ABD ile İran arasındaki çatışmalar sürerken Washington’dan diplomasi sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, iki ülke arasında savaşı sona erdirmeye yönelik şu anda herhangi bir müzakere yürütülmediğini söyledi. Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda “tüm seçenekleri masada tutmaya” devam ettiğini belirtti.
Fox News’e konuşan Leavitt, Trump yönetiminin temel hedefinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu vurguladı. Washington’ın bu amaç doğrultusunda Tahran üzerindeki askeri ve ekonomik baskıyı sürdürdüğünü ifade eden Leavitt, İran yönetiminin “anlamlı biçimde” müzakere masasına gelmeye hazır olduğuna ilişkin henüz bir işaret görmediklerini savundu.
“Şu anda hiçbir müzakere yapılmıyor”
Leavitt, ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslara ilişkin, “Şu anda hiçbir müzakere yapılmıyor. Başkan, İran’ın anlamlı bir şekilde masaya gelmeye hazır olduğunu düşünene kadar bu durum devam edecek” açıklamasında bulundu.
Beyaz Saray Sözcüsü ayrıca Trump’ın askeri seçenekleri tamamen dışlamadığını belirterek, ABD yönetiminin İran’a yönelik baskı politikasında farklı araçları değerlendirmeyi sürdürdüğünü söyledi.
Beyaz Saray: Deniz ablukası devam ediyor
Leavitt’in açıklamasındaki dikkat çeken başlıklardan biri de İran’a yönelik deniz ablukasının sürdüğü yönündeki ifade oldu. Beyaz Saray, deniz yoluyla İran’ın ekonomik ve stratejik kapasitesini sınırlandırmaya yönelik uygulamaların devam ettiğini belirtiyor.
ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiğine yansıması, küresel enerji piyasaları tarafından da yakından takip ediliyor. Bölgede yaşanabilecek yeni bir tırmanışın petrol fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Washington ekonomik baskıyı artırıyor
Trump yönetiminin İran politikasında ekonomik yaptırımlar da önemli bir yer tutuyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, diğer ülkelere İran’la finansal ve ticari ilişkilerini azaltmaları yönünde çağrıda bulunarak, aksi halde ikincil yaptırımlarla karşılaşabilecekleri uyarısını yaptı.
Washington, son yaptırım hamlesinde İran’la bağlantılı 60 kişi, şirket ve gemiyi hedef alırken; finans, enerji, denizcilik, teknoloji ve farklı ticari kanallar üzerindeki baskının genişletilebileceği mesajını verdi.
Bessent’in açıklamalarına rağmen ABD yönetiminin tehdidini yönelttiği tüm üçüncü ülke ve finans kuruluşlarına karşı aynı anda yeni yaptırımlar uygulamaya başlamadığı, sürecin aşamalı ilerlediği bildirildi.
İran: “Tam kapsamlı ekonomik savaş”
Tahran yönetimi ise Washington’ın uyguladığı yaptırım ve ekonomik baskıyı sert ifadelerle eleştiriyor. İranlı yetkililer, ABD’nin yeni politikasını “tam kapsamlı ekonomik savaş” olarak nitelendirirken, yaptırımların ülke ekonomisinin yanı sıra İran halkının günlük yaşamını da hedef aldığını savunuyor.
İran yönetimi son dönemde ABD’nin ekonomik yaptırımlarını uluslararası platformlara da taşıyarak Washington’ın uygulamalarının hukuka aykırı olduğunu öne sürüyor.
Katar diplomasi için devrede
Washington ile Tahran arasında doğrudan görüşme bulunmadığı açıklanırken, bölge ülkelerinin diplomatik temasları ise devam ediyor.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, gerilimi azaltmak ve müzakere zemininin yeniden oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla Tahran’ı ziyaret etti. Görüşmelerde çatışmaların tırmanmasının önlenmesi ve taraflar arasında yeniden diyalog kurulabilmesi için uygun şartların oluşturulması ele alındı.
Gözler Washington ve Tahran’da
ABD’nin ekonomik baskıyı artırması, İran’ın ise yaptırımlara karşı sert tutumunu sürdürmesi nedeniyle kısa vadede doğrudan müzakere ihtimali belirsizliğini koruyor.
Buna karşın Katar ve diğer bölgesel aktörlerin arabuluculuk girişimleri, diplomasi kanalının tamamen kapanmadığını gösteriyor. Önümüzdeki süreçte İran’ın müzakere konusunda atacağı olası adımlar ile Trump yönetiminin ekonomik ve askeri baskı politikasının nasıl şekilleneceği, bölgedeki gelişmeler açısından belirleyici olacak.









