğrudan bir füze sistemine otomatik olarak aktarıldığını kanıtlamıyor. Buna karşılık ABD’li ve bağımsız güvenlik uzmanları, bu tür verilerin askeri hedef belirleme sürecine katkı sağlayabilecek istihbarat üretmek için kullanılabileceğini değerlendiriyor.

Siber istihbarat sahadaki saldırılarla birleşiyor

İran’ın yaklaşımındaki dikkat çekici değişim yalnızca cep telefonu takibiyle sınırlı değil.

Washington merkezli düşünce kuruluşu CSIS’in Ağustos 2026’da yayımladığı değerlendirmeye göre İran’ın siber faaliyetleri, savaşın başlamasının ardından doğrudan askeri hedefleri destekleyecek şekilde yeniden şekillendi. CSIS, SS7 üzerinden toplanan konum bilgilerinin ABD askerlerinin yerlerinin belirlenmesine ve kinetik saldırıların hedeflenmesine yardımcı olduğunu aktardı.

İran bağlantılı aktörlerin ayrıca çeşitli ülkelerdeki güvenlik kameralarını hedeflediği; bu görüntülerin hem olası hedeflerin belirlenmesinde hem de saldırıların ardından meydana gelen hasarın değerlendirilmesinde kullanılmaya çalışıldığı bildirildi.

Bu tablo, klasik anlamdaki “bir sistemi hacklemek ve elde edilen bilgileri yayımlamak” anlayışından farklı bir savaş modeline işaret ediyor.

Ele geçirilen veya açık kaynaklardan toplanan dijital veriler artık keşif, hedef belirleme ve saldırı sonrası hasar değerlendirmesi gibi askeri süreçlerin bir parçasına dönüşebiliyor.

Pentagon cep telefonlarının oluşturduğu riski kabul etti

Tehdidin boyutu ABD ordusunun aldığı önlemlere de yansıdı.

CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, temmuz sonunda ABD askerlerine gönderdiği mesajda personelin cep telefonu görüntülerinin ve sosyal medyada yayımlanan içeriklerin İran’a Amerikan üslerine yönelik saldırıların sonuçları hakkında bilgi sağlayabileceği uyarısında bulundu.

Cooper’ın uyarısının ardından Orta Doğu’da görev yapan bazı ABD askerlerinin cep telefonlarına yönelik daha sıkı kısıtlamalar uygulanmasının değerlendirildiği bildirildi.

Özellikle Ürdün’de görev yapan bazı personele telefonlarının geçici olarak alınabileceğinin söylendiği Reuters tarafından aktarıldı.

Bu önlemlerin temelinde yalnızca telefonların hacklenmesi riski bulunmuyor. Konum bilgileri, sosyal medya görüntüleri, akıllı gözlük kayıtları, reklam teknolojileri ve ticari olarak satılan konum verileri de askeri istihbarat açısından kullanılabilecek bilgiler üretebiliyor.

Meta gözlükle çekilen görüntü bile istihbarata dönüşebiliyor

ABD ordusunun endişesini artıran olaylardan biri temmuz ayında Ürdün’de yaşandı.

İran’ın Muwaffaq Salti Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı sırasında bir Amerikan askerinin Meta akıllı gözlüğüyle kaydettiği görüntüler sosyal medyada yayımlandı. Görüntülerde askerlerin füze ve İHA saldırısı sırasında hangi noktaya sığındığı görülebiliyordu.

CENTCOM Komutanı Cooper, bu tür içeriklerin İran’a saldırının isabet edip etmediği konusunda ücretsiz ve hızlı bir savaş hasar değerlendirmesi sağladığı uyarısında bulundu.

ABD ordusuna göre bir saldırının hedefi 50 metreyle kaçırıp kaçırmadığı, boş bir piste mi yoksa kritik bir tesise mi isabet ettiği gibi bilgilerin kamuya açık görüntülerden anlaşılması, sonraki saldırıların daha hassas planlanmasına yardımcı olabilir.

İran’ın siber faaliyetlerinde Rusya bağlantısı da gündemde

Siber savaşın askeri operasyonlarla birleştiğine ilişkin tartışmalarda Rusya da gündeme geldi.

Reuters’ın nisan ayında incelediği Ukrayna istihbarat değerlendirmesine göre Rusya’nın İran’a Orta Doğu’daki askeri tesislere ilişkin uydu görüntüleri ve bazı siber destekler sağladığı ileri sürüldü. Batılı ve bölgesel güvenlik kaynakları da Rus uydu faaliyetlerinde artış yaşandığını ve İran’la görüntü paylaşımı yapıldığına ilişkin istihbarat bulunduğunu aktardı.

Söz konusu değerlendirmede bazı Amerikan askeri tesislerinin Rus uyduları tarafından görüntülenmesinden kısa süre sonra İran füzeleri ve İHA’ları tarafından hedef alındığı belirtildi.

Rusya ve İran’ın bazı siber gruplarının da ortak veya paralel operasyonlar yürüttüklerine ilişkin işaretler bulunduğu kaydedildi. Moskova ve Tahran ise bu iddiaların tamamını doğrulamış değil.

Yeni savaş modeli: Dijital bilgi fiziksel hedefe dönüşüyor

Gelişmeler askeri çevrelerde siber operasyon ile kinetik saldırı arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor.

Geleneksel siber casuslukta temel amaç bilgi toplamak, sistemlere erişmek veya verileri çalmakken, yeni modelde dijital erişimin değeri sahadaki etkisiyle ölçülüyor.

Bir cep telefonunun yaklaşık konumu, bir güvenlik kamerasındaki görüntü veya sosyal medyada yayımlanan birkaç saniyelik video; başka istihbarat kaynaklarıyla birleştirildiğinde bir askeri hedef hakkında önemli ipuçları sağlayabiliyor.

İran’ın son dönemdeki uygulamaları da bu nedenle “siber-ateş gücü entegrasyonu” olarak tanımlanabilecek daha geniş bir dönüşümün örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. CSIS, İran’ın siber casusluk kapasitesini savaş hedefleriyle daha doğrudan uyumlu hale getirdiği değerlendirmesinde bulunuyor.

ABD açısından sorun yalnızca siber güvenlik değil

Pentagon açısından ortaya çıkan risk, yalnızca askeri bilgisayar ağlarının korunmasından ibaret değil.

Modern bir savaş alanında askerin kişisel telefonu, akıllı saati, uygulamalardan yayılan konum bilgileri, sosyal medya hesabı veya çevredeki ticari güvenlik kameraları farkında olunmadan istihbarat sensörüne dönüşebiliyor.

Bu nedenle füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesi tek başına yeterli olmayabiliyor. Personelin dijital izlerinin azaltılması, ticari konum verilerinin kontrol edilmesi, telekomünikasyon altyapısındaki eski güvenlik açıklarının kapatılması ve saldırı sonrası bilgilerin kamuya açıklanma biçimi de askeri güvenliğin parçası haline geliyor.

2026’daki ABD-İran çatışmasının ortaya çıkardığı yeni tablo, siber alanın artık fiziksel savaşın yanındaki ayrı bir cephe olmaktan çıkıp doğrudan hedefleme zincirinin içine girebildiğini gösteriyor.

Ancak mevcut açık kaynak bilgiler, İran’ın tüm bu verileri gerçek zamanlı ve tamamen otomatik biçimde füze veya İHA sistemlerine aktardığını kesin olarak ortaya koymuyor. Doğrulanabilen nokta; İran bağlantılı aktörlerin ABD personelini dijital yöntemlerle takip etmeye çalıştığı, bu istihbaratın saldırıları destekleyebileceği ve ABD ordusunun söz konusu tehdidi ciddi bir operasyonel güvenlik problemi olarak gördüğü.

EDITÖR

Haber Merkezi