Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Dünyanın en köklü dergilerinden The Atlantic, ABD’nin İran politikasını yerle bir eden bir analiz yayımladı. Habere göre; Irak’ta “olmayan silahlar” yüzünden yanılan ABD, İran’da “olan gerçekleri” görmezden gelerek bile bile ateşe yürüdü. İşte Amerikan medyasının yaz yaz bitiremediği o istihbarat skandalı ve gayrimeşru saldırıların perde arkası.
Yirmi yıl önce dünya, Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanıyla bir işgalin eşiğine sürüklenmişti. O günlerde “istihbarat başarısızlığı” kılıfına sığınılmıştı. Ancak The Atlantic’in analizine göre, bugünkü İran tablosu çok daha vahim. İstihbarat kurumları, İran’ın nükleer bir tehdit oluşturmadığını ve ABD’yi vuracak kapasitesi olmadığını rapor etmesine rağmen, Trump yönetimi bu verileri adeta çöpe attı.
“istihbarat başarısızlığı”
Irak’ta bir “hata” vardı; İran’da ise bilinçli bir çarpıtma. Amerikan istihbarat topluluğu (CIA ve DIA), İran’ın nükleer silah kullanmaya hazırlanmadığını defalarca bildirdi. Buna rağmen “Operation Epic Fury” (Destansı Öfke Operasyonu) adı verilen harekatın başlatılması, saldırının meşruiyetini tamamen ortadan kaldıran bir “siyasi körlük” olarak tarihe geçti.
ABD askerleri Irak’ta (REUTERS)
İRAN SENARYOSU ÖNCEDEN YAZILMIŞTI
The Atlantic’in aktardığına göre ABD istihbaratı savaş öncesinde şu kritik uyarıları yaptı:
İran’ın nükleer silah kullanmaya hazır olmadığı
ABD’yi vurabilecek füze kapasitesine sahip bulunmadığı
ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerine misilleme yapacağı
Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği
Savaş sonrası gelişmeler ise bu senaryoların büyük ölçüde gerçekleştiğini gösterdi.
İranlılar, ABD ve İsrail’in işgaline meydanlarda tepki gösteriyor (AFP)
İran’ın Hürmüz üzerindeki hamlesi ve bölgesel saldırıları, istihbarat raporlarının sahada doğrulandığı şeklinde yorumlandı.
“ŞAŞIRDIK” SÖYLEMİNE TEPKİ: HER ŞEY BİLİNİYORDU
Buna rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın “kimse bunu beklemiyordu” açıklaması tartışma yarattı.
“kimse bunu beklemiyordu”
The Atlantic’e göre bu ifade, istihbarat raporlarıyla açık bir çelişki oluşturuyor. Zira Pentagon ve istihbarat kurumları, İran’ın bu tür hamleler yapabileceğini önceden değerlendirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da basını bilgilendirme toplantısı sonrası (REUTERS)
İLK DEĞİL: IRAK’TAN BUGÜNE UZANAN HATA ZİNCİRİ
Analiz, ABD’nin geçmişteki askeri müdahalelerine de dikkat çekiyor.
2003 Irak işgali öncesinde:
Saddam Hüseyin’in kitle imha silahlarına sahip olduğu iddia edildi
Nükleer program yürüttüğü öne sürüldü
Mobil biyolojik silah tesisleri olduğu savunuldu
Ancak savaş sonrası bu iddiaların hiçbirinin doğrulanamadığı ortaya çıktı. ABD’nin kendi komisyonları bile bunu “büyük bir istihbarat başarısızlığı” olarak tanımladı.
The Atlantic’e göre İran örneği bu durumdan farklı olsa da sonuç benzer:Yanlış ya da görmezden gelinen istihbarat, ağır sonuçlar doğurdu.
Yanlış ya da görmezden gelinen istihbarat, ağır sonuçlar doğurdu.
FARK NE? BU KEZ BİLGİ DOĞRUYDU
Irak’ta sorun yanlış istihbarattı. İran’da ise sorun doğru istihbaratın dikkate alınmaması oldu.
Bu fark kritik olsa da sonuç değişmedi:
Bölgesel kriz derinleşti
Enerji güvenliği sarsıldı
Küresel ekonomi baskı altına girdi
Washington’daki Kongre binasında düzenlenen, ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin küresel tehditler konulu oturumu. ABD İstihbarat Şefi Kash Patel, açıklamada bulunuyor. (REUTERS)
SALDIRILAR VE MEŞRUİYET KRİZİ
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ise uluslararası hukuk açısından tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Ortada “acil ve yakın tehdit” olduğuna dair net bir kanıt bulunmuyor
Diplomatik yolların tüketilmediği görülüyor
Askeri müdahalenin gerekçesi tartışmalı kalıyor
Bu nedenle birçok uzman, söz konusu saldırıları “gayrimeşru” olarak değerlendiriyor.
ÇİN’DEN İRAN’A MİLYARLARCA DOLARLIK “ARKA KAPI” DESTEĞİ
ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞINDA KRİTİK GÜN!
TRUMP’TAN İRAN’A 5 HALKALI STRATEJİ!
ESKİ CIA AJANI PHİL GİRALDİ’DEN ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞINA DİKKAT ÇEKEN UYARI
ABD’NİN İRAN’DAN KAYIP PİLOTUNU KURTARMA OPERASYONU KRİZE DÖNÜŞTÜ