Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kuşadası’nda fırtınaya rağmen iskelede çalıştırılan ve denize düşerek vefat eden işçinin davasında, firma sahibi ihmal suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Bilirkişi raporu, gerekli hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını belgeledi.

Aydın’da fırtına sırasında iskelede çalışırken 1 işçinin denize düşerek öldüğü kazaya ilişkin firma sahibi tutuklandı.
Aydın’ın sahil şeridinde etkili olan şiddetli fırtına sırasında, iş güvenliği kurallarının hiçe sayıldığı iddiasıyla gündeme gelen ve bir işçinin ölümüyle sonuçlanan kazada yargı süreci hızlandı. Geçtiğimiz günlerde bir otelin iskelesinde onarım çalışması yapan işçilerden 38 yaşındaki Mehmet Ali Çelik, fırtınanın etkisiyle dengesini kaybederek hırçın dalgaların arasına düşmüş ve hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında gözaltına alınan firma sahibi S.G., “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla tutuklandı.
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün bölge için yaptığı “şiddetli fırtına ve tam fırtına” uyarısına rağmen iskeledeki çalışmanın durdurulmadığı tespit edildi. Görgü tanıklarının ifadeleri ve olay yeri inceleme raporları, işçilerin yüksek dalgalar ve şiddetli rüzgar altında koruyucu ekipman (emniyet kemeri, can yeleği vb.) olmaksızın çalıştırıldığını ortaya koydu. Cumhuriyet Savcılığı, bu durumu “öngörülebilir bir riskin göz ardı edilmesi” ve “ağır ihmal” olarak değerlendirdi.
Mahkemeye sevk edilen firma sahibi S.G., savunmasında hava şartlarının aniden ağırlaştığını iddia etse de, bilirkişi ön raporu bu savunmayı desteklemedi. Raporda, denizde yapılan çalışmalarda fırtına takviminin takip edilmemesi ve çalışma platformunun güvenli hale getirilmemesi en büyük kusur olarak gösterildi. Mahkeme heyeti, delillerin karartılma şüphesi ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak S.G.’nin tutuklu yargılanmasına karar verdi.
Yaşanan facianın ardından işçi sendikaları ve yerel sivil toplum kuruluşları ortak bir açıklama yaparak, “kaza değil cinayet” vurgusu yaptı. Özellikle turizm bölgelerindeki iskele ve liman inşaatlarında denetimlerin artırılması çağrısında bulunuldu. Uzmanlar, deniz üzerindeki her türlü yapım faaliyetinin karadaki çalışmalara oranla çok daha sıkı güvenlik prosedürlerine tabi olması gerektiğini hatırlattı.