ABD’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yönelik yeni yaptırım kararına Washington’un sekiz müttefikinden ortak tepki geldi.
Kanada, Danimarka, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere dışişleri bakanları, yayımladıkları ortak açıklamada UCM’nin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve bütünlüğüne yönelik desteklerinin sürdüğünü bildirdi.
8 ülkeden ortak açıklama
Roma Statüsü’ne taraf olan sekiz ülkenin 9 Ekim 2026 tarihli ortak bildirisinde, ABD’nin mahkemeye yönelik yaptırım kararından duyulan rahatsızlık dile getirildi.
Açıklamada, UCM’ye yönelik yaptırımların mahkemenin çalışmalarını, personelini ve çalışanların ailelerini ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısı yapıldı.
Ülkeler, mahkemenin ağır uluslararası suçlarla ilgili soruşturma ve yargılama faaliyetlerini sürdürebilmesi için destek vermeye devam edeceklerini belirtti.
“Mahkemenin bağımsızlığını destekliyoruz”
Ortak açıklamada UCM’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına yönelik “sarsılmaz destek” vurgusu yapıldı.
Sekiz ülke, Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletlerle de yapıcı ve kapsayıcı diyaloğa açık olduklarını belirterek kurallara dayalı uluslararası sistemin ve hesap verebilirliğin korunması için birlikte çalışacaklarını bildirdi.
ABD’den kapsamlı yaptırım kararı
ABD yönetimi ise UCM’ye yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar açıkladı. Karar kapsamında mahkemeyle belirli finansal işlemlerin yasaklanması ve UCM’nin Amerikan finans sistemi ile bazı teknoloji ve hizmetlere erişiminin sınırlandırılması öngörülüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un UCM’nin ABD vatandaşları üzerinde yargı yetkisine sahip olduğu görüşünü kabul etmediğini belirtti.
ABD, Roma Statüsü’ne taraf olmadığı için mahkemenin Amerikan vatandaşlarını yargılama yetkisine karşı çıkıyor.
Rubio’dan müttefik ülkelere çağrı
Rubio, ABD’nin uzun süredir mahkemeyle ilgili çekincelerini dile getirdiğini ve diplomatik çözüm için zaman tanındığını savundu.
ABD yönetimi, özellikle Amerikan askerleri ve yetkilileri ile İsrailli yetkililere ilişkin UCM süreçlerini ulusal egemenlik açısından kabul edilemez olarak değerlendiriyor.
Rubio, müttefik ülkelerin UCM’nin yetki alanını sınırlandırması gerektiğini savunurken Washington’un yaptırım politikasını sürdüreceğinin mesajını verdi.
Netanyahu hakkındaki tutuklama kararı gerilimi artırmıştı
ABD ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin 2024 yılında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasının ardından daha da yükselmişti.
Washington, söz konusu karara karşı çıkarken Trump yönetimi UCM’nin hem ABD hem de İsrail’e yönelik yetki kullanımını sert biçimde eleştirdi.
UCM’den yaptırımlara tepki
Uluslararası Ceza Mahkemesi de ABD’nin yaptırım kararına tepki gösterdi.
Mahkeme yönetimi, yaptırımların adalet mekanizmalarının işleyişini zorlaştırabileceğini belirtirken, UCM’nin Roma Statüsü kapsamındaki görevini bağımsız ve tarafsız biçimde sürdürmeye devam edeceğini açıkladı.
ABD’nin kararıyla birlikte Washington ile UCM arasındaki gerilim yeni bir aşamaya taşınırken, Avrupa ve Asya’daki bazı ABD müttefiklerinin mahkemeye desteğini açık şekilde sürdürmesi diplomatik görüş ayrılığını daha görünür hale getirdi.









