Almanya’da göç politikaları üzerinden süren siyasi tartışma, Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’nden Ulrich Siegmund’un açıklamalarının ardından yeni bir boyut kazandı. Saksonya-Anhalt seçimlerinde partisinin öne çıkan isimlerinden olan Siegmund’un “tersine göç” politikasını savunma sanayisi ve güvenlik araçlarıyla ilişkilendirmesi, diğer siyasi partilerden sert tepkiler aldı.
Tartışma, Siegmund’a İsrailli savunma sanayi şirketi Elbit’in Saksonya-Anhalt’a yatırım planıyla ilgili yöneltilen bir soru üzerine başladı.
Siegmund: “Uygun araçlara da ihtiyacımız olacak”
Silah ve savunma sanayisi üretimine tamamen karşı olmadıklarını belirten Siegmund, açıklamasında AfD’nin “tersine göç” olarak adlandırdığı politikaya atıfta bulundu.
Siegmund, “Çünkü ilerideki tersine göç ve sınır dışı etme taaruzunda elbette buna uygun araçlara da ihtiyacımız olacak. Gayet tabii ki iç güvenlik, kendi istikrarımız ve ulusal savunma açısından da...” ifadelerini kullandı.
Sözler, bazı Alman siyasetçiler tarafından sınır dışı işlemlerinin silahlı güç veya askeri araçlarla yapılabileceğinin ima edildiği şeklinde yorumlandı.
SPD: “Kırmızı çizgi aşıldı”
Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) Federal Meclis Milletvekili Dirk Wiese, Siegmund’un sözlerine tepki göstererek “kırmızı çizginin aşıldığını” söyledi.
Wiese, açıklamayı AfD’nin “tersine göç” anlayışının sertleştiğinin bir göstergesi olarak değerlendirdi ve insanların kökenleri üzerinden zor kullanılarak ülkeden çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini savundu.
SPD Saksonya-Anhalt Parlamento Grup Başkanı Katja Pähle de açıklamayı “siyasi tehdit” olarak nitelendirdi.
Pähle, “Siegmund'un, Saksonya-Anhalt'tan insanların toplu olarak sınır dışı edileceğinden söz ederken, bununla silah ve savunma teçhizatlarını ilişkilendirmesi, şiddetin siyasetin bir aracı hâline getirilmesi anlamına geliyor” dedi.
Sol Parti’den sert benzetme
Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Sören Pellmann da Siegmund’un sözlerine sert tepki gösterdi.
Pellmann, “Tıpkı bir zamanlar Nazilerin yaptığı gibi, bu demokrasi düşmanları da ne yapacaklarını önceden duyuruyorlar” ifadelerini kullandı.
Pellmann, açıklamasını “Kimse daha sonra ‘Bunu bilmiyordum’ demesin” sözleriyle tamamladı.
BSW: “Provokasyon”
Saksonya-Anhalt’ta parlamentoya girmeyi başaran Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) da tartışmaya dahil oldu.
BSW Eş Başkanı Fabio De Masi, AfD’yi silahlanmayı desteklemek ve bunu “tersine göç” politikasıyla gerekçelendirmeye çalışmakla suçladı.
De Masi, “Bu, onların aslında iktidara gelmek istemediğini ve provokasyon yoluyla çaresizce bir çıkış yolu aradıklarını gösteriyor” dedi.
BSW’li Claudia Wittig ise sınır dışı işlemlerinin ordunun görev alanında bulunmadığını belirterek, askeri araçların bu amaçla kullanılmasına karşı çıktı.
Yeşiller: “Son derece şok edici”
Yeşiller Federal Meclis Grup Başkanı Irene Mihalic de Siegmund’un açıklamasını “son derece şok edici” olarak değerlendirdi.
Mihalic, “Bu sözler AfD'nin kendi ırkçı dünya görüşüne uymayan insanları hedef alan gündemini, hukuk devletini baypas ederek ve silah zoruyla uygulamak istediğini apaçık bir şekilde ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirmeler, Siegmund’un sözlerinin muhalefet partileri tarafından nasıl yorumlandığını yansıtırken AfD cephesi ise bu yorumları reddediyor.
Siegmund sözlerinin arkasında durdu
Tepkilerin ardından yeniden açıklama yapan Ulrich Siegmund, ifadelerinden geri adım atmadı.
Siegmund, “Savunma sanayi üretimi geniş bir alanı kapsamaktadır. Sadece silahları değil, aynı zamanda ordu, polis ve güvenlik kurumlarının ihtiyaç duyduğu teçhizatları, araçları kapsamaktadır” dedi.
Siegmund sözlerini, “Hukuku uygulamak, sınır dışı etmeyi gerektiği gibi gerçekleştirmek ve gerçek bir tersine göç taaruzunu mümkün kılmak için bunların güçlendirilmesi gerekiyor. Söz konusu olan bir skandal değil, devletin siyasi yükümlülüğüdür” ifadeleriyle sürdürdü.
AfD’den Siegmund’a destek
AfD Federal Meclis Milletvekili Rüdiger Lucassen da Siegmund’a destek vererek Bundeswehr’in belirli koşullarda sınır dışı uçuşlarında idari yardım kapsamında kullanılabileceğini savundu.
Lucassen, “Gerçek şu ki: Elbette Bundeswehr, idari yardım kapsamında sınır dışı etme uçuşları için görevlendirilebilir” dedi.
Lucassen, özel uçak kiralanması yerine askeri nakliye uçaklarının kullanılmasının değerlendirilebileceğini ileri sürdü.
Merz daha önce “etnik temizlik” benzetmesi yapmıştı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de hafta içinde Federal Meclis’te yaptığı konuşmada AfD’nin “tersine göç” yaklaşımını sert ifadelerle eleştirmişti.
Merz, “Sayın bayanlar ve baylar, ‘tersine göç’ kavramı, köken ve ten rengi temelinde yapılan etnik temizliğin eş anlamlısından başka bir şey değildir” ifadelerini kullanmıştı.
Siegmund’un son açıklamalarıyla birlikte Almanya’da “tersine göç”, sınır dışı politikaları ve güvenlik güçlerinin bu süreçlerdeki rolüne ilişkin siyasi tartışmanın daha da büyümesi bekleniyor.









